Kongra Star: Anadilimiz pazarlık konusu olamaz

  • 11:29 30 Ağustos 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kongra Star, Kürtçe eğitime ilişkin yaptığı açıklamada, Kürtçenin müfredata "ulusal dil" olarak dahil edilmesinin önemli bir adım olduğunu; ancak haftada üç veya dört saatle sınırlandırılmasının ya da seçmeli bir ders statüsüne indirgenmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. 
 
Kongra Star, Kürtçe eğitimini kısıtlayan politikalara yanıt olarak yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, Kürtçenin haftada üç veya dört saatle sınırlandırılmasının ya da seçmeli bir ders statüsüne indirgenmesi eleştirilerek, bu uygulamanın kabul edilemez olduğu vurgulandı.
 
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:
 
"Kürtçenin eğitimdeki statüsüne ilişkin son düzenlemeleri yakından takip ediyoruz. Kürtçenin müfredata alınmasını ve ulusal dil olarak tanımlanmasını önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Ancak Kürtçenin haftada üç-dört saatlik bir dersle sınırlandırılmasını, seçmeli bir alana indirgenmesini veya yalnızca belirli bölgelerde uygulanmasını kabul etmiyoruz.
 
Kürtçe milyonlarca insanın ana dilidir
 
Kürtçe bir ders değil, milyonlarca insanın ana dilidir. Ana dilde eğitim ise temel bir haktır. Kürt halkı bu hakkı bugün talep etmeye başlamamıştır. Eski rejimin onlarca yıllık inkâr ve asimilasyon politikaları altında Kürt kimliği, dili ve kültürü sistematik biçimde baskı altına alınmış; 1962 Heseke nüfus sayımıyla on binlerce Kürt vatandaşlıktan çıkarılmış, yüz binlercesi yabancı veya kayıtsız statüsünde bırakılmıştır. Kürtçenin kamusal ve eğitim alanındaki varlığı da bu politikalardan doğrudan etkilenmiştir. Rojava Devrimi bu tarihsel inkâra karşı bir kırılma yaratmıştır. 2012’den bu yana Kürtçe eğitim yaşamın önemli bir parçası olmuş, bir kuşak kendi ana dilinde eğitim görerek büyümüştür. Bu nedenle yıllardır uygulanan ana dilde eğitimin bugün birkaç ders saatine indirgenmesi, sıradan bir müfredat değişikliği değildir; elde edilmiş bir kazanımın geriye götürülmesidir. Bunun çocuklar üzerindeki etkisi de göz ardı edilemez. Yıllardır kendi dilinde öğrenen bir çocuğa aniden dilinin yalnızca haftada birkaç saatle sınırlandırılması, eğitim sürekliliğini, aidiyet duygusunu ve psikolojik güvenini etkiler. Çocuk, kendi dilinin neden yeniden sınırlandırıldığını sorgular. Bu nedenle eğitim politikaları, bir kuşağın zihinsel ve toplumsal gelişimini dikkate almak zorundadır.
 
Bu politika toplumsal hafızaya ve gelecek kuşakların kimlik hakkına müdahaledir
 
Biz kadınlar açısından ana dil yalnızca bir eğitim meselesi değildir. Kadın, çocuğun dünyayla ilk bağ kurduğu yerdir; ana dil de bu bağın ilk taşıyıcısıdır. Çocuk ilk kelimelerini, ninnisini, hikâyesini ve toplumsal hafızasını çoğu zaman annesinden öğrenir. Bu nedenle dilin kuşaktan kuşağa aktarılmasında kadınların emeği belirleyicidir. Kürt kadınları da yıllarca baskı altında kendi dilini ve kültürünü koruyarak bu hafızanın taşıyıcısı olmuştur. Bu nedenle Kürtçenin eğitimden geri çekilmesi, yalnızca bir dil politikasına değil, kadınların taşıdığı toplumsal hafızaya ve gelecek kuşakların kimlik hakkına da müdahaledir.
 
Kürtlerin dili tanınmadan demokratik ve çoğulcu bir Suriye inşa edilemez
 
21. yüzyılda milyonlarca insanın konuştuğu bir dilin varlığının ve eğitimdeki yerinin hâlâ tartışma konusu olması kabul edilemez. Suriye yeni bir gelecek kurmak istiyorsa, bunu geçmişin inkâr ve asimilasyon politikalarını yeniden üretmeden yapmalıdır. Kürtler Suriye toplumunun önemli ve asli bileşenlerinden biridir. Kürt halkının dili ve kimliği tanınmadan demokratik ve çoğulcu bir Suriye inşa edilemez. Bu açıdan entegrasyon sürecinin olumlu ilerlemesini önemsiyoruz. Halkların ortak bir gelecek kurması Suriye’nin istikrarı açısından değerlidir. Ancak gerçek entegrasyon, kimliklerden vazgeçmek değil, eşit kimliklerin ortak bir yaşam kurmasıdır. Kürtlerin dilinin ve kazanımlarının kabul edilmediği bir entegrasyonun kalıcı ve başarılı olması mümkün değildir. Birlik, inkâr temelinde değil; eşitlik, karşılıklı saygı ve halkların özgür iradesi temelinde kurulmalıdır. Rojava’da bu kazanımlar büyük bedellerle elde edilmiştir. Binlerce insan şehit olmuş, kadınlar öncülük etmiş ve halklar birlikte mücadele etmiştir. Bu nedenle bugün elde edilen kazanımların geriye götürülmesine sessiz kalmayacağız. Kürtçenin üç saatine de dört saatine de razı değiliz. Seçmeli bir Kürtçe eğitimi yeterli görmüyoruz.
 
Kürtlerin yaşadığı bölgelerde ana dilde eğitim güvence altına alınmalıdır
 
Talebimiz açıktır: Kürtçe koşulsuz biçimde anayasal ve resmi statüye kavuşmalıdır. Kürt halkının yaşadığı bölgelerde ana dilde eğitim güvence altına alınmalıdır. Kürtçe yalnızca öğretilen bir ders değil, eğitim dili olmalıdır. Çocuklarımız bütün müfredatı kendi ana dillerinde öğrenebilmelidir. Bu haklar herhangi bir nüfus oranına, siyasi pazarlığa veya dönemsel koşula bağlanmamalıdır. Çünkü ana dil insan hakkıdır ve pazarlık konusu yapılamaz.
 
Kongra Star olarak Rojava Devrimi’nin kazanımlarının korunmasını, Kürt halkının dil ve kimlik haklarının güvence altına alınmasını ve Suriye’nin geleceğinin tüm halkların eşitliği temelinde kurulmasını savunuyoruz. İnkâr ve asimilasyon zihniyeti artık aşılmalıdır. Güçlü bir Suriye ancak halkların birbirini inkâr etmeden, eşit ve özgür biçimde birlikte yaşamasıyla mümkündür.”
 
Kadınlar çağrı: Birlikte mücadele edelim
 
Açıklamanın sonunda Kongra Star, kadınlara çağrı yaparak, “Ana dilimize, kimliğimize ve kazanımlarımıza sahip çıkmak için birlikte mücadele edelim. Kadınlar olarak bu sürecin dışında kalamayız. Çünkü dilimizin ve kimliğimizin korunması, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların hakkıdır. Hiçbir siyasi anlaşma veya koşul, bu haklarımızdan vazgeçmemizi gerektiremez. Rojava’da kadınların öncülüğünde kazanılan hakları korumak ve geliştirmek için örgütlü mücadelemizi büyütmeliyiz. Tüm kadınları ortak irademizi ve mücadelemizi güçlendirmeye çağırıyoruz. Ana dilimizden vazgeçmeyeceğiz. Kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Jin, jiyan, azadî” ifadelerine yer verdi.