14 yıldır süren davaya katılım çağrısı 2026-04-20 12:07:17   ANKARA - KESK üyesi 15 kadın hakkında açılan davanın yarın görülecek karar duruşmasına çağrı yapılarak, “Yarın karar duruşması yapılacak arkadaşlarımız da sendikal haklarını kullanan, demokrasiye, barışa dayalı eşit ve özgür bir gelecek için mücadele eden arkadaşlarımızdır. Yargı kıskacı ve tehdidi daha fazla uzatılmadan haklarında derhal beraat kararı verilmeli, hakları iade edilmelidir” denildi.    2012 yılında gözaltına alınarak tutuklanan ve daha sonra bırakılan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyelerine ilişkin açılan davanın yarın görülecek karar duruşmasına ilişkin açıklama yapıldı. KESK Ankara Şube’de yapılan açıklamada Eş Genel Başkan Ayfer Koçak konuştu.   Ayfer Koçak, kadınların aylarca iddianame olmaksızın tutuklu kaldığını, ilk duruşmanın ise aylar sonra görüldüğünü belirterek, bu sürecin adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu vurguladı. Ayfer Koçak, “Tutuklanan yöneticilerimizin 6’sı ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı, 3’ü ise Aralık 2012'ye dek cezaevinde tutuldu. Bu süreç uluslararası sendikal hareket ve kadın hareketi tarafından takip edildi. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Başbakanlığa birbiri ardına mektuplar yazarak sendikal tacizin son bulmasını, yargılama sürecinin adil yürütülmesini istedi. İddianamenin tamamı sendikal faaliyetlerin kriminalize edilmesinden oluşan ve 14 yıldır süren bir davadan bahsediyoruz. Tek başına bu uzun süreç dahi adil yargılanma hakkının ihlalidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin uzun yargılama süreçlerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğuna dair yüzlerce kararı bulunmaktadır. İddianame olmadan, delil olmadan, mahkemeye çıkarılmadan aylarca tutukluluk masumiyet karinesine aykırıdır. Yargının baskı, gözdağı aracı olarak kullanılması demokrasiyle, hukukla ve insan haklarıyla bağdaşmaz” sözlerini kullandı.    ‘Demokratik haklar hedefte’   Ayfer Koçak, davanın temelinde sendikal faaliyetlerin kriminalize edilmesinin yattığına dikkat çekerek, “Yarın karar duruşması görülecek olan dava 2009'lardan itibaren konfederasyonumuzun yönetici ve üyelerine karşı birbiri ardına açılan davalardan biridir. Bir kaçını hatırlatacak olursak; 2013 yılının Şubat ayında 28 ilde 167 KESK yönetici ve üyesi gözaltına alınmış, Haziran 2012'de KESK Genel Başkanı dahil onlarca emekçi yeniden tutuklanmış, Mart 2012'de 4+4+4 eğitim yasasına karşı yapılan yürüyüşe katılan 502 kişi hakkında dava açılmıştır. Üyelerimiz, sendikacılar, yönetim kurullarında aldıkları kararlar, hayata geçirdikleri sendikal eylem ve etkinlikler nedeniyle yargılanıyor. Aldıkları biletler, gittikleri toplantılar, imzaladıkları bildiriler, attıkları sloganlar, taşıdıkları pankartlar yaptıkları açıklamalar suç sayılmaya devam ediyor. Delil yetersizliğiyle sürüncemede bırakılan davaların büyük çoğunluğu tahliyeyle sonuçlandı. Ancak hepsinde üyelerimiz, yöneticilerimiz ilk duruşmaya kadar aylarca tutuklu kaldılar. Bu da iktidarın sendikal örgütlenmeyi, mücadeleyi engellemek ve baltalamak için yargıyı kullandığını gösteriyor. En temel demokratik hakların kullanımı gözaltı ve tutuklama gerekçesine dönüştürülüyor” diye belirtti.    ‘Eril iktidar anlayışının bir parçasıdır’   Kadın örgütlülüğünün özellikle hedef alındığına işaret eden Ayfer Koçak, kadın yöneticilere yönelik gözaltı ve tutuklamaların kadınları kamusal alandan çekme ve örgütlülüğü zayıflatma amacı taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Haksız ve hukuksuz bir şekilde yargılanan kadın arkadaşlarımızın ifadelerinde açıklamalarında dile getirdikleri gibi tutuklamalar siyaset alanında kadınların varlığını tehdit olarak gören eril iktidar anlayışın bir parçasıdır. Konfederasyonumuz kadın emekçilerin yönetimde güçlü biçimde yer aldığı, kadın sekreterliği ve kadın meclisi mekanizmalarının kurumlaştığı, kadın mücadelesini sendikal gündemin merkezine taşıyan bir yapıdır. İşte tam da bu nedenle hedef alınmaktadır. Kadın yöneticilerimize yönelik gözaltı ve tutuklamalar; kadın örgütlülüğünü zayıflatmanın, kadınları kamusal alandan çekmenin ve tüm emekçilere gözdağı vermenin aracı olarak kullanılmaktadır.  Her yanda şiddet kol gezerken, gelecek herkes için belirsizleşmişken, günde en az üç kadın öldürülüyorken, şiddet adeta ödüllendirilmekte ve kadına yönelik şiddete dikkat çekenler, failler, failleri koruyanlar, sorumlular yargılansın, hesap versin diyenler yargılanmaktadır.”    Duruşmaya çağrı   Uluslararası sendikal örgütlerin de süreci yakından takip ettiğine dikkat çeken Ayfer Koçak,  Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ve Uluslararası Çalışma Örgütü gibi kurumların Türkiye’ye sendikal hak ihlallerinin son bulması yönünde çağrılar yaptığını hatırlattı. Ayfer Koçak yarın saat 13.30’da Ankara Adliyesi’nde görülecek olan davanın karar duruşmasına katılım çağrısı yaptı.    Ne olmuştu?   13 Şubat 2012’de çok sayıda KESK’li kadın sendika yöneticisinin evlerine, 25 Kasım ve 8 Mart etkinlikleri ile Kürt sorununun demokratik çözümü talebiyle barış mücadelesini kadın mücadelesiyle birleştirme çabalarına ilişkin faaliyetleri gerekçe gösterilerek baskın yapılarak gözaltına alındı.  Konfederasyonunun kadın örgütlenmesine yön veren yöneticilerden 15 kadından 9’u 17 Şubat 2012’de tutuklandı. Kadınlardan 6’sı ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı, 3’ü ise Aralık 2012'ye dek cezaevinde tutuldu.