Berrin Sönmez: Danıştay kararı ne olursa olsun mücadele devam edecek

  • 10:46 16 Haziran 2022
  • Güncel
 
Öznur Değer
 
ANKARA - Danıştay’da görülen İstanbul Sözleşmesi feshinin iptali yönündeki davalara dair konuşan EŞİK aktivisti Berrin Sönmez, “Karar ne olursa olsun kadın eşitlik mücadelesi devam edecek. Kadın eşitlik mücadelesi yeryüzündeki en geniş, kapsamlı ve en eski adalet arayışıdır. Bunun önüne kimse geçemez” dedi.
 
AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından 20 Mart 2021’de bir gece kararnamesiyle feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ne dair tepkiler bir yılı aşkın süredir devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi’nin feshinden bu yana en az 500 kadın katledilirken, kadınlar fesih kararının iptali için Danıştay’da çok sayıda dava açtı. Kadınların Danıştay’da açtığı grup davalarının ilki 28 Nisan’da, ikincisi 7 Haziran’da ve üçüncüsü de 14 Haziran’da görüldü. Danıştay’da 23 Haziran’da ise dördüncü duruşma görülecek.  
 
Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK) aktivisti Berrin Sönmez Danıştay’da, İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali yönünden görülen duruşmaları değerlendirdi.
 
‘Hukuka aykırılığı detaylı açıklandı’
 
Danıştay’da üç duruşma geçirdiklerini belirten Berrin, Danıştay 10’ncu Daire’nin tavrının saygılı olduğunu ifade etti. Bu durumun “Eğer heyet davacılara çok saygılıysa davamız kabul olmaz” yönünde bir görüş açığa çıkardığını kaydeden Berrin, bundan endişe duyduklarını söyledi. Ülkede hukukun üstünlüğünün olmadığını vurgulayan Berrin, “Danıştay’ın vereceği kararla İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin Cumhurbaşkanlığının verdiği kararı iptal etmekle ülkemizde hukukun üstünlüğünün mümkün olduğunu gösterecek. Bunu bekliyoruz Danıştay’dan. Yapılan savunmalar çok güzeldi. Hukuki, siyasi, toplumsal her yönden İstanbul Sözleşmesi’nin önemini anlattıkları gibi kararın hukuka aykırılığını da, Anayasa’ya, iç hukuka aykırılıkla ve yetkide, usulde paralellik ilkesiyle çok detaylı açıkladılar” şeklinde konuştu.
 
‘Cumhurbaşkanlığı adına yapılan savunmada kadınlar aşağılanıyordu’
 
Danıştay’da yapılan tüm savunmalarda Cumhurbaşkanlığı kararının yargılandığı ve bunun ülke demokrasisi açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Berrin, İstanbul Sözleşmesi’ne dair olumlu bir karar verilmesini beklediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı adına yapılan savunmalarda ise aksine bütün kadın örgütleri, kadınlar ve kararın iptalini isteyen davacıların her birini aşağılayan ve itibarsızlaştıran bir savunma yapıldığını söyleyen Berrin,  “14 Haziran’da görülen duruşmada buna dikkat edildi. Çünkü önceki duruşmada mahkeme başkanı tarafından ciddi azarlanmıştı. Buna dikkat etse de daha önce söylediklerini tekrarladı. Özellikle 6251 sayılı kararın (uygun bulma kanunu) önemli olmadığını söylemesi kabul edilebilir bir şey değil” diye belirtti.
 
‘Kararlarını savunamıyorlar’
 
İstanbul Sözleşmesi’nin uluslararası bir sözleşme olduğunun altını çizen Berrin, Cumhurbaşkanlığı adına yapılan savunmada “Bu kararda kamu yararı aranmaz” denildiğini hatırlattı. Buradaki çelişkiye dikkat çeken Berrin, “Cumhurbaşkanı kararını hiçbir gerekçe göstermeden tek cümle ile açıklamıştı fakat onun ardından İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ‘aile, toplum yapısı, manipülasyon’ denilmişti. ‘Eşcinsellik vurgusuyla manipüle ediyorlar’ demişti. Bu kendisi bir manipülasyondan ibarettir. Eğer uluslararası anlaşmalardan giriş-çıkışta toplum yararı düşünülmeyecek olsaydı, İletişim Başkanlığı’nın bu gerekçeleri yazılı olarak öne sürmesi, açıklaması mümkün değildi. Burada muazzam bir çelişki var. Kararlarını savunamıyorlar. Sadece Cumhurbaşkanı’nın her alanda yetkili olduğunu vurgulamak zorunda kalıyorlar. Allah hiç kimseyi böyle bir kararı savunmak durumunda bırakmasın” ifadelerini kullandı.
 
‘Kadın eşitlik mücadelesinin önüne kimse geçemez’
 
Danıştay’ın vereceği kararı hem ümit hem de endişeyle beklediklerini kaydeden Berrin, “Karar ne olursa olsun mücadelemize devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni mücadeleyle oluşturmuştuk. Şimdi mücadele ile tekrar kazanmak istiyoruz. Ama karar ne olursa olsun her halükarda kadın, eşitlik mücadelesi devam edecek. Kadın eşitlik mücadelesi yeryüzündeki en geniş kapsamlı ve en eski adalet arayışıdır. Bunun önüne kimse geçemez” sözlerine yer verdi.