Dilovası katliamı davasına çağrı: Aileleri yalnız bırakmayalım 2026-05-19 09:02:17     Devrim Fındık   İSTANBUL - Avukat Nimet Acar, 20 Mayıs’ta görülecek Dilovası katliamı davasının ikinci duruşmasına katılım çağrısı yaparak, faillerin cezalandırılması için davayı sahiplenmeye çağırdı.    Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik adlı parfüm fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangın sonucu 7 işçinin yaşamını yitirdi. İşçilerin yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davanın 2'nci duruşması 20 Mayıs’ta görülecek.    İşçi aileleri ve avukatlar, patlamaya ilişkin tüm sorumluların yargılanmasını isterken, dosyada halen birçok eksik bilgi ve belgenin bulunuyor.    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Emek Komisyonu Üyesi Avukat Nimet Acar, özellikle şirket kayıtları, irsaliyeler, telefon dökümleri ve üretim süreçlerine ilişkin kritik delillerin tamamlanmasının önemine işaret ederek, kamuoyunu duruşmayı takip etmeye çağırdı.   Nimet Acar, ilk celsede dosyada eksik bırakılan bilgilerin araştırılmasını talep ettiklerini ve birçok taleplerinin kabul edildiğini belirterek, “Özellikle adı geçen şirketlerin banka hesap dökümleri, kesilen faturalar, irsaliye kayıtlarının hiçbiri dosyada mevcut değildi. Şirketler üzerine kayıtlı araçların PTS kayıtları, şirket hatları, dosyadaki sanıkların kullandıkları hatların dökümlerine ilişkin birçok eksiklik vardı” dedi.    Yeni gelişmeler   Doyadaki eskik bilgi ve belgelerin giderilmesini isteyen Nimet Acar, Lykke Kozmetikte üretilen ürünlerin nereden geldiklerine dair bilgiler için Paraşüt Yazılım Şirketinden kesilen faturaların irsaliye kayıtlarının hem Lykke hem de Ravive Kozmetik için gönderilmesini istediklerini söyledi. Nimet Acar, talepleri doğrultusunda sadece Ravive Kozmetik’e dair bir dönüş olduğunu söyleyerek, dosyadaki yeni gelişmeleri şu şekilde anlattı: “Patlama yaşanan fabrika Dilovası’nda, Ali Osman Akat’a ait olduğu söylenen farklı isimlerdeki kozmetik üretim yerleri ise Çorlu. Patlama yaşanan fabrika denetimden geçemeyecek bir fabrika bu nedenle Ali Osman Akat’a ait Çorlu’daki fabrikalarda üretim yapılmış ama esasen patlamanın yaşandığı fabrikada üretim yapıldığı ortaya çıkıyor. Burada da Ali Osman Akat’ın suçluyu kayırmak değil olası kasıttan neden yargılanması gerektiği ortaya çıkmış oluyor bu delillerle.”   'Kamu görevlileri yargılanmalı'   Yangında sorumluluğu bulunan kamu görevlilerine dikkat çeken Nimet Acar, “Tedbiren görevden uzaklaştırılmışlardı. Ancak ilk celse öncesi de göreve iade edildiklerini öğrendik. Soruşturma hala atıl durumda. İlk celsede birçok tanık ve müşteki dinlendi. Dinlenecek tanıklar hala var. Biz oradaki bilgi ve belgeleri mevcut soruşturma dosyasına sunarak kamu görevlileri hakkında tekrar soruşturma açılıp haklarında dava açılmasını da talep edeceğiz” diye belirtti.    Ali Osman Akat kime güveniyor?    Nimet Acar, faillerin toplumun baskısıyla tutuklandığını anımsatarak, şunları söyledi: “Fakat siyasi çevrelerle ilişkisi olduğunu sıkça duruşmada dile getiren Ali Osman Akat sadece ‘suçluyu kayırmaktan’ yargılanıyor. Hakkında olası kasıttan bir iddianame düzenlenmedi. Biz buna ilişkin ayrıca bir şikayette bulunduk ve henüz soruşturma aşamasında. Sadece suçluyu kayırmaktan yargılandığı için hakkında tahliye kararı verilebilir. Yeğenlerini kaçırdığı için bu dosyada sanık olarak yer alıyor. Diğer tanıkların anlatımlarına göre ‘benim emniyet müdürüyle ilişkim var, yeğenlerimi bu işten sıyıracağım’ şeklinde beyanları vardı. Toplumda kamuoyunun etkisi azaldığında çok düşük cezaların verildiği yargılamalara şahit oluyoruz. Bu yüzden Ali Osman Akat’a olası kasıta sebebiyet vermekten bir dava açılması gerekiyor ve siyasi bağlantılarını kullanabileceği bir zeminin yaratılmaması gerektiğini düşünüyoruz.”   Duruşmaya çağrı   Nimet Acar, son olarak şu çağrıda bulundu: “Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi yetkili fakat Kandıra Cezaevi Kampüsü’ne girebilmek için oradaki askeri personelin ve cezaevi savcısının izni ve onayı gerekiyor. Mahkeme Başkanı, ‘gazeteciler girebilir, herkes telefonuyla girebilir’ dediği halde cezaevi savcısının talimatıyla seyircilerin telefonları içeri alınmadı. Gazetecilerin ekipmanları içeri alınmadı. Anlık haber verebilecek imkanların önüne geçildi. Cezaevi kampüsünün içerisine sıkıştırılan bir duruşma süreci yaşadık ve yine yaşayacağız. Biz olabildiğince dosyanın hızlı ilerlemesini ve kamuoyunun ilgisinin soğumamasını amaçlıyoruz. Fakat bizim elimizde olmayan şeyler olabiliyor. Yargılamanın yine de uzama ihtimali var. O yüzden kamuoyu ne kadar ilgi gösterirse iktidarın da bu yargılamayı biran önce çözme ihtimali üzerinde duracağını öngörüyoruz. Bu yüzden herkesi 20 Mayıs’ta görülecek Dilovası Katliamı’nın ikinci celsesinde duruşmayı takip etmeye, aileleri yalnız bırakmamaya çağırıyoruz.”