Şiddete karşı dünya deneyimlerini anlattılar 2026-10-10 16:09:46   İSTANBUL - Kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası deneyimlerini paylaşan kadınlar, "Farklı diller konuşsak da benzer sorunlarla karşılaşıyoruz. Kadınların yalnızca şiddeti anlatabilecekleri değil, şiddetten uzaklaşmak için somut destek alabilecekleri alanlara da ihtiyaçları var. Bu hizmetler korunmalı ve yeterli kaynakla desteklenmeli" dedi.    Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı İstanbul’da bir otelde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Dayanışma Merkezleri-Uluslararası Deneyimler" konferansı düzenledi.  Konferansın ikinci oturumunda ise ‘Dayanışma Merkezlerini Çeşitlilikle Sürdürmek’ başlığı ile ele alındı. Oturumun moderatörlüğünü Mor Çatı Gönüllüsü Selime Büyükgöze yaptı.    İlk olarak Fransa Ulusal Kadın Dayanışması Federasyonu'ndan Camille Lextray, söz aldı. Fransa’da 1970’li yıllarda feminist hareketin etkisiyle başlayan kadına yönelik şiddetle mücadelede, şiddetin özel değil, toplumsal ve sistematik bir sorun olduğu anlayışıyla şekillendiğini belirten Camille Lextray kadın aktivistlerin, şiddeti teşhir etmenin yanı sıra kadınlar için sığınaklar ve dayanışma alanları oluşturduğunu belirtti. 1980’li yıllarda yerel derneklerin ortak mücadelesiyle kurulan federasyon, bugün Fransa genelinde 80’den fazla derneği bir araya getiriyor. Sığınakların kadınların yaşamlarını yeniden kurabilmeleri için hayati önemde olduğunu belirten Camille Lextray, “Kadınların şiddetten kurtulabilmesi için öncelikle kendilerini güvende hissedebilecekleri bir yere ihtiyaçları var. Sığınaklar, kadınların kendilerini yeniden inşa edebilmeleri için oluşturuldu. Kadınlar bu çalışmaların merkezinde yer alıyor. Kadınlarla erkekleri aynı alanda karşılamak, yaşanan şiddeti eşdeğer gösterebilir ve kadınları riske atabilir. Kadınların güvenli alanlara duyduğu ihtiyacı reddetmek, maruz kaldıkları şiddeti de inkar etmektir. Kadınların birbirleriyle dayanışması iyileşme sürecindeki rolü çok önemli, grup çalışmaları, deneyim paylaşımı ve kadınların yaşamlarını yeniden kurmasını destekliyor” dedi.    ‘Kadın kararını kendisi vermeli’   Federasyonun 3919 numaralı ulusal destek hattı, haftanın yedi günü, 24 saat boyunca 200’den fazla dilde kadınlara hizmet verdiğini ifade eden Camille Lextray, hattın temel yaklaşımının kadınları dinlemek, bilgilendirmek ve ihtiyaç duydukları hizmetlere yönlendirmek olduğunu belirtti. Camille Lextray, “Kadının anlattıklarına inanıyor ve onu yargılamadan dinliyoruz. ‘Neden ayrılmadın?’ diye sormuyoruz. Görüşmenin yönünü kadın belirliyor. Kadına ‘Hemen suç duyurusunda bulunmalısın’ demiyoruz. Hangi adımın kendisini riske atabileceğini en iyi kadın biliyor. Bilgi veriyoruz, kararı kendisinin almasını sağlıyoruz. Bir kadının özerkliğini kazanabilmesi için kararları onun yerine başkasının vermemesi gerekir. Geçen yıl destek hattına 108 bin çağrı geldi. Yalnızca telefonla destek sunmak yeterli değil. Sahadaki dayanışma merkezleri ve sığınakların güçlendirilmesi gerekir. Destek hattı, sahadaki hizmetler olmadan tek başına yeterli değil. Kadınların yalnızca şiddeti anlatabilecekleri değil, şiddetten uzaklaşmak için somut destek alabilecekleri alanlara da ihtiyaçları var. Bu hizmetler korunmalı ve yeterli kaynakla desteklenmeli” diye belirtti.    ‘Kadınların birbirine ilham verdiği bir yuva’   Ardından Pisa Şiddet Karşıtı Merkezi'nden (Centro Antiviolenza Pisa) Francesca Pidone sunumunu gerçekleştirdi. Francesca Pidone, kadınların şiddetten uzaklaşması ve dayanışmayla güçlenmesinde güvenli alanların önemine dikkat çekti. ‘Kadın Evi’nin fiziksel bir mekandan ibaret olmadığını belirten Francesca Pidone, “Burası kadınların birbirlerine ilham verdiği bir yuva. Farklı diller konuşsak da benzer sorunlarla karşılaşıyoruz. Burası erkek şiddetinden kurtuluşun yanı sıra dayanışmanın ve kadın kardeşliğinin merkezi. Merkezde kadınlara danışmanlık, hukuki yardım, psikolojik destek ve barınma hizmetleri sunulurken, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetin önlenmesine yönelik eğitimler de yürütülüyor” ifadelerini kullandı.    'Kadınlar adına karar verilmemeli'   Kadına yönelik şiddetle mücadelede feminist yaklaşımın ve kadınların karar hakkının esas alınması gerektiğini vurgulayan Francesca Pidone, merkezde çalışan uzmanların da bu doğrultuda eğitim aldığını belirtti. Kadınların deneyimlerinin dinlenmesinin önemine işaret eden Francesca Pidone, “Kadınları yargılamadan dinlemek ve ihtiyaçlarını kendi anlatımlarından hareketle değerlendirmek gerekiyor. Kadınlar adına karar vermemeliyiz, kendi kararlarını alabilmeleri için onları desteklemeli ve yanlarında olmalıyız” dedi. Kamu kurumlarıyla ilişkilerde bağımsızlığı korumaya önem verdiklerini belirten Francesca Pidone, kadınların şiddetten korunmasının yanı sıra kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olmalarını ve dayanışma içinde güçlenmelerini hedeflediklerini kaydetti.   Göçmen kadınlarla dayanışma ağı   Lucia Avila Carrillo ise İspanya’nın Valencia kentinde 2009 yılında göçmen kadınlar tarafından kurulan ve bugün de göçmen kadınların öncülüğünde çalışmalarını sürdüren Senin İçin Kadın Derneği (Asociación Por Ti Mujer) hakkında bilgi verdi. Derneğin hukuk ekibinde yer alan ve proje çalışmalarını koordine eden Lucia Avila Carrillo, özellikle göçmen kadınların şiddet karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtti. İlk görüşmelerde kadınların ihtiyaçlarını ve ülkedeki hukuki durumlarını değerlendirdiklerini aktaran Lucia Avila Carrillo, “Kadınlar ilk görüşmede her zaman yaşadıkları şiddeti anlatmayabiliyor. Bu nedenle onları zorlamadan dinliyor, ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyoruz. Birçok göçmen kadın ailesini ve yakın çevresini geride bırakıyor; yaşadığı ülkede destek alabileceği kimse bulunmuyor. Dernek olarak kadınların başka kadınlarla bağ kurabilecekleri ve dayanışma ağı oluşturabilecekleri alanlar yaratıyoruz” dedi.    Şiddetle mücadelede kadın dayanışması   Lucia Avila Carrillo, dernek bünyesindeki cinsel şiddet biriminin şiddete maruz kalan kadınlara danışmanlık, psikolojik destek ve hukuki yardım sağladığını, çalışmaların önemli bir parçasını ise toplumsal şiddet konusunda eğitim alan kadınlardan oluşan topluluk destekçileri oluşturduğunu belirtti. Lucia Avila Carrillo “Her kadın aynı desteğe ihtiyaç duymuyor. Bazıları bir avukatla birlikte hareket etmek isterken bazıları yalnızca kendisini dinleyecek, yanında duracak bir kadına ihtiyaç duyuyor. Topluluk destekçilerimiz kadınlara bu dayanışmayı sunuyor. Bazen birlikte bir yere gitmek, bazen konuşmak, bazen de sessizce yanında olmak önemli” ifadelerini kullandı.    Kadınların güçlenmesi için dernekler ve kamu kurumları arasında işbirliğinin de önemli olduğunu belirten Lucia Avila Carrillo, yerel, ulusal ve uluslararası ağlarla birlikte çalıştıklarını, istihdam olanaklarına erişim konusunda da kurumlarla iletişim kurduklarını aktardı. Göçmen kadınların haklara erişimini ve ekonomik bağımsızlığını desteklemeyi hedeflediklerini belirten Lucia Avila Carrillo, dayanışmanın şiddet anında destek sunmakla sınırlı kalmaması, kadınların yaşamlarını yeniden kurabilecekleri koşulların oluşturulmasıyla tamamlanması gerektiğine dikkat çekti.   Konferans basına kapalı forum oturumu ile devam ediyor. Forumun ardından konferans sona erecek.