Kadınlar Silopi’de yürüdü: Asla diz çöküp baş eğmeyeceğiz
- 18:30 25 Haziran 2022
- Güncel
ŞIRNAK – Kadın katliamlarına ve Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılara dikkat çekmek için polis engeline rağmen yürüyen kadınlar, “Kürt düşmanlığı ve kadın düşmanlığı üzerinden saltanatlarını sürdürmek istiyorlar. Bir yandan savaş ve tecrit politikalarını derinleştiriyorlar, diğer yandan sistematik bir şekilde asimilasyon politikalarını yürütüyorlar. Asla diz çöküp baş eğmeyeceğiz” mesajını verdi.
Tevgera Jinên Azad (TJA) kadın katliamlarına ve Federe Kürdistan Bölgesi'ndeki saldırılara dikkat çekmek için yürüyüş gerçekleştirdi. Şırnak'ın Silopi ilçesinde bulanan Sanat Sokağı'nda başlayan yürüyüşe Barış Anneleri Meclisi, Diyarbakır, Mardin, Batman TJA aktivistleri, Halkların Demokrati Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Nuran İmir, HDP Şırnak il ve ilçe örgütleri, Silopi Belediyesi Eşbaşkanı Adalet Fidan, İdil Belediyesi Eşbaşkanı Songül Erden. Cizre Belediyesi Eşbaşkanı Berivan Kutlu, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Figen Altındağ, Savur Belediyesi Eşbaşkani Gülistan Öncü, Derik Belediyesi Eşbakanı Mülkiye Esmez’in yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.
“Li dijî polîtîqayên şer ê taybet û dagirkerîyê em ê ciwakê biparêzin” pankartının açıldığı yürüyüşte, Federe Kürdistan Bölgesi’nde Türkiye’nin hava saldırısı sonucunda hayatını kaybeden çocukların, Kuzey ve Doğu Suriye’de katledilen Hevrîn Xelef ile birlikte Türkiye’de erkekler tarafından katledilen kadınların fotoğrafları taşındı. “Jin bi tekoşîna xwe da pergalê hilweşîne”, “AKP kadınlara ne getirdi? Savaş, katliam, tecavüz, şiddet, tecrit, yoksulluk” dövizlerinin taşındığı yürüyüşte sık sık, “Jin jîyan azadî” sloganları atıldı. Sanat Sokağı’nda yürüyüşe başlayanların önüne çevik kuvvet ile kapatan polis, yürüyüş için izin vermeyeceklerini söyledi. Bunun üzerine kadınlar oturma eylemine başladı. Kısa süreli bir gerginliğin ardından kadınlar yürüyüşlerine devam etti.
‘Diz çökmeyeceğiz’
Yürüyüşün ardından kadınlar adına basın metnini HDP Beytüşşebap İlçe Eşbaşkanı Beybun Aslan okudu. Savaş politikalarına karşı bir araya geldiklerini belirten Beybun, yıllardır zorbalıklarla iradelerinin teslim alınmaya çalışıldığına işaret etti. Sürgün, göç ettirme, gözaltı ve tutuklamalarla Kürt kadınlarına diz çöktürülmek istendiğine değinen Beybun, “Asla diz çöküp baş eğmeyeceğiz. Kürt düşmanlığı ve kadın düşmanlığı üzerinden saltanatlarını sürdürmek istiyorlar. Bir yandan savaş ve tecrit politikalarını derinleştiriyorlar, diğer yandan sistematik bir şekilde asimilasyon politikalarını yürütüyorlar. Bütün askeri güçlerini Kürt özgürlük mücadelesine karşı seferber etmişler. Bu gün yine Kürt kadınlarına karşı ayrı konseptle özel savaş politikalarını uyguluyorlar” ifadelerine yer verdi.
‘Mahkemeler AKP-MHP kontrolünde’
Beybun, Kürt kadınların özgürce yaşamak istediğine değinerek, bunun için kadınların eşitlik mücadelesini yürüttüklerini belirtti. Kadınların yürüttükleri mücadele ile egemenlerin bütün planlarını bozduğunu kaydeden Beybun, “Bugün binlerce Kürt kadın siyasetçi ve aktivist hapishanelerde esir alınmış durumda. Kadınlar toplumun erkek egemen zihniyetine karşı mücadelelerini sürdürüyor. Bunun için büyük engellemelere maruz kalıyorlar. Hile hurda ile Kürt genç kadınları uyuşturucu ve fuhuşa sürüklenerek intihara sürükleniyor. Bu kirli politikaları kabul etmeyen kadınlarda katlediliyor. Türkiye’deki mahkemeler tamamıyla AKP-MHP’nin kontrolü altına girmiş. Ayşe Gökhan, Leyla Güven ve yüzlerce kadın bunun için esir alınmış. Rojbin Çetin’in evi basılarak köpeklerle işkence yapıldı. Rojbin Çetin’e işkence yapanlar yargılanmadı bile” diye vurguladı.
Beybun, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Her yerde devletin bu kirli politikalarını teşhir edeceğiz. Bu saldırılarla Kürt kadınların mücadelesini engelleme ve Kürt kadın mücadelesinin dünya kadınları mücadelesi ile buluşmasını engellemeye çalışıyorlar. Fakat kadın mücadelesi hiçbir engeli tanımaz. Kürt kadınları hiçbir bedelden korkmuyor. Her geçen gün daha da örgütlenecek. Her koşulda bedenimizi, kimliğimizi ve kültürümüzü savunacağız.”
Açıklama slogan ve alkışlarla son buldu.







