Kadınlar Birlikte Güçlü: Hakikat açığa çıkana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz

  • 18:36 2 Mayıs 2026
  • Güncel
İSTANBUL – Kadınlar Birlikte Güçlü, kadın katliamlarına karşı yaptıkları eylemde, “Hakikat açığa çıkana, kaybedilen kadınların akıbeti ortaya çıkana, mücadele etmekten, sormaktan ve birbirimizin sesini büyütmekten vazgeçmeyeceğiz” mesajını verdi.
 
Kadınlar Birlikte Güçlü’nün çağrısıyla, İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Tünel Meydanı’nda toplanan kadınlar, slogan, alkış ve zılgıtlarla Eminönü İskelesi’ne yürüdü. Kadınlar, “Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor” yazılı pankartla yürüdü.
 
Eylemde sık sık “Münferit değil erkek şiddeti”, “Erkek devlet şiddetine son”, “Jin jiyan azadî”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları atılırken, “Gülistan Doku’ya ne oldu?”, “Rojin Kabaiş’e ne oldu?”, “Yeldana Kaharman’a ne oldu?”, “İlayda Zorlu’ya ne oldu?” dövizleri taşındı. Eyleme Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Özgül Saki ve TJA aktivisti Sebahat Tuncel de katıldı.
 
Basın metnini Kadınlar Birlikte Güçlü’den Evrim Gürenin okudu.
 
‘Kadınlar suçlandı, erkekler aklandı’
 
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun, kaybettirildiği günden bu yana "Gülistan Doku nerede?” diye sorduklarını belirten Evrim Gürenin, kaybedilen tüm kadınların akıbetini sormak için yaşamın her alanında mücadele yürüttüklerini söyledi. Altı yıl boyunca etkin bir soruşturmanın yürütülmediğini kaydeden Evrim Gürenin, delillerin karartıldığını, sorumluların ise korunduğunu ifade etti. Evrim Gürenin, "Gülistan için sorulan 'nerede?' sorusuna karşı kadınlar suçlandı, erkekler aklandı. Dönemin AKP Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat’ın Meclis’te söylediği sözleri hala hafızamızda. Çünkü bu sözler yalnızca bir açıklama değil; erkek şiddetini meşrulaştıran, kadınların yaşamını değersiz gören erkek-devlet aklının itirafıdır. Ama bizler o gün de susmadık, bugün de susmuyoruz. Gülistan’ın adını unutturmanıza izin vermedik, vermeyeceğiz.
 
'Erkek devlet iç hesaplaşma aracı olarak Gülistan Doku soruşturmasını kullanmak istiyor'
 
Bugün gelinen noktada ise erkek devlet, kendi iç hesaplaşmasının ve bazı bürokratları gözden çıkarmanın bir aracı olarak Gülistan Doku soruşturmasını kullanmak istiyor. Altı yıl önce emniyet, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tarafından korunan; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel başta olmak üzere, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu ve Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in de aralarında bulunduğu isimler hakkında işlem yapılırken, dönemin emniyet müdürü ifadeye çağrılırken bile hâlâ Gülistan’a ne olduğu, nerede olduğu bilinmiyor. Ortaya çıkan gerçek, bürokrasisiyle, kolluğuyla, yargısıyla erkek devletin bir kadının kaybedilmesine ortak olmuş olmasıdır” dedi.
 
Cezasızlık pratiği
 
Kürdistan’da şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren ve katledilen kadınlara dikkat çeken Evrim Gürenin, faili meçhul bırakılan tüm kadınlar, translar ve çocuklar için adalet talebini yükselteceklerini vurguladı. Evrim Gürenin, “Bizim adaletten anladığımız bugün bir cinayetin i failleri açığa çıkarılırken aynı güç ilişkilerinin, suç ilişkilerinin devam etmesi, bu faillerin sırtını dayadığı, güvendiği isimlerin korunması değil. İpek Er cinayetinde olduğu gibi, faili Musa Orhan’ın önce ceza alıp sonra serbest bırakılması da değil. Bir kez daha sorduk, soruyoruz: Rojin Kabaiş’e, Rojwelat Kızmaz’a, İlayda Zorlu’ya, Yeldana Kaharman’a, Esma Kılıçarslan’a, Nadira Kadirova’ya, Feleknaz Keskin’e, Narin Güran’a, Rabia Naz’a, Hande Kader’e, Ejegül Ovezova’ya ne oldu? Daha kaç kadın kaybedilecek? Daha kaç kadın ‘şüpheli ölüm’ denilerek birkaç satırlık tutanaklarla karanlığa gömülecek? Biz biliyoruz ki Gülistan Doku dosyasında karşımıza çıkan karartma; delilleri yok etme, failleri koruma, peşine düşenleri yalnızlaştırma ve cezasızlık pratiği yalnızca tek bir dosyaya özgü değil”  diye belirtti.
 
‘Birbirimizin sesini büyütmekten vazgeçmiyoruz’
 
Rojin Kabaiş’in akıbetine dair soruşturmayı da değinen Evrim Gürenin, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Soruların cevapsız bırakılması, Nadira Kadirova’nın ölümünün hızla kapatılmak istenmesi, Yeldana Kaharman dosyasındaki karanlık, polisin İlayda Zorlu’nun ve başka genç kadınların ailelerini arayarak şiddete açık hale getirmesi aynı düzenin sürdüğünü gösteriyor. Böylece kadınları, kız çocuklarını koruması gerekenler, erkek şiddetine uğradığımızda başvurmamız gereken merciler; valiler, savcılar, kolluk bizzat şiddetin faili oluyor. Hakikat açığa çıkana, kaybedilen kadınların akıbeti ortaya çıkana, failler hesap verene ve devlette arkası güçlü olanın suç işleyebildiği bu düzen yıkılana kadar mücadele etmekten, sormaktan ve birbirimizin sesini büyütmekten vazgeçmeyeceğiz.”