Qubîn'de yılların emeği yoksulluğu değiştirmedi 2026-07-26 09:02:12   ÊLIH - Qubîn'de yaşamlarını hayvancılık ve mevsimlik emekle sürdüren kadınlar, yıllardır verdikleri emeğe rağmen yoksulluk döngüsünün değişmediğini söyledi. Savaş, göç, işsizlik ve güvencesizliğin yaşamlarını belirlediğini ifade eden kadınlar, "Emeğimizin karşılığını hiç alamadık" dedi.   Êlih’in (Batman) Qubîn ilçesi (Beşiri), verimli tarım arazilerine rağmen yıllardır yoksulluk, işsizlik ve göçle anılan ilçelerden biri olmaya devam ediyor. İlçede geçimini büyük ölçüde tütün üretimi, hayvancılık ve mevsimlik tarım işçiliğiyle sağlayan kadınlar ise hem üretimin hem de hane ekonomisinin görünmeyen yükünü omuzluyor. Çocuk yaşta evlilik, zorunlu göç, savaş, güvencesiz çalışma ve derinleşen ekonomik kriz, kadınların yaşamında birbirine eklenen sorunlar olarak varlığını sürdürüyor. Tarlalarda geçen bir ömrün ardından bugün yaşlılık maaşıyla yaşamaya çalışan kadınlar, verdikleri emeğin hiçbir zaman karşılığını alamadıklarını belirterek, yıllardır değişmeyen yoksulluğun kendileriyle birlikte çocuklarının yaşamını da belirlediğini ifade ediyor.   ‘Yoksulluk değişmiyor’   Vesile İrerek, yıllardır emek vermelerine rağmen yoksulluk döngüsünden çıkamadıklarını belirterek, “Ne güzel günler ne de rahat bir yaşam gördük. Hep yoksulluk ve perişanlık içinde yaşadık, hâlâ da yaşamaya devam ediyoruz. Hayatımız bugüne kadar hiç kolay geçmedi. Belki bundan sonra güzel günler görürüz diye umut ettik ama değişen pek bir şey olmadı. Artık çalışacak gücümüz de kalmadı. Burada bahçe işinden başka bir iş imkânı yok. Ancak iki-üç yıldır yaşlılık maaşı almaya başladık ama o da hiçbir ihtiyacımıza yetmiyor. Yaşlılara verilen maaşla geçinmek mümkün değil. Bizi bu hâle getirenleri Allah’a havale ediyoruz. Allah hakkımızı yanlarına bırakmasın, başka da diyecek bir şey bulamıyoruz. İş imkânı olmadığı için iki oğlum hâlâ evlenemedi. Burada sadece tekstil işi var, onda da asgari ücret veriliyor. ‘Bu maaşla ne yiyelim, ne giyinelim, nasıl evlenelim?’ diyorlar. Haklılar da. Yıllardır dert ve yokluk içinde yaşadık. Her sabah gün ağarmadan kalkıp bahçeye gidiyoruz. Tütün ekiyoruz, topluyoruz, kuruması için yere seriyoruz. Baştan sona ağır ve yorucu bir emek. Gençliğimiz de böyle geçti. Eskiden bir lokma iyi ekmek yiyebilmenin bile hasretini çekiyorduk. Tütünden de yıllarca doğru düzgün bir kazanç sağlayamadık. Her sezon ürünü gümrüğe götürüyorduk ama para edip etmeyeceği belli olmuyordu. Ettiğinde de emeğimizin karşılığını hiçbir zaman alamıyorduk” ifadelerini kullandı.     Suriye'ye göç etti   Afife Satun ise çocuk yaşta evlendirildikten sonra Suriye'ye göç ettiğini ve 50 yıl burada yaşadığını aktardı. Afife Satun, savaşla birlikte yeniden göç etmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Orada vatansızdık, burada ise işsiz ve yoksul kaldık" sözleriyle yaşadıkları zorlu süreci anlattı. "Beni küçük yaşta evlendirdiler. Evlendikten sonra da Suriye’ye gittim. 50 yıl Suriye’de yaşadım. Savaş çıktıktan sonra tekrar buraya göç etmek zorunda kaldık. Bazı çocuklarım orada kaldı, bazıları da benimle buraya geldi. Çok zorluk yaşadık. Bize orada vatandaşlık vermediler. Savaş çıktıktan sonra çocuklarıma vatandaşlık verdiler. Tabii vatandaşlık verilmeden önce çocuklarım okula gidemiyordu. Zahmetliydi tabii ki de, kaçarak geldik buraya. Kürtleri öldürüyorlardı ve kızlarını kaçırıyorlardı. Biz de oradan kaçıp geldik buraya. Önceden kayınlarım Kozluk’taydı, Hergemo’daydılar. Toprakları çok azdı. Kayınbabamın kimsesi yoktu, mecbur çocuklarını da alıp Suriye’ye geçmek zorunda kaldı. Suriye önceden bizim için daha güzeldi. Suriye’de çocuklar çalışıyordu, en azından idare edebiliyorduk. Buraya geldiler, ellerinde ne bir iş vardı ne de paraları. Burada da herkes onları çalıştırmıyordu. Suriye’den geldikleri için de onlara iş vermiyorlardı.”     Yoksullukla geçen bir ömür...   Naime Tekin de hayvancılık ve tütün üretimiyle geçimlerini sağladığını, yıllarca hem çocuklarına baktığını hem de tarlada çalıştığını belirtti. Geride yoksulluk, ağır emek ve tükenmiş bir ömür kaldığını söyleyen Naime Tekin, “Biz de işçiyiz. Geçimimizi tütünle sağlıyoruz. Zordur da. Ben zaten artık çalışamıyorum. Eşim vefat edene kadar hayvancılık yaparak çocuklarımızı büyüttük. Çocuklarım küçüktü; hem onlara bakıyordum hem de çalışıyordum. Şimdi artık çalışamıyorum” diye konuştu.