SAMER: 95 kadından 47’si şüpheli şekilde yaşamını yitirdi

  • 12:28 7 Mart 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - SAMER, 1 Ocak-5 Mart tarihleri arasında 47’si şüpheli olmak üzere 95 kadının yaşamını yitirdiğini açıkladı.
 
Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER), 1 Ocak-5 Mart 2026 tarihleri arasında yaşanan “Basına yansıyan kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet vakaları” raporunu paylaştı. Raporda, 1 Ocak’tan bu yana 47’si şüpheli olmak üzere toplam 95 kadının yaşamını yitirdiği belirtildi.
Bianet, JinNews, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Mezopotamya Ajansı, Anıt Sayaç ve birçok yerel ve ulusal basın kuruluşuna yansıyan haberleri tarayan SAMER, elde ettiği verileri SPSS ortamına aktararak tablolu analize tabi tuttu.
 
Basın taraması sonuçlarına göre, 1 Ocak-5 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmada en az 48 kadın ve 6 kız çocuğu katledilirken, 47 kadın ve 11 çocuğun şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği belirtildi.
 
Rapora göre, 17 çocuğunun cinsel saldırıya, 68 kadın ve çocuğun fiziksel şiddet-yaralamaya, 262 kadının fuhuşa zorlanmaya, 4 kadın ve çocuğun tacize, 2 kadının ise cinsel saldırıya maruz bırakıldığı saptandı.
 
Raporda derlenen verilerde yaş aralığına dair şunlar yer aldı: “Mağdurların yüzde 69,2’sinin ‘yaşı bilinmeyen kadınlar’, yüzde 8,6’sının 0-17 yaş, yüzde 2,5’inin 18-24 yaş, yüzde 5,3’ünün 25-34 yaş, yüzde 5,5’inin 35-44 yaş, yüzde 3,2’sinin 45-54 yaş, yüzde 2,5’inin 55-64 yaş, yüzde 3,2’sinin ise 65 yaş ve üzeri.”
 
Kadınları yakınlarındaki erkekler katletti
 
Derlenen verilere göre vakaların yüzde 59,5’inde failin “bilinmiyor” olduğu, yüzde 12,9’unda failin “tanımadığı biri”, yüzde 9,5’inde “eşi”, yüzde 2,7’sinde “boşanma aşamasındaki eşi”, yüzde 2,5’inde “sevgilisi”, yüzde 2,3’ünde “tanıdığı biri”, yüzde 1,7’sinde “babası”, yüzde 1,5’inde ise “eski sevgilisi” olduğu görüldü.
 
Basına yansıyan kadın katliamı vakalarının yüzde 14,6’sı İstanbul’da, yüzde 10,4’ü Ankara’da, yüzde 10,4’ü ise Antalya’da yaşandı.
 
Yine raporda, “şüpheli kadın ölümü” vakalarının yüzde 8,5’inin İstanbul’da, yüzde 8,5’inin ise Samsun’da gerçekleştiği ifade edildi.
 
Çocuk katliamı vakalarının yüzde 16,7’sinin Adana, yüzde 16,7’sinin Ankara, yüzde 16,7’sinin Antalya, yüzde 16,7’sinin Dîlok, yüzde 16,7’sinin Hatay, yüzde 16,7’sinin ise İstanbul’da yaşandığı belirtildi.
 
“Şüpheli çocuk ölümü” vakalarının yüzde 18,2’sinin İstanbul, yüzde 18,2’sinin Manisa, yüzde 18,2’sinin Mêrdîn, yüzde 18,2’sinin ise Sakarya’da yaşandığı rapora yansıdı.
 
Raporda, çocuğa yönelik cinsel suçların yüzde 11,8’inin Aydın, yüzde 11,8’inin İstanbul, yüzde 11,8’inin İzmir, yüzde 11,8’inin ise Kayseri’de olduğu açıklandı.
 
Cinsel suçlara dair vakaların yüzde 50’sinin Hatay, yüzde 50’sinin ise Kocaeli’de basına yansıdığı ifade edildi.
 
1 Ocak-5 Mart 2026 tarihleri arasında basına yansıyan “kadınlara ve kız çocuklarına” yönelik gerçekleştirilen şiddet türlerinin yüzde 57,6’sının Ocak, yüzde 40,3’ünün Şubat, yüzde 2,1’inin ise Mart ayında yaşandığı belirtildi.
 
1 Ocak-5 Mart 2026 tarihleri arasında basına yansıyan “kadınlara ve kız çocuklarına yönelik gerçekleştirilen şiddet türü”nün aylara göre dağılımında ise mağdurların 273’ünün Ocak, 191’inin Şubat, 10’unun ise Mart ayında şiddete maruz bırakıldığı kaydedildi.
 
Şiddet türleri
 
Raporda aynı tarihler arasında yer alan şiddet vakaları şöyle oranlandı: “Mağdurların yüzde 55,3’ü seks işçiliğine zorlama, yüzde 14,3’ü şiddet-yaralama, yüzde 10,1’i kadın cinayeti, yüzde 9,9’u şüpheli kadın ölümü, yüzde 3,6’sı çocuk istismarı, yüzde 2,3’ü şüpheli çocuk ölümü, yüzde 1,5’i tehdit-hakaret, yüzde 1,3’ü çocuk cinayeti, yüzde 0,8’i taciz, yüzde 0,4’ü cinsel istismar, yüzde 0,4’ü ise rehin alma olarak kayda geçti.”
 
1 Ocak-5 Mart 2026 tarihleri arasında basına yansıyan “kadınlara ve kız çocuklarına” yönelik gerçekleştirilen şiddet türleri sayısal olarak incelendiğinde, “mağdurların 262’sinin  ‘seks işçiliğine zorlama’, 68’inin ‘şiddet-yaralama’, 48’inin ‘kadın cinayeti’, 47’sinin ‘şüpheli kadın ölümü’, 17’sinin ‘çocuk istismarı’, 11’inin ‘şüpheli çocuk ölümü’, 7’sinin ‘tehdit-hakaret’, 6’sının ‘çocuk cinayeti’, 4’ünün ‘taciz’, 2’sinin ‘cinsel istismar’, 2’sinin ise ‘rehin alma’ya maruz bırakıldığı belirtildi.”