TEV-KOM kuruluşunu deklare etti
- 16:51 18 Nisan 2026
- Güncel
İSTANBUL - TEV-KOM, İstanbul’da kuruluşunu ilan etti. Deklarasyonda, “Ya dilimizle özgür bir gelecek kuracağız ya da asimilasyon içinde yok olacağız” mesajı verildi.
Tevgera Komaleyên Xwendekaran a Çand û Zimanê Kurdî (TEV-KOM), İstanbul’daki Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde kuruluş deklarasyonunu açıkladı. Programa İstanbul Barış Anneleri, üniversitelerin dil kulüpleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Salona, “Her üniversitede Kürtçe ses, her kampüste renk; varlığımız için bir kapı açıyoruz, Xanî’nin ruhu artık huzur bulsun, artık birliğimiz var” yazılı pankartlar asıldı.
Deklarasyonda, Kürdistan ve Türkiye’deki farklı üniversitelerden bir araya gelen öğrenci ve gençlerin, Kürt halkının dilini ve kültürünü koruyup geliştirmeyi tarihsel ve toplumsal bir sorumluluk olarak gördükleri belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: “Dilimiz ve kimliğimizle özgür bir gelecek kuracağız ya da bu asimilasyon ve baskı sistemi içinde yok olacağız.”
‘Asimilasyona karşı mücadeleyi sürdüreceğiz’
Programın açılış konuşmasını Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Ömer Bayraktar yaptı. Ömer Bayraktar, Kürt halkının dili ve hakları için mücadele ettiğini belirterek, son yüz yılda Sykes-Picot Anlaşması ile Kürdistan’ın dört devlet arasında paylaştırıldığını, buna karşı da asimilasyon politikalarına karşı mücadelenin sürdürüldüğünü ifade etti. Musa Anter ve Cegerxwîn gibi Kürtçe için emek verenlerin mirasçıları olduklarını belirten Ömer Bayraktar, bu mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.
Konuşmanın ardından Kürtçeye dair serbest kürsü kuruldu. Serbest kürsünün ardından program, “Ana dil mücadelesinde öğrencilerin rolü” başlıklı panelle devam etti. Panelin ardından deklarasyon okundu. Deklarasyonun Kurmancî metnini Zeynep Taş, Kirmanckî metnini ise Ömer Bayraktar okudu.
Deklarasyonun tam metni
TEV-KOM’un kuruluş deklarasyonu şu şekilde: “Bizler, Kürdistan ve Türkiye’deki farklı üniversitelerden bir araya gelen öğrenciler ve gençler olarak, Kürt halkının dilini ve kültürünü koruyup geliştirmeyi tarihsel ve toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu bilinçle TEV-KOM’un kuruluşunu ilan ediyoruz. Bu deklarasyon yalnızca bir birlik ilanı değil; aynı zamanda hafızamıza, dilimize ve kimliğimize yönelik sistematik asimilasyon politikalarına karşı ortak bir duruşun ifadesidir.
Kimlik ve varoluş
Dil sadece bir iletişim aracı değil; aynı zamanda bir halkın hafızası ve tarihsel-toplumsal varoluşunun temelidir. Kürt kimliği ve Kürtçeye yönelik ayrımcı uygulamalar sistematik biçimde sürdürülmektedir. Kürtçeye yönelik baskı, doğrudan halkın kolektif varlığına yöneliktir. Amacımız, üniversitelerden başlayarak kamusal alanda Kürtçenin görünürlüğünü artırmak ve inkâr ile asimilasyon politikalarına karşı özgür bir yaşam kurmaktır.
Üniversiteler mücadele alanıdır
Üniversiteler özgür düşüncenin merkezleri olmalıdır; ancak bugün kayyım politikaları, merkezileşme ve baskı uygulamalarıyla bu niteliklerinden uzaklaştırılmıştır. Kürtçe üretim ve Kürt halkı üzerine akademik çalışmalar marjinalleştirilmekte, sistematik olarak sınırlandırılmaktadır. Biz bu durumu kabul etmiyoruz. Üniversiteler sadece eğitim alanı değil, toplumsal gelişimin öncüsüdür.
Ana dilde eğitim temel haktır
Ana dilde eğitim talebi sadece pedagojik değil, aynı zamanda bir insan hakkı, eşitlik ve demokrasi meselesidir. Ana dil kamusal ve akademik alanda yer bulmadıkça gerçek eşitlikten söz edilemez.
Bu kapsamda;
*Kürtçenin üniversitelerde yalnızca seçmeli ders değil, güçlü ve kalıcı bir akademik alan olması,
*Ana dilde eğitimin tüm eğitim kademelerinde uygulanması,
*Kürtçenin hukuki güvence altına alınarak tüm kamusal hizmetlerde temel dil haline gelmesi talep edilmektedir.
TEV-KOM: Ortak yaşamın modeli
TEV-KOM, parçalı yapıyı aşarak ortak bir politik ve kültürel hat oluşturma iradesidir. Üniversiteler arasında kurulacak ağ ile Kürt dili ve sanatına dair çalışmaların görünürlüğünü artırmak ve demokratik, çoğulcu bir model oluşturmak hedeflenmektedir.
Gençliğin rolü
Öğrenci gençlik her zaman baskıya karşı dinamik bir güç olmuştur. TEV-KOM olarak biz de örgütlü ve kararlı bir şekilde mücadeleyi büyüteceğiz. Ana dilde eğitim mücadelesi, aynı zamanda barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir parçasıdır.
Gençler olarak kendi geleceğimizin öznesiyiz. Ortaya koyduğumuz irade yalnızca dil için değil, geleceğimizi kurmak içindir. Ya dilimiz ve kimliğimizle özgür bir gelecek kuracağız ya da asimilasyon içinde yok olacağız.
Çağrı
Tüm üniversite bileşenlerine, akademisyenlere, öğrencilere ve halka çağrıda bulunuyoruz: Bu ortak zeminde birleşelim; dilimizi, kültürümüzü ve onurumuzu birlikte savunalım.”
Program, Babetna müzik grubunun konseriyle sona erdi.







