İHD ve TİHV: Kayıpların akıbeti açıklansın 2026-05-23 13:09:13   WAN - İHD ve TİHV, Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, zorla kaybettirmelerin sistematik bir politika haline getirildiğini belirterek, kayıpların akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların yargılanmasını talep etti.   İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası dolayısıyla Wan Kent Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. "Wîndehî bila bên dîtin/ Sûcdar bila bên darizandin" yazılı pankartın açıldığı açıklamada, gözaltında kaybedilen insanların fotoğrafları taşındı. Açıklamaya, sivil toplum kuruluşları, kayıp yakınlarının yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Basın metnini İHD Wan Şube Eşbaşkanı Avukat Salih Coşkun okudu.   ‘Zorla kaybettirmeler sistematik hale getirildi’   Açıklamada, 1915 Ermeni Soykırımı ile başlayan zorla kaybettirme politikalarının Türkiye’nin yüzleşmesi gereken tarihsel bir gerçeklik olduğu belirtilirken, özellikle 1990'lı yıllarda gözaltında kaybetmelerin sistematik bir devlet politikası haline geldiği vurgulandı. Açıklamada, "İnsanların evlerinden, işyerlerinden, köylerinden ve sokak ortasında gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamadı. Geride bırakılan aileler yıllardır belirsizlik, yas ve adalet arayışı arasında yaşamaya zorlandı" denildi.   ‘Cezasızlık politikaları sürüyor’   Hakikatin ortaya çıkarılmadığına dikkat çekilen açıklamada, etkin soruşturmaların yürütülmediği ve sorumluların korunarak cezasızlık politikalarının sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada, “Gözaltında kaybetme; uluslararası insan hakları hukuku ve ceza hukuku bakımından ağır bir ihlal, ayrıca insanlığa karşı suç niteliği taşımaktadır. Birleşmiş Milletler (BM) Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’nin 5’inci maddesine uyarınca zorla kaybettirmelerin yaygın ve sistematik olması nedeniyle insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Türkiye, söz konusu sözleşmeyi imzalamaktan kaçıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türkiye hakkında verdiği çok sayıdaki ihlal kararına rağmen cezasızlık politikaları hâlâ devam ediyor" diye eklendi.   İHD’nin mücadelesine dikkat çekildi   İHD’nin kuruluşundan bu yana gözaltında kaybetmelere karşı hakikat ve adalet mücadelesi yürüttüğü belirtilen açıklamada, kayıp başvurularının belgelendiği, dava süreçlerinin takip edildiği ve kayıp yakınlarının sesinin duyurulması için dayanışma hattı örüldüğü ifade edildi. Cumartesi İnsanları’nın İstanbul başta olmak üzere birçok kentte sürdürdüğü adalet mücadelesinin toplumsal hafızanın korunması açısından önemli olduğuna dikkat çekildi.   Talepler sıralandı   Açıklamanın sonunda talepler şöyle sıralandı:   “*Gözaltında kaybedilen tüm kişilerin akıbeti açıklansın.    *Zorla kaybetme suçu Türk Ceza Kanunu’nda insanlığa karşı suç olarak düzenlensin.    *Kayıp dosyalarındaki cezasızlık politikalarına son verilsin.    *Sorumlular bağımsız ve etkin soruşturmalar sonucunda yargılansın.    *Galatasaray Meydanı’ndaki hukuk dışı yasaklar kaldırılsın.    *Türkiye, BM Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalasın ve uygulasın.”    Açıklama, taleplerin ardından yapılan 1 dakikalık oturma eylemi sonrası sona erdi.