Özgürlük Mitingi’nde ortak talep: Devlet adım atmalı 2026-06-30 09:01:44     İSTANBUL- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle gerçekleştirilen “Özgürlük Mitingi”nde yurttaşlar devletin artık somut bir adım atması gerektiğini söyledi.    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle İstanbul Bağcılar Meydanı’nda Pazar günü “Özgürlük Mitingi” gerçekleşti. Mitinge katılan yurttaşlar, sürece dair yasal adımların biran önce atılması ve Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini belirtti.   ‘Abdullah Öcalan’a özgürlük istiyoruz’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için özgürlük istediklerini ve bu nedenle de mitinge katıldıklarını belirten Vatha Alan “Biz barış istiyoruz ve artık Önderimizin, bütün tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. Biz barış diyoruz ama onlar istemiyorlar. Barış olacağına inanıyoruz. Bütün haklarımızı istiyoruz. Hem kadınlar hem halkımız için özgürlük istiyoruz” şeklinde konuştu.    ‘Artık adım atılsın’   Yaşına rağmen havanın sıcağını dinlemeksizin mitinge Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için geldiğini söyleyen Netice Aykoç, “Adım atmaktan bahsediyorlar ama bir adım attıkları yok. Umarım artık bu günlerde bir adım atılır. Her yerde savaş ve göç var. Eğer başarı olursa hepimiz için çok iyi olacak. Bir gün gözümüz aydın olacak. Çocuklarımız yurtdışına çıkıyor cezaevlerine giriyor. Her türlü zorluk var. Halkımız çok mücadele etti. Bu mücadele bizlere rahatlık verdi, kimlik verdi. Ama onlar tutsaklar. Artık özgürlüklerini istiyoruz” şeklinde dile getirdi.    ‘Umudumuz var’   Mitinge özgürlük talebiyle geldiklerini ifade eden ev işçisi Evindar Deyin, “Amacımız barış. Ne olacağını bilmiyorum ama umudum var.” diye belirtti.    ‘Ayrımcılık olmadan bir çatı altında yaşayalım’   İktidardan barışın sağlanması için gerekeni yapmasını söyleyen işçi Sidar Cansevgili ise, “Eşitlik için buradayız. Bunların yerine getirilmesini istiyoruz. Hep beraber din, dil, ırk, bayrak ayrımı olmadan bir çatı altında yaşayabilmek istiyoruz. Tutsakların haksız yere içeride olduğunu düşünüyorum ki bunun Avrupa bile farkında. Kimse özgür bir şekilde düşüncesini ifade edemiyor. Onlar da zaten barışı istiyorlar, adalet istiyorlar ve haksız yere tutulduklarını düşünüyorum. Barış içinde yaşamak aslında çok kolay. Sadece Kürt halkı için değil, tüm halklar için barış ve demokratik bir istekte bulunuyoruz. Bunun da hayata geçmesini kısa sürede diliyorum. Aslında bir sorunumuz yok ama ortaya siyasi insanlar girdiği için maalesef ayrışıyoruz. Abdullah Öcalan şu anda demokratik bir memleket için Türkiye için elinden gelen her şeyi yapıyor” şeklinde konuştu.    “Demokrasi bütün insanlık için lazım”   Eşitliğin ancak anayasal haklarla ve eşit yurttaşlık temelinde sağlanabileceğini belirten Emekçi Hareket Partisi (EHP) üyesi Fadik Temizyürek, demokrasi mücadelesinin toplumun tamamının mücadelesi olduğunu ifade etti. Fadik Temizyürek, “Eşitlik vatandaşlıkla, eşit yurttaşlıkla sağlanır. Anayasal haklarla sağlanır ve eşit vatandaş olmakla sağlanır ve biz bunun için buradayız. Elbette yalnızca Kürt halkı için değil. Bu demokrasi bütün bu memlekette yaşayan, dünyada yaşayan herkes için lazım. Bütün insanlık için lazım. Demokrasi olursa işçilerin mücadelesi, kadınların mücadelesi, çocukların hakları, gökkuşağının hakları, gençlerin hakları sağlanmış olacak” diye konuştu.   ‘Abdullah Öcalan daha ne yapsın?’   Türkiye’de barış olmadan demokrasinin anlam kazanamayacağını belirten Fadik Temizyürek, “Bizim memleket özelinde bir barış olmadıktan sonra demokrasinin bir manası olmayacaktır. Zaten onun adı da demokrasi olmayacaktır. Hepimiz için lazım barış ve demokrasi. Kürt halkı artık daha ne yapsın? Kürt halkı yapması gereken her şeyi yaptı. Abdullah Öcalan artık ne yapsın? Çok ön açıcı, çok ileri bir fikirle bu memlekette bir barışın olabileceğinin adımları atıldı. İpuçları sağlandı. Bu açıdan hükümetin, AKP’nin, devletin de elbette bir adım atması gerekiyor” şeklinde dile getirdi.   ‘Adım atıldığı sürece barış olur’   Barışın mümkün olacağına inandığını dile getiren Fadik Temizyürek, “Adım atıldığı sürece biz burada barış içinde yaşayabileceğiz. Daha umutluyum ve bu halkın mutlaka bu barışı kazanacağından eminim. Ön yargılar kırılmaya başlandı. Bu yalnızca 40 yıllık bir mücadele değil. Bunun çok eski zamanlara dayandığını tarihsel olarak biliyoruz. Bu 200 yıllık bir mücadele ve Kürt halkı ne olursa olsun bu mücadeleden vazgeçmediği için bu ön yargının kırıldığının bir göstergesi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyonlar kuruldu” dedi.   ‘Hükümet ne kadar ayak diretse de kazanacağız   Meclis’te kurulan komisyonun eksiklerine rağmen önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Fadik Temizyürek, “O komisyon nereden bakarsak bakalım bütün eksikliklerine rağmen oy birliği ile kabul edildi ve o yakın zamanda meclise gelecek. Hükümet ne yaparsa yapsın, ne kadar ayak diretirse dirensin Kürt halkının bu mücadelesinin bir sonucu olarak Türkiye’de yaşayan barışı isteyen diğer bütün insanlar olarak kazanacağımızı düşünüyorum. Kürt halkının sayesinde ön yargı yıkıldı” ifadelerini kullandı.   ‘Dilimiz özgürce konuşulsun istiyoruz’   Barış ve özgürlük talebiyle alanda olduğunu belirten Sema Büyükyaşar da kadın hakları ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için mitinge geldiğini ifade etti. Sema Büyükyalar, “Türkiye’de barışın sağlanmasının herkes için önemli. Türkiye için önemli. Kanın dökülmemesi için önemli. Bütün kardeşliği birleştirmesi için her konuda önemli” diye belirtti.   ‘Abdullah Öcalan dünya lideridir’   Abdullah Öcalan’a dair önyargıları eleştiren Sema Büyükyaşar, “ Abdullah Öcalan bir liderdir bana göre. Bütün dünyayı etkileyen bir liderdir. Sayın Abdullah Öcalan sayesinde bunların hepsi bitecek, özgürlüğü yaşamak istiyoruz. Her konuda kısıtlanıyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Kürtler kendini ifade etsin istemiyorlar’   Temizlik işçisi Hülya Taraf ise barış ve özgürlük talebinin herkes için olduğunu belirterek, “Özgürlük olmadan olmaz. Olacağına inanıyoruz. Kürtleri yeterince tanımadıklarını düşünüyorum. Kürtler kendi haklarını istesin, kendi düşüncelerini ifade etsin istemiyorlar. Abdullah Öcalan’ın düşüncesi tüm dünya halkları içindir. Sadece Kürtler için değildir. Adil, eşit bir ülke olsa olsun. Kadınlar, çocuklar öldürülmesin” diye ifade etti.    “Bu aslında bir Kürt sorunu değil, ülke sorunudur”   Ermeni yurttaş Ani Ari de Türkiye’de özgürlüğün öncelikle demokratikleşme ve hukukla mümkün olacağını söyledi. Ani ari, “Türkiye’de özgürlük öncelikle Önderliğin özgür kalmasıyla oluşacaktır. Bu ülkede özellikle kadınlar özgür değil. Her gün kadın cinayetleriyle uyanıyoruz.  Kadınlara yönelik şiddet, çocuk istismarları olduğu müddetçe sorun derinleşecektir. Erkek egemen zihniyet eğitilmeli, feodal yapılar eğitilmeli, kadınlar o zaman özgürleşecektir. Türkiye’de demokrasi, hukuk olduğu müddetçe özgürlük olacaktır” dedi. Barış mücadelesinin yalnızca Kürtlerin meselesi olmadığını da belirten Ani Ari, “Bu aslında bir Kürt sorunu değildir. Bu ülke sorunudur. Bu ülkede Kürt olmayanlar da barış için mücadele etmiştir” diye konuştu.