Çiğdem Kılıçgün Uçar: Yeni yüzyılı birlikte kuracağız
- 14:41 12 Ekim 2026
- Güncel
DÊRSIM - Xozat'ta konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, sürecin herkesim tarafından sahiplenilmesi gerektiğini belirterek, "Yeni yüzyılı birlikte kuracağız, birlikte yaşayacağız" dedi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" şiarıyla Xozat'ta (Hozat) halk buluşması düzenledi. DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar'ın katılımıyla düzenlenen buluşmaya siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Buluşmanın düzenlendiği salona Kirmanckî ve Türkçe "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" pankartı asıldı. Buluşma, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşu ile başladı.
DEM Parti Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın halkların eşit koşullarda yaşayabileceği, silahların devrede olmadığı demokratik bir sistemi savunduğunu söyledi. Ayten Kordu, sürece değinerek, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci toplumun kendi sorunlarına karşı örgütlü bir çalışma yapması anlamına geliyor. Biz özel savaş politikalarına karşı nasıl birlikte olup mücadele edeceğiz? Bizim bu yönde oturup tartışmamız lazım" dedi.
'Kimliğimiz tanınmalı'
DBP Eş Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, birçok gencin bu mücadelede bedel ödediğini ve bu mücadelenin günümüze ışık tuttuğunu söyledi. 27 Şubat'ta başlayan sürece toplumun tüm kesiminin katılması gerektiğini söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Sürgünde çok sayıda insanımız var. Onlar da o masanın etrafında. Artık demokratik siyasetin zamanı. Artık kimliğimizin ve dilimizin tanınması lazım" ifadelerini kullandı.
'Yeni yüzyılı birlikte kuracağız'
Demokratik siyaset yürüten çok sayıda siyasetçinin cezalandırdığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Bu ülkenin hukukunda olmadığımız için bizim dişimizle tırnağımızla kazandığımız belediyelerimize kayyım atandı. Demokratik siyaset yürüten arkadaşlarımız 10 yıllardır içerde. Bu arkadaşlarımızın rehineliği aynı zamanda demokratik siyasetin rehineliğidir. Ülkedeki darbelerin bedelini en ağır şekilde toplum ödedi. Biz hayatımızın öznesiyiz ve bu barışın da öznesi olmak zorundayız. Bu hareketin önderine dair basının tek bir olumlu sözü yok. 'Terörsüz Türkiye' ile 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' aynı değil. Silahların bırakılması sonrası hukuki zemin yaratmak hepimizin görevi. İlk defa Meclis’te bütün siyasi partiler Kürt sorununu konuşmak için bir araya geldi. Bunu önemli buluyoruz ve kıymet veriyoruz. Ama bu döneme 'AKP'yle ittifak yürütüyorlar' diyerek sürece zarar veriyorlar. Yapılacak ittifakın adı barış ittifakından başka bir şey olamaz. Böylelikle barış sürecini karalamak istiyorlar. Kürtleri ısrarla yalnız bırakmak istiyorlar. Niye Kürt meselesinin çözümünü ‘AKP yeniden iktidar olmak istiyor’un gölgesinde tartışıyoruz? Yeni yüzyılı hepimiz birlikte kuracağız ve hepimiz birlikte yaşayacağız" şeklinde konuştu.
Yurttaşların talebi
Konuşmaların ardından söz alan bir yurttaş "Süreç devam ederken aynı zamanda baskılar da devam ediyor. Siyasetçiler içerde, AHİM kararlarına rağmen tutsaklıkları devam ediyor. Somut adımlar atılmıyor. Biz bu konuda kaygılıyız" dedi. Bir başka yuırttaş ise "Süreçle birlikte boşaltılan köylere geri dönüşlerin sağlanması ve köylere isimlerinin geri verilmesi konusunda partinin iktidarı zorlaması lazım. Seyit Rıza'nın naaşının bulunarak bir mezarın yapılması gerektiğini düşünüyorum ve bu konuda zorlayıcı olmak lazım" şeklinde konuştu.
Buluşma yurttaşların soruları ve değerlendirmeleri ile sona erdi.







