‘Kentleri Çocuklarla Yeniden Kurma Çalıştayı’ tamamlandı 2026-05-18 18:32:42   AMED - “Kentleri Çocuklarla Yeniden Kurma Çalıştayı”nın sonuç raporunda; çocuk işçiliği, eğitimden kopuş, anadil hakkı, psikososyal destek ve çocukların karar süreçlerine katılımı öne çıktı. Bildirgede, çocuk haklarını merkeze alan kamusal politikalar için yerel yönetimler ve kamu kurumlarına ortak mücadele çağrısı yapıldı.   Amed Büyükşehir Belediyesi ile Önce Çocuklar Derneği ortaklığında düzenlenen “Kentleri Çocuklarla Yeniden Kurma Çalıştayı”, iki gün süren oturum ve atölyelerin ardından yayımlanan sonuç raporuyla tamamlandı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Çocuk Şube Müdürlüğü organizasyonuyla gerçekleştirilen çalıştayda; çocuk hakları alanında çalışan kurumlar, akademisyenler, hukukçular, eğitimciler, sosyal hizmet uzmanları ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi.   Çalıştayın ikinci gününde çocuk hakları, katılımcı kent modeli, kamusal sorumluluk ve çocukların özgürlük alanları başlıklarında atölyeler düzenlendi. Atölyelerden elde edilen veriler kapsamlı bir sonuç raporuna dönüştürüldü. Sonuç bildirgesini, Önce Çocuklar Derneği Proje Yöneticisi Mazlum Mengüç okudu.   ‘Çocuklar pasif bireyler değil’   Sonuç bildirgesinde, çocukların yalnızca korunması gereken bireyler değil, kentin aktif öznesi olduğu vurgulandı. Bildirgede, “Çocuklar; kenti yaşayan, deneyimleyen, eleştiren, talep eden ve çözüm öneren öznelerdir” denildi.   Çocuklarla çalışmanın “yardım odaklı” bir alan olmadığı belirtilen bildirgede, çocuk haklarının kamusal yaşamın temel sorumluluklarından biri olduğu ifade edildi. Çalıştayda paylaşılan saha verileri ve uzman değerlendirmelerinde, bölgede çocukların karşı karşıya kaldığı sorunların sistematik hale geldiğine dikkat çekildi. Ekonomik yoksunluk, eğitim giderleri ve psikososyal destek eksikliğinin çocukların eğitimden uzaklaşmasına neden olduğu belirtilirken; çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evliliklerin hâlâ yaygın sorunlar arasında olduğu kaydedildi.   Mevcut tablonun bireysel tercihlerden değil; ekonomik eşitsizlikler, toplumsal cinsiyet rolleri ve yetersiz sosyal politikalardan kaynaklandığı vurgulandı.   Bildirgede, çocuk dostu kent anlayışının yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı olmadığı belirtilerek; parklar, kütüphaneler, spor alanları, kültür-sanat merkezleri ve atölyelerin çocuklar için temel hak alanları olduğu ifade edildi.   Engelli çocukların kamusal alanlara erişimde yaşadığı sorunlar, kız çocuklarının kamusal alandaki hareket alanlarının daralması ve göç eden ailelerin çocuklarının hizmetlere erişememesi de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Çocukların anadilinde kendini ifade etmesinin temel bir hak olduğunun altı çizilen bildirgede, eğitim sisteminin kültürel çoğulluğu esas alan bir yapıya dönüşmesi gerektiği belirtildi. Çocuk meclisleri ve katılım mekanizmalarının “vitrin” olmaması gerektiği ifade edilirken, çocukların karar alma süreçlerinde doğrudan söz sahibi olduğu demokratik modeller çağrısı yapıldı.   Yerel yönetimlerden çocuk hakları temelli strateji ve bütçe oluşturması talebi   Sonuç bildirgesinde, yerel yönetimlerden çocuk hakları temelli strateji ve bütçe oluşturması istendi. Mahalle ölçeğinde ücretsiz etüt merkezleri, güvenli oyun alanları, psikososyal destek birimleri ve erişilebilir kültür-sanat alanlarının yaygınlaştırılması talep edildi. Merkezi kamu kurumlarına ise çocuk haklarını merkeze alan, koruyucu ve önleyici sosyal hizmet politikalarını güçlendiren bütüncül bir yaklaşım geliştirme çağrısı yapıldı. Çalıştay bileşenlerinin; düzenli izleme toplantılarının yapılması, tematik çalışma gruplarının kurulması ve çocukların doğrudan katıldığı yeni buluşmalar organize edilmesi konusunda ortak irade ortaya koyduğu ifade edilen bildirgede, “Bu bildiri, bir noktanın değil, yeni bir paragrafın başlangıcıdır. Sözümüz, çocukların sözünün yanındadır” denildi.