Sıcaklar için uyarı: Sağlık riskleri artıyor 2026-08-11 09:02:37   Pelşin Çetinkaya   AMED - Sıcaklıkların insan sağlığını tehdit ettiğini belirten SES Amed Şubesi Eşbaşkanı Yıldız Ok Orak, aşırı sıcakların kronik hastalıkları tetiklediğini, çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerini etkilediğini söyledi.    Yaz aylarının etkisini artırdığı Amed’de hava sıcaklıkları 43-44 dereceye kadar yükselirken, aşırı sıcaklar insan sağlığını ve günlük yaşamı tehdit ediyor. Uzmanlar; sıcak çarpması, sıvı ve mineral kaybı, kronik hastalıkların alevlenmesi, besin zehirlenmeleri ve ruhsal sorunlara karşı uyarıyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanların daha fazla risk altında olduğuna dikkat çekilirken, günün en sıcak saatlerinde güneşten ve ağır fiziksel aktivitelerden uzak durulması çağrısı yapılıyor.   Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi Eşbaşkanı Yıldız Ok Orak, aşırı sıcaklarda neler yapılması gerektiğini anlattı.   Sıcaklarda sağlık riskleri    Amed’de 43-44 dereceyi bulan sıcaklıkların insan sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini söyleyen Yıldız Ok Orak, “Aşırı sıcaklar insan sağlığı üzerinde ciddi ve olumsuz etkilere yol açabiliyor. Amed’de de sıcaklıklar artık normalin çok üzerinde seyrediyor. Gölgede 43-44 dereceyi bulan sıcaklıklar, güneş altında 50 dereceyi aşabiliyor. Bu durum hem insan sağlığı hem de sürdürülebilir yaşam açısından ciddi sorunlar yaratıyor.    Hastalıklar artıyor   Sıcaklara karşı bazı önlemlerin alınması gerekiyor. Çünkü aşırı sıcaklar beraberinde birçok hastalığı getirirken, kronik hastalıkların da alevlenmesine neden olabiliyor. Bu dönemde yapılabilecek en önemli şeylerden biri bol sıvı tüketmek. Özellikle yeterli miktarda su içmek gerekiyor. Gün içerisinde en az 3-4 litre sıvı tüketilmesi önemli. Bunun yanında ağır beslenmeden, özellikle çok yağlı ve ağır yiyeceklerden kaçınılmalı; sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmeli” dedi.   Bebek-çocuk ve yaşlıları etkiliyor   Yıldız Ok Orak, aşırı sıcakların özellikle çocuklar, bebekler ve yaşlılar açısından ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirterek, “Günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı ve doğrudan güneş altında kalınmamalı. Özellikle çocuklar ve yaşlılar sıcaklardan çok daha fazla etkileniyor. Bu nedenle onların bu saatlerde dışarıda bulunması hayati tehlikeye yol açabilecek sağlık sorunlarına neden olabilir.    Serin ortamda kalmalılar   En önemli önlemlerden biri serin ortamlarda bulunmak ve yeterli sıvı tüketmek. Küçük bebekler ve yaşlılar için de mümkünse klimalı ve serin ortamlarda bulunulmasını öneriyoruz. Klima yaklaşık 25-26 dereceye ayarlanabilir ancak klimanın doğrudan bebeğin ya da yaşlının üzerine üflememesine dikkat edilmeli. Özellikle bu grupların serin ortamlarda tutulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.   Kronik hastalıkları tetikliyor   Aşırı sıcakların tansiyon, diyabet ve kronik böbrek hastalarında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini aktaran Yıldız Ok Orak, “Aşırı sıcaklar bazı kronik hastalıkların da alevlenmesine neden oluyor. Özellikle tansiyon, diyabet ve kronik böbrek hastalarının bu dönemde daha dikkatli olması gerekiyor. Aşırı terleme nedeniyle yaşanan sıvı kaybı, tansiyonun hızlı bir şekilde yükselip düşmesine neden olabiliyor.    Kadınlar ve çocuklarda etkili    Böbrek hastalarında ise sıvı kaybına bağlı çeşitli sorunlar ortaya çıkabiliyor. İdrar yolu enfeksiyonlarına da bu dönemde daha fazla rastlanabiliyor. Bu durum özellikle kadınlar ve kız çocuklarında daha sık görülebiliyor. Diyabet hastalarında da aşırı sıvı kaybına bağlı olarak kan şekeri regülasyonunda sorunlar yaşanabiliyor.    Kronik hastalar bol sıvı tüketmeli   Bu nedenle kronik hastaların sıcak dönemlerde bol sıvı tüketmesi, doğrudan güneş altında bulunmaması ve ilaçlarını düzenli kullanması büyük önem taşıyor. Ancak sıcaklardan korunmak adına tamamen hareketsiz bir yaşam da doğru değil. Özellikle kronik hastaların sabah erken saatlerde veya güneş battıktan sonra yürüyüş ve sporlarını sürdürmeleri gerekiyor. Böylece hem sıcaklardan korunmak hem de fiziksel aktiviteyi devam ettirmek mümkün” dedi.   Sıcaklar acil servisleri dolduruyor   Yıldız Ok Orak, yaz aylarında özellikle hijyen koşulları uygun olmayan yiyeceklerin tüketilmesine bağlı besin zehirlenmelerinin arttığını dile getirerek, “Yaz aylarında acil servislere başvurular da artıyor. Özellikle dışarıda satılan veya uygun koşullarda muhafaza edilmeyen yiyeceklerin tüketilmesi nedeniyle besin zehirlenmelerine daha fazla rastlıyoruz. Bu nedenle aşırı sıcakların yaşandığı dönemlerde dışarıda satılan ve hijyeninden emin olunmayan yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyoruz.    Isı dengesi bozuluyor   Bunun yanında gün içerisinde çok hızlı sıcaklık değişimlerine maruz kalmak da vücudun ısı dengesini bozabiliyor. Örneğin klimalı bir ortamda 25 dereceye maruz kaldıktan hemen sonra 40-50 derecelik sıcaklığa çıkmak, vücudun bu değişime uyum sağlamasını zorlaştırıyor. Buna bağlı olarak üşütmeye benzer belirtiler ve çeşitli şikayetlerle hastalar acil servislere başvurabiliyor” ifadelerini kullandı.   ‘Ani ısı değişimlerine dikkat’   Sıcak havalarda dışarıda satılan yiyeceklerin tüketilmemesi ve klima ile sıcak dış ortam arasındaki ani geçişlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Yıldız Ok Orak, “Bu dönemde özellikle sindirim sistemiyle ilgili sorunlar daha sık görülebiliyor. Virüsler de sıcak havalarda daha hızlı yayılabiliyor. Su tüketiminin arttığı, buna karşılık su kaynaklarının azaldığı dönemlerde temiz ve güvenilir su tüketmek de büyük önem taşıyor. uyun temiz ve güvenilir bir kaynaktan alınmasına dikkat edilmeli.    Bulaşıcı hastalıkların artmasıyla birlikte acil servislerdeki yoğunluk da yükseliyor. Özellikle çocuk hastanelerinde bu artışı daha belirgin görüyoruz. Kış aylarında acil servislere günlük 800-900 civarında hasta başvururken, yaz aylarında bu sayı bin 500 ile 2 bine kadar çıkabiliyor. Bebekler ve çocuklar sıcaklardan daha fazla etkileniyor ve viral enfeksiyonlara karşı daha hassas hale geliyor. Bu nedenle çocukların sıcaklardan korunmasına özellikle dikkat edilmesi gerekiyor” diye aktardı.   ‘Çalışma saatleri değişmeli’   Yıldız Ok Orak, güneşin en yakıcı olduğu 11.00-15.00 saatlerinde çalışmanın sağlık açısından risk oluşturduğunu belirterek, “Aslında mümkün olsa, güneşin en yakıcı olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında insanların çalışmaması gerekiyor. Birçok Avrupa ülkesinde ve bazı Uzak Doğu ile Orta Doğu ülkelerinde bu tür uygulamalar mevcut. Günün en sıcak saatlerinde iş yerlerinin kapatıldığı ve insanların evlerine çekildiği 'siesta' uygulamaları bulunuyor.    Türkiye’de de özellikle aşırı sıcakların yaşandığı dönemlerde benzer uygulamaların hayata geçirilmesi önemli. Ancak mevcut koşullarda özellikle tarım işçileri günün en sıcak saatlerinde çalışmak zorunda kalabiliyor. Böyle durumlarda alınabilecek önlemlerin başında uygun kıyafet kullanımı geliyor. İnce, pamuklu ve keten kıyafetler tercih edilmeli. Şapka kullanılmalı, yüz ve cilt doğrudan güneşten korunmalı. Bunun yanında en önemli önlem yine yeterli miktarda sıvı tüketmek” dedi.   Hareketsizlik ve izalasyon   Sıcaklıkların insanları hareketsizliğe ve sosyal izolasyona iterek ruhsal sağlığı da olumsuz etkileyebildiğini söyleyen Yıldız Ok Orak, “Aşırı terlemeyle birlikte vücuttaki mineral dengesi de bozulabiliyor. Ter yoluyla yalnızca su değil, tuz ve diğer mineraller de kaybediliyor. Bu nedenle sıvı tüketiminin yanı sıra mineral içeren içeceklerle kaybedilen minerallerin de yerine konulması gerekiyor.   Ruh sağlığını da etkiliyor    Sıcakların yalnızca fiziksel sağlığı değil, ruhsal sağlığı da etkilediğini unutmamak gerekiyor. Aşırı sıcaklarda insanlar daha hareketsiz hale geliyor. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında Amed gibi sıcaklığın çok yüksek olduğu kentlerde insanlar günün büyük bölümünü evlerinde, çoğu zaman klimalı tek bir odada geçirmek zorunda kalabiliyor. Bu durum sosyal ilişkilerin azalmasına ve insanların birbirleriyle daha az iletişim kurmasına da neden olabiliyor” diye ifade etti.   Sinir ve gerginliğe neden oluyor   Yıldız Ok Orak, sıcak havalarda insanların daha sinirli ve gergin hale gelebildiğini ekleyerek, “Sıcakların psikolojik etkileri de var. Aşırı sıcaklar insanların ruh halini olumsuz etkileyebiliyor; daha sinirli, gergin ve asabi olmalarına yol açabiliyor. Sıvı kaybının ve serinleme ihtiyacının yeterince karşılanamaması da bu sorunları artırabiliyor. Bu nedenle sıcak havalarda hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımızı korumak için gerekli önlemleri almak gerekiyor” diye konuştu.