Eşi katledilen Nurten: Failleri bulana kadar mücadele edeceğim

  • 09:03 16 Haziran 2022
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - Süleymaniye’de katledilen Kürt siyasetçi Zeki Çelebi’nin eşi Nurten Çelebi, failleri bulana kadar mücadele edeceğini vurgulayarak, “Yurtsever ve mücadeleci kimliğe dönük bir suikasttır” dedi.
 
Türkiye’de hakkında açılan davalar nedeniyle 2010 yılında Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentine gitmek zorunda kalan Mehmet Zeki Çelebi, 17 Mayıs’ta işlettiği restoranının önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. Olay sonrası görüntülere rağmen Hewlêr’e kaçan failler, bir ay geçmesine rağmen yakalanmadı. 
 
Eşi Mehmet Zeki için adalet arayışında olan Nurten Çelebi, failleri bulana kadar mücadele edeceğini söyledi.
 
‘Yurtsever kimliğine dönük bir suikast’
 
Daha önce KDP Asayişi’ni bilgilendirmelerine rağmen herhangi bir önlemin alınmadığını söyleyen Nurten, “2010 yılına kadar Van’da yaşıyorduk. 2010 yılından sonra eşimin yargılandığı dava Yargıtay tarafından onandı, önce eşim daha sonra da biz Süleymaniye’ye göç ettik. O tarihten bu yana da burada yaşıyoruz. Burada yaşayan bütün Bakûrlular gibi eşim de çeşitli dönemlerde telefon yoluyla tehditler alıyordu. Bu tehditler Efrîn işgali sürecine dayanıyor. Buradaki bütün yetkililere tehditler aldığımızı, bunları gerekli dokümanlarıyla tespit etmemize rağmen ve bildirmemize rağmen hiçbir önlem alınamadı. 40 yıllık mücadele sürecinde devlet ve onun karanlık güçleri sürekli suikastlar yapmıştır. Eşime dönük yapılan bu suikast de bunun bir parçası olarak görülebilir. Ve bu eşimin yurtsever mücadeleci kimliğine dönük bir suikasttır” diye belirtti.
 
‘Hiç mi tespit edilemiyor’
 
Bugüne kadar kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını dile getiren Nurten, “Kesinlikle bu suikastler KDP yardımıyla Türk devleti tarafından yapılmaktadır. Eşimin katledilmesi üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen herhangi bir açıklama, gözaltı veya bir bilgilendirme yapılmadı. Sadece motosikletli iki kişi vuruyor, kaçıyor ve bir yerden sonra bu motosiklet bırakılıyor ve arabayla 37 dakika içinde Süleymaniye sınırlarına çıkılıyor diye kısa bir bilgilendirme yaptılar. Ben bunu soruyorum ve merak ediyorum; Bu insanlar eylem sonrası mutlaka Süleymaniye de kalmışlardı. Nerde kaldılar, kaldıkları ev, kaldıkları otel ve bilgileri, kullandıkları motosiklet veya araba nasıl temin edildi? Yani bu hiç mi bulunamıyor, hiç mi tespit edilemiyor?” diye sordu.
 
‘Hesabını vermeleri gerekiyor’
 
Mehmet Zeki’nin ölümüne sebep olan sorumluların açığa çıkması için mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Nurten şöyle konuştu: “Ne KDP buna dair bir açıklama yaptı, ne buradan ciddi bir açıklama gördük. Eşi olarak bunun hesabını sormak istiyorum. Bana bunun hesabını vermeleri gerekiyor. Eşim Süleymaniye’de aydın bir kentte Kürdistan toprağında KDP destekli MİT eliyle katledildi diyorum. Süleymaniye’nin de bize sunduğu bir şey yok. Buradaki yetkililere gerçekten soruyorum; Baxtiyarî Caddesi gibi işlek bir caddede eşim nasıl dükkanın önünde katlediliyor? Hiç mi bilgiler yok, hiç mi kameralar yok? Burada her sokak başında onlarca kamera var. Hiç mi görüntüler yok? Bunu soruyorum. İki çocuğum var. Çocuklarıma vermem gereken bir hesap var; babalarını kim katletti? Bu yargı sürecinde sorumluların bulunması için elimden geleni yapacağım. Hesabını sormak için bir süreç başlattık. Ben duramam, durmayacağım. Bu iki katili bulana kadar, hesabını sorana kadar ve onlar cezalarını alana kadar da durmayacağım.”