AKP’li Cumhurbaşkanı’nın sözlerine kadınlar sokakta cevap verecek

  • 09:01 6 Haziran 2022
  • Güncel
İSTANBUL - AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kadınlara yönelik kullandığı cinsiyetçi küfür ve hakaretin ilk olmadığını söyleyen kadınlar, bu sözlere sokakta cevap vereceklerini kaydetti. 
 
İstanbul’da 27 Mayıs 2013’te başlayan ve kısa sürede ülkenin birçok kentine yayılan Gezi Direnişi’ne destek sağladıkları gerekçesiyle aralarında Mücella Yapıcı, Çiğdem Toker, Osman Kavala gibi insan hakları savunucularının da bulunduğu 16 kişinin ceza almasıyla “Gezi Direnişi” bir kez daha ülke gündemine oturdu. Verilen cezalara tepki göstermek ve Gezi Direnişi’nin 9’uncu yıldönümü dolayısıyla sokağa çıkan binlerce yurttaş ise AKP-MHP iktidarının hedefi oldu. AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen partisinin Grup Toplantısı'nda, Gezi eylemlerinin 9’uncu yıl dönümünde eylemcileri hedef alarak "Bunlar böyle. Bunlar çürük, bunlar sürtük” şeklinde cinsiyetçi küfür ve hakaretlerde bulundu. Birçok kadın bu duruma tepkisini dile getirirken birçok siyasi parti de suç duyurusunda bulundu.
 
‘Erdoğan’ın kadınlara ilk saldırısı değil’
 
AKP’li Cumhurbaşkanı’nın iktidara geldiğinden bu yana kendisine karşı çıkan herkese tahakkümü dayattığını dile getiren Kadınların Kurtuluşu’ndan Yeşim Tükel, Gezi Direnişi’nde yer alan kadınlara karşı olan tavrını da şaşırtıcı bulmadıklarını söyledi. Yeşim, “Gezi ayaklanmasının en başından itibaren özellikle kadınlar yönünden nefret ve saldırı içeren birçok ifadeyi hiçbir beis duymadan ifade etti. Kadınlara yönelik olarak bilinen bir hakareti bütün Gezi ayaklanmasına yöneltmesi, Gezi direnişçilerini üstün gördüğü erkek cinsiyetin dışına atarak, bütün muhalefeti kadın tanımlayarak aşağılamaya çalıştı. Yaptığı şey aslen doğrudan kadınları aşağılamak. Kendisiyle aynı yolda yürümeyenleri de kadınlık statüsünde tanımlayarak yaptığı şey kadınları aşağılamak. Hepimiz hatırlıyoruz ‘Kız mıdır kadın mıdır bilmem ‘diyerek TOMA’nın üzerine çıkmış bir kadını aşağılamaya çalışmıştı” diye hatırlattı.
 
‘Kadınların yaşamının değişmesi Erdoğan’ın nefretinin temelinde duruyor’
 
Gezi Direnişi’nde mücadele eden bütün kadınların kendi hayatına sahip çıktığını, geleceklerinin kararını iktidara bırakmadıklarını belirten Yeşim, ayrıca kadınların bu direnişinin sadece kendileri için değil tüm kadınlar için gerçekleştirdiğini vurguladı. Yeşim, “Direnişe katılan bütün kadınların bugün halen mücadelede olması, o gün sokağa çıkanların evlerine dönmeyi reddetmesi, günlük yaşamı değiştirmiş olması Erdoğan'ın nefretinin de temelinde duruyor. Çünkü itaat eden, aileden çıkmayan, kutsal aile masalları ile kandırabilirdikleri ve kendi örgütlenmelerinde kullanabildikleri, sadece oy deposu olarak gördükleri, her türlü şiddeti uygulayabilecekleri kadınları görmek istiyorlar. Fakat kendi örgütlerinde yer alan kadınlar da artık sokaktan eve dönmeyi reddeden, günlük hayatını değiştiren kadınları örnek alarak kendi partilerinde bu zata ve onun erkek iktidarına itiraz etmeye başladılar ve birçok kadının bugün AKP'den ayrıldığını ve AKP'nin politikasını lanetlediğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
‘Kadınlar saldırılara sokakta cevap verecek’
 
Tayyip Erdoğan’ın sokakta olan, mücadele eden, geleceğini bunların eline bırakmayan kadınları eril bir dille hedef göstermesine karşı kadınların mücadeleye etmeye devam edeceğinin altını çizen Yeşim, “Bugüne kadar sürdürdüğümüz bütün mücadelelerde olduğu gibi kolektif tartışmalarımız açığa çıkacaktır. Biz bunun cevabını örgütlülüğümüzle, irademizle, bütün mücadele perspektifimizle sonuna kadar savunarak ve sokakta vereceğiz” diye söyledi.
 
‘En güzel cevabı kadınlar verecek’
 
Gezi Direnişi’nin 9’uncu yılında Gezi’de yer alanlara “Çürük” ve “Sürtük” deme cesaretinin nereden geldiğini bilemediklerini dile getiren Mücella Yapıcı’nın kızı Cansu Yapıcı, Türkiye’de yaşanan insanların çoğuna “Cumhurbaşkanı’na hakaretten” dava açıldığını ancak Cumhurbaşkanının herkese rahat bir şekilde hakaret ettiğini ifade etti. Cansu, “Velev ki sürtüğüz önceden çapulcuyduk, ayyaşdık yani belli ki bu hakaretler devam edecek. Tek bir delil göstermeden ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezalarıyla cezaevlerine atan, polis şiddeti ile öldürülen 8 çocuğun katillerine ödül gibi cezalar veren bu sistemin sözcüsünün söylediği hakaretlerin bizde bir karşılığı yok. Gezi’nin onurunu hep beraber yaşadık. Toplumsal harekete örnek olan direniş, dayanışma, umut kadın hareketindedir. En güzel cevabı kadınlar verecek” diye belirtti.