Öznur Bartın: Tedbirlerin uygulanmaması katliama zemin hazırlıyor 2026-11-05 09:04:19   İZMİR - 6284 sayılı yasa kapsamındaki tedbirlere rağmen 19 kadının katledildiğini belirten DEM Parti Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın, tedbirlerin gereklerinin yerine getirilmediğine dikkat çekti. Bartın, “Kâğıt üzerindeki hiçbir yasanın anlamı yoktur” dedi.   Kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümleri artarak devam ederken, kadınların yaşam hakkını korumaya yönelik mekanizmaların işletilmemesi ve cezasızlık politikaları erkek şiddetini besliyor. Kadınların mücadeleyle elde ettiği kazanımlar hedef alınırken, nafaka hakkına yönelik düzenlemeler de kadınların ekonomik güvencesini ve şiddet gördükleri ilişkilerden çıkma olanaklarını tehdit ediyor. Kadınların yaşam hakkı ve özgürlük mücadelesine yönelik saldırılara dikkat çeken Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın, kadın dayanışmasını büyütme ve mücadeleyi her alanda sürdürme çağrısı yaptı.   ‘Kadın mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz’   Kadın katliamlarının yüzyıllardır sistematik biçimde devam ettiğini belirten Öznur Bartın, cezasızlık politikalarının erkek egemen zihniyetin devlet sisteminde ve kurumlarda varlığını sürdürdüğünün göstergesi olduğunu söyledi. Caydırıcı cezaların uygulanmaması nedeniyle kadınların katliamla karşı karşıya kaldığını belirten Öznur Bartın, “Çok acıdır ki hâlâ kadınların isimlerini anmadan onları rakamlarla ifade ediyoruz. Bu kadar acı bir durum olabilir mi? Buna dair bir çözüm üretilmiyor. Kadın mücadelesi bu kadar ilerlemişken, dünyaya örnek olacak bir kadın iradesi gelişmişken hâlâ bunun önünde engel olmaya çalışan bir sistemin varlığı hepimizi derinden yaralıyor. Bu mücadeleden tek bir adım geri atmayacağız. Yüzyıllardır süren bir kadın mücadelesi, bir direniş ve dayanışma var. Buna rağmen her yerde işkenceye, psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalıyoruz. Bu şiddet katliama kadar varıyor. Hiçbir hukuki dayanağı olmadan tek başına mücadele vermeye çalışan yüz binlerce kadın yoldaşımız, kız kardeşimiz var” dedi.   ‘Tedbirlerin gereklilikleri yerine getirilmiyor’   Öznur Bartın, Türkiye’nin bir dönem taraf olduğu uluslararası sözleşmelere de değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye bugün AİHM’i ve AYM’yi nasıl tanımıyorsa insanlığı, yaşamı ve kadını koruyan sözleşmeleri de bir tarafa bırakıp kendi sistemini sürdürüyor. Biliyorsunuz, 6284 sayılı yasa kapsamındaki tedbirlere rağmen 19 kadın katledildi. Çünkü bu tedbirlerin gerekleri yerine getirilmedi. Bu ne demek? Katliama zemin hazırlamak demek. Bana göre katliamın ortağı da buna zemin hazırlayanlardır. Bu hakikati görmek lazım.”   ‘Kâğıt üzerindeki hiçbir yasanın anlamı yoktur’   Kadınların kazanımlarının ve direnişinin hedef alındığını vurgulayan Öznur Bartın, nafakaya ilişkin girişimlerin kadınları daha da yoksullaştıracağını ve aile içinde şiddete maruz bırakacağını belirtti. Yasaların ancak uygulandığında koruyucu olabileceğini dile getiren Öznur Bartın, “Kâğıt üzerindeki hiçbir yasanın anlamı yoktur. Yasaları hayata geçirmediğiniz müddetçe koruyuculukları da olmaz. Bu durumda güven duygusu da oluşmaz. Kadın arkadaşlarımın, yoldaşlarımın, kız kardeşlerimin bu yasalara ve devlete güvendiğini düşünmüyorum. Tam tersine, korku ve endişe var. Kadınları kapalı alanlara hapsetmek isteyen bir anlayış söz konusu. Fakat bu, umutsuzluk yaratmamalı. Direnişle, mücadeleyle bu engelleri ortadan kaldırabiliriz. Toplumu inşa eden kadınlardır. Bu, hayati bir rol. Ama eril zihniyetin, otoriter anlayışın ve despotik yaklaşımların hedef hâline getirdiği de kadınlardır. Kadınlar olarak dayanışmayı büyüttüğümüzde, mücadelemizi daha ileriye taşıdığımızda buna dair umutlarımın çok güçlü olduğunu söyleyebilirim. Mutlaka kazanacağız, mutlaka o özgürlüğü alacağız” sözlerini kullandı.     ‘Nafaka için parlamentoda da sokakta da mücadele edeceğiz’   Kadın haklarına ilişkin paradigma ve tutumlarının net olduğunu kaydeden Öznur Bartın, nafaka hakkı için mücadele edeceklerini belirterek şöyle konuştu: “Kadına dair eşitlikçi yaklaşımımız her alanda net. Kadın hakları konusunda da tereddütsüz biçimde üzerimize düşen bütün sorumlulukları alacak ve mücadeleyi yürüteceğiz. Parlamentoda da sokakta da evde de bu mücadeleyi veririz. Her yerde tek bir yürek, tek bir ses olmak için bir arada olmaya devam edeceğiz.”   ‘Dijital medya üzerinden saldırılara karşı sesini çıkarmayan sistem suçludur’   Dijital medyada kadın gazetecilerin, siyasetçilerin ve aktivistlerin hedef gösterilmesinin özel savaş politikası olduğunu ve bu saldırıların normalleştirildiğini vurgulayan Öznur Bartın, dijital medyadaki saldırılarda kadınların kimliğinin, bedeninin ve emeğinin hedef alındığını kaydederek,   “Bu, toplumu ahlaki olarak kontrol altına almak, kadını kimliğiyle ve bütün değerleriyle yok saymak anlamına geliyor. Kadına iş alanı açmamak, sokakta yer vermemek, özgürce dolaşmasına izin vermemek, onu yaşamın her alanında dar bir yere hapsedip yaşamdan koparmaktır. Dijital medya üzerinden yapılan saldırılar da kadın kimliğini çökertmeye yöneliktir. Siyasetçi ya da gazeteci olsanız da sırf kadın olduğunuz için her türlü şiddete maruz kalıyorsunuz. Biz demokratik biçimde fikirlerimizi paylaştığımızda, dayanışmamızı gösterdiğimizde hesaplarımız kapatılabiliyor. Hakkımızda soruşturmalar, kovuşturmalar yürütülebiliyor. Her türlü hakareti yapanlara ise müdahale edilmiyor. Bana göre devletin müdahale etmemesi bu saldırılara destektir. Kadını linç etmeye, itibarsızlaştırmaya, bedeni üzerinden teşhir etmeye, emeğini hor görüp emeğine saldırmaya ve kadını her alandan dışlamaya çalışan bu zihniyete karşı sesini çıkarmayan sistem bu suçun ortağıdır” şeklinde konuştu.     ‘Mücadeleyi birlikte büyüteceğiz’   Öznur Bartın son olarak şunları belirtti: “ Özgürlüğüne müdahale edilmesine itiraz edenlerle, demokratik mücadelesini ortaya koyanlarla uğraşacaklarına kadınların bedenine, kimliğine, onuruna ve haysiyetine saldıranlarla mücadele etmeleri gerekir. Biz bu toplumun dönüşmesi ve demokratik bir zemine kavuşması için mücadele ediyoruz. Dayanışmamızı büyüterek varlığımızı sürdüreceğiz. Daha da direneceğiz. Müzakerede, mücadelede, diplomaside ve her türlü çalışmada yer alacağız. Herkese, her şeye rağmen bu mücadeleyi birlikte büyüteceğiz.”