Anneler çocuklarını direnişin renkleriyle karşıladı 2026-09-12 09:09:16   Neslihan Kardaş    ŞİRNEX - Hezex ilçesinde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için gerçekleştirilen anmada aileler, acılarını ortaklaştırdı. Çocuklarının fotoğraflarını kırmızı, sarı ve yeşil renklerle süsleyen anneler, “Hepsi bizim çocuğumuz” sözleriyle barış taleplerini yineledi.   Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde 21 Ağustos’tan bu yana özgürlük mücadelesinde, farklı tarih ve yerlerde yaşamını yitirenler için anma programları gerçekleştiriliyor. Dün itibari ile de Şirnex merkez ve ilçelerinde yaşamını yitirenler için anma programları yapılıyor. Bu programların olduğu yerlerden biri de Hezex (İdil). Hezex’te gerçekleşen anmalar, yaşanan acının asıl kollektifleştiğinin somut örneklerinden biri. Oraya gelen her aile, yaşamını yitirenlerin her biri için “Hepsi bizim çocuğumuz” diyor. Acı paylaşılıyor, direniş ve mücadele ruhu büyüyor…   Tu hezar car xêr hati lawê min…   Hezex, nüfusunun çoğunun Koçer olduğu bir yer. Bu sebeple yaşamını yitirenler arasında elbette Koçerler de var. Koçer kadınlar, her yerde renkleri ile dikkatleri üstlerine çekerler. Gerçekleşen anmada da Koçer annelerinin tüm renkleri ile çocuklarının fotoğraflarını süslediğini gözlemliyorum. Çocuklarının fotoğraflarını baştan aşağı kırmızı, sarı, yeşille donatıyorlar. Çocukları onların direnişçileri, renkleri ise direnişin rengi. Bu üç renk, artık sadece yan yana gelen üç renkten çıkıyor Kürt halkı için. Bir kez daha direniş, baştan aşağı kırmızıyı, sarıyı, yeşili kuşanıyor.     Bir anne anmanın yapıldığı alana geliyor. Masalara konan fotoğraflar arasında kendi çocuğunun fotoğrafını buluyor. Gözlerinde bir kara hüzün, duruşunda ise kocaman bir mücadele duruyor. Oğlunun fotoğrafının yanında yerini alıyor ve “Tu hezar car xêr hati lawê mino (Sen binlerce kez hoş geldin oğlum)” diyor. Bir yandan da yanında getirdiği kırmızı, sarı, yeşil iplerle oğlunun fotoğrafını süslüyor. Aynı cümleyi tekrarlıyor. O anne hem oğlunu bir kez daha kendi toprağında ağırlıyor hem de son kez uğurluyor oradan. Sonra dönüp oradaki bütün annelere sesleniyor; “Lawê we hemîyan xêr hat.” Ardından otururken zafer işaretini de eksik etmiyor. Direnişle özdeşleşen zafer işaretini yapıyor ve orada yerini alıyor.   Direniş aynı çatı altında birleşiyor    Biraz ilerisinde bir başka anne iki çocuğunun haberini beraber almış. Ayakta kalmaya çalışarak, “Şehîd Namirin” diyor. Tek talebi ise çocuklarının fotoğraflarını görmekmiş. Oturuyor fotoğraflarının yanına… Hemen yanında bir başka anne, ağıt yakıyor, bir baba, ne kadar uzun bakılabilecekse bir fotoğrafa o kadar uzun bakıyor. Bir başka anne, fotoğrafını çektiğimi görünce “oğlumu güzel çek” diye uyarıyor. Anneler, babalar, kardeşler, arkadaşlar hepsi oradalar. Hep bir ağızdan “Şehîd Namirin” sloganları atıyor, yine hep bir ağızdan “Çerxa Şoreşê” marşını okuyorlar. Sayısız direniş öyküsü aynı çatıda buluşuyor tekrar.   Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin ailelerine mikrofon uzatıyoruz.   ‘Tamamı bizim şehidimiz’   Mehmet Emin Sosın (Delil), 1991 yılında PKK saflarını katılıyor. 13 Eylül 1992’de ise Bêzelê’de (Aktütün) yaşamını yitiriyor. Aile bugüne kadar hiç haber alamıyor. Mehmet Emin Sosın’ın kardeşi Vediha İstek, kardeşinin 1991 yılında katılıp, 1992 yılında ise yaşamını yitirdiğini anlatarak, “Biz şehit düştüğünü yeni öğrendik. Buradaki şehitlerin tamamı bizim şehidimiz. Böyle bir arada taziye kurulduğu için mutluyuz. Kürt Halkının ve önderimizin başı sağ olsun. Hepimizin başı sağ olsun. Bizim cezaevinde tutsaklarımız var, baskılardan dolayı herkes bir yere gitmek zorunda kaldı. Bizler barışın sağlanmasını istiyoruz. Barışın artık gelmesini istiyoruz” dedi.   ‘O aşk, hep yüreğinde vardı’   Ardından konuşan Fatma Köybet’in (Newroz Hetman) kardeşi ise kız kardeşine benzerliği ile dikkatimi çekiyor. Sohbet ediyoruz, benzerliklerinin ne kadar çok olduğunu söylüyorum gülümsüyor, dudağının üstündeki beni gösteriyor “evet” diyor, “benlerimiz bile benziyor” diye devam ediyor. Fatma’nın 2014 yılında özgürlük mücadelesine katıldığını ve 2020’de yaşamını yitirdiğini anlatan kardeşi, “Bizim başımız dik, onunla gurur duyuyoruz. Tüm Kürt halkının başı sağ olsun. Yalnız benim değil, hepimizin şehidi. Şehitler ölmez. Benim kardeşim daha küçükken katılmak istiyordu. O aşk, hep yüreğinde vardı. Aramızdan en cesaretlisi o çıktı ve o PKK’ye katıldı. Elbette acımız var ama onların yolu kutsal bir yol. Bizler artık hiçbir annenin yüreğinin yanmasını istemiyoruz” diye konuştu.