Nihai raporun somut yasa önerilerinde ne var?

  • 13:14 18 Şubat 2026
  • Siyaset
ANKARA - "Umut hakkı ilkesi isim olarak raporda yer almazken,  bu hak AİHM kararları ve AYM ekseninde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası çerçevesinde raporda yerini aldı. 
 
Kürt sorununun çözümü kapsamında kurulan Meclis Komisyonu’nda 7 ana başlıktan oluşan nihai raporun; "Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri (6)" ve "Demokratikleşme ile ilgili Değerlendirmeler (7)" bölümü, komisyon üyelerine sunuluyor. Raporun kabulü için 51 üyeli komisyonda beşte üç çoğunluk "en az 31 'evet' oyu" gerekiyor. 
 
Silah yakmayla ilgili yasal düzenlemeler
 
Raporda, sürecin en belirleyici aşamasının PKK’nin silah yakması ve kendisini feshetmesi olarak tespit edildi. Fesih sürecinin “devletin güvenlik birimleri” tarafından tespit ve takip edilmesi vurgulandı.  Silah yakma sürecinin ise hukuki ve siyasi çerçevenin başlangıcı olduğu söylendi. Raporda, sürecin sağlıklı yürütülmesi için yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması gerektiği belirtildi. Raporda, PKK'nin feshi ve silahların imhası sürecinde yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu, bu konuda genel bir anlayış birliği bulunduğu kaydedilerek, “Örgütün tüm unsurlarıyla tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır” denildi. 
 
Müstakil yasa önerisi
 
PKK’nin fesih ile birlikte toplumsal hayata katılım noktasında özel bir yasal çerçeve önerilerek çatışmanın sonlanmasını kalıcı hale getirmek için sorunun tümüyle hukuki ve siyasi bir zemine çekilmesi gerektiği ifade edildi. Raporda, bu düzenlemenin süreci ve sonrasını yönetecek nitelikte olması gerektiğine işaret edilerek, “Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir. Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasında hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı, şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir. Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir” denildi.
 
Sürecin yürütücülerine yasal güvence
 
Daha önce çokça konuşulan sürecin içinde yer alan isimlerin yasal olarak dokunulmazlık altına alınması da raporda yer aldı. Süreçte görev alan kişilerin hukuki güvence altına alınması gerektiği ifade edilerek, “Yürütülen süreçte görev alanlar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar ile Komisyon çalışmalarında yer alanlar görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir” denildi. 
 
Umut hakkı yok, AİHM kararları vurgusu var
 
Raporda, umut hakkı ilkesi isim nolarak yer almazken,  bu hak AİHM kararları ve AYM ekseninde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası çerçevesinde  raporda yer aldı. Rapordaa  ayrıca, "İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir” denildi. 
 
Kayyımlar
 
Raporda, belediyelere atanan kayyımlar için şu düzenleme önerilerek, "Belediye Başkanı’nın görevden el çektirilmesi durumunda yalnızca Belediye Meclisi’nde seçim yapılması sağlanmalıdır” denildi.