‘Bunları asla tedavi ettirmeyeceksin’ denilen tutsağa ceza 2026-10-27 13:34:50   ANKARA- Jandarmanın doktora “Bunları asla tedavi ettirmeyeceksin” demesi üzerine engellenen sağlık hakkını talep ettiği için disiplin cezası alan tutsak Ebru Yiğit’in durumu Meclis gündemine taşındı.    Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde tutulan Ebru Yiğit’in, sevk edildiği iki ayrı sağlık kuruluşunda kelepçeli muayene ve jandarma gözetiminde muayene dayatmaları nedeniyle tedavisinin engellendiği belirtildi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şırnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Ebru Yiğit’in kendisine gönderdiği mektupta aktardığı hak ihlallerini Meclis gündemine taşıdı. Newroz Uysal Aslan, Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıklarının yanıtlaması üzere Meclis Başkanlığı’na soru önergesi sunarken, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na (İHİK) da başvuruda bulundu.   Hekim jandarmanın müdahalesiyle karar değiştirdi   Önergede Ebru Yiğit’in mektubuna yer verildi. Ebru Yiğit’in paylaştığı bilgilere göre, 18 Ağustos’ta vücudunda son bir yıldır ortaya çıkan, sayıları artan ve renk değiştiren benler nedeniyle Bahçelievler Fizik Tedavi ve Eğitim Araştırma Hastanesi’nin cildiye bölümüne sevk edildi. Muayenenin kelepçesiz ve jandarma bulunmadan gerçekleştirilmesini talep eden Ebru Yiğit, isteğinin önce doktor tarafından kabul edildiğini ancak jandarmanın müdahalesinin ardından hekimin kararını değiştirdiğini belirtti. Ebru Yiğit, haklarını hatırlattığı hekimin kendisine, “Ben yönetmelik bilmem, jandarma ne derse o” yanıtını verdiğini aktardı.   Sağlık hakkını savunduğu için ceza verildi    Jandarmanın, doktora saldırabileceği veya kaçabileceği yönündeki söylemlerle hekimi etkilediğini kaydeden Ebru Yiğit, bunun üzerine hekimin muayeneyi gerçekleştirmediğini ifade etti. Odada bulunan iki kadın sağlık teknisyeninin de kendisine bağırdığını söyleyen Ebru Yiğit, muayene edilmeden cezaevine geri götürüldüğünü vurguladı. Ebru Yiğit, sağlık hakkını savunduğu gerekçesiyle hakkında disiplin soruşturması açılarak ceza verildiğini kaydetti.    Mamografi çekiminde kelepçeli muayene dayatması    Ebru Yiğit, 28 Ağustos tarihinde mamografi çekimi için sevk edildiği Bakırköy Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nde (KETEM) de benzer uygulamalarla karşılaştığını belirtti. Cezaevi revirinde yapılan jinekolojik muayenede rahminde kist ve miyom tespit edildiğini ve acil ameliyat olması gerektiğinin kendisine bildirildiğini aktaran Ebru Yiğit, KETEM’de hekimin kabul etmesine rağmen jandarmanın kelepçesini çıkarmadığını ve muayene odasından ayrılmadığını ifade etti.   Hekimin, sağlık durumunun önemli olduğunu belirterek, mamografi odasına götürülmesini istediği Ebru Yiğit, gardiyanın “Ben onun evrağını taşımam” dediğini aktardı. Ebru Yiğit, tedavi olmak istemesine rağmen jandarma ve infaz koruma memurlarının “Tedaviyi reddediyor” diyerek kendisini hastaneden çıkardığını belirtti.   ‘Bunları asla tedavi ettirmeyeceksin’   Ebru Yiğit, muayene odasından çıkarıldığı sırada bir jandarma görevlisinin, “Bunları asla tedavi ettirmeyeceksin, bunlar sağlıktan ne anlar” sözlerine maruz kaldığını da aktardı. Yaşadıklarının politik kadın tutsaklara yönelik ayrımcı uygulamalardan bağımsız olmadığını belirten Ebru Yiğit, “Cinsiyetçi sağlık politikaları kadınların sağlığa erişim hakkını engellerken bir de hapishanelerdeki politik kadın tutsaklara yönelik ayrımcı ve keyfi politikalar tedavi olanaklarımızı ortadan kaldırıyor” ifadelerine yer verdi.   Savcılığa başvurdu   Yaşadığı hak ihlalleri nedeniyle ilgili jandarma, gardiyan ve hekim hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan Ebru Yiğit, ayrıca tedavisinin engellenmesinde sorumluluğu bulunduğunu belirttiği gardiyan hakkında disiplin soruşturması açılması talebiyle Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne başvurdu.    Kadın ve politik tutsaklara yönelik ayrımcılık araştırılsın   Ebru Yiğit’in yaşadıklarını Meclis gündemine taşıyan Nevroz Uysal Aslan, İHİK’e yaptığı başvuruda, kelepçeli muayene ve jandarmanın muayene odasında bulunması dayatmalarının, hekimlerin kararlarına müdahale edilmesinin ve kamu görevlilerinin ayrımcı tutumlarının araştırılmasını istedi. Newroz Uysal Aslan, Ebru Yiğit hakkında verilen disiplin cezasına ilişkin belgelerin incelenmesini, suç duyurusunun akıbetinin araştırılmasını ve gerekli tedavilere hasta mahremiyeti korunarak erişiminin sağlanmasını talep etti.   Yanıtlanması talebiyle Bakanlıklara sunulan soru önergesi şu şekilde:   “*Ebru Yiğit’in kelepçesiz ve mahremiyeti korunarak muayene edilme talebi nedeniyle hakkında hangi disiplin cezası verilmiştir? Sağlık hakkını talep etmek hangi disiplin suçunu oluşturmaktadır?   *Hekimin mamografi odasına götürülmesini istediği Ebru Yiğit’in, görevli personelin ‘Ben onun evrağını taşımam’ sözleriyle tedavisinin engellenmesi üzerine ceza infaz kurumu yönetimi hangi işlemleri yapmıştır? Sorumlular hakkında işlem yapılması için ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunulmuş mudur?   *Tedavi olmak isteyen Ebru Yiğit’in ‘Tedaviyi reddediyor’ denilerek ceza infaz kurumuna geri götürülmesi hangi tutanak ve kayıtlara dayanmaktadır? Kurum yönetimi, mahpusun tedaviyi reddettiği yönündeki beyanın gerçeği yansıtıp yansıtmadığını araştırmış mıdır?   *Jandarmanın hekim kararlarına müdahale ettiği ve ‘Bunları asla tedavi ettirmeyeceksin’ sözleriyle mahpusların sağlık hizmetine erişimini engellediği yönündeki iddialar hakkında Bakanlığınızca İçişleri Bakanlığına herhangi bir bildirim yapılmış mıdır? Yapılmışsa ne tür işlemler talep edilmiştir?   *Ebru Yiğit’in iki ayrı hastane sevkinden tedavi olamadan dönmesine rağmen ceza infaz kurumu yönetimi tedavisinin gerçekleştirilmesi için hangi girişimlerde bulunmuştur? Benzer durumlarda mahpusların sağlık hakkının korunması için hangi idari tedbirler uygulanmaktadır?   *Ebru Yiğit’in sağlık hakkının engellenmesi ve ayrımcı muameleye maruz bırakılması nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç duyurusunun akıbeti nedir? Ayrıca Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne yaptığı disiplin başvurusu üzerine hangi işlemler gerçekleştirilmiştir?   *Acil ameliyat olması gerektiği bildirilen Ebru Yiğit’in gerekli tetkikleri ve ameliyatı gerçekleştirilmiş midir? Gerçekleştirilmemişse ceza infaz kurumu yönetimi tarafından hangi sevk ve takip işlemleri yapılmıştır?   *Son beş yılda ceza infaz kurumlarında, kelepçeli muayene veya muayene sırasında kolluk görevlilerinin bulunmasına itiraz ettikleri gerekçesiyle kaç mahpus hakkında disiplin soruşturması açılmış ve kaçına disiplin cezası verilmiştir? Bunların kaçı kadın mahpustur?   *Kadın ve politik mahpusların sağlık hizmetlerine erişimde ayrımcı muameleye maruz kaldıklarına ilişkin Bakanlığınıza kaç şikâyet ulaşmıştır? Bu şikâyetler üzerine ceza infaz kurumları hakkında kaç idari inceleme yapılmış ve diğer sorumlu kamu kurumlarına kaç bildirimde bulunulmuştur?   *Mahpusların tedavi taleplerinin disiplin cezalarıyla karşılanmasını, tedaviyi reddetmiş gibi gösterilmelerini ve kolluk görevlilerinin müdahaleleri nedeniyle sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılmalarını önlemek için Bakanlığınız hangi somut denetim ve koordinasyon mekanizmalarını işletmektedir?   *Tarafımızca yıllardır gündeme getirilmesine rağmen, 2017 yılında imzalanan, hâlâ ‘çıplak arama’ kavramını içeren, yürürlükten kaldırılmış bir tüzüğe atıf yapan ve mahpusların sağlık hakkı ile hasta mahremiyetini ihlal eden uygulamalara dayanak oluşturan Üçlü Protokol neden değiştirilmemiştir? Bakanlığınız bu protokolün insan hakları standartlarına uygun biçimde yeniden düzenlenmesi için neden hâlâ somut bir adım atmamıştır?”