Kadınlar Doğubayazıt’tan seslendi: Erkek faşizmine karşı direneceğiz
- 15:40 27 Haziran 2022
- Güncel
AĞRI - Bölgenin birçok kentinden kadınların katılımıyla bugün Doğubayazıt ilçesinde yapılmak istenen yürüyüş engellendi. Durumu protesto eden kadınlar, Kürt kadınlarına yönelik özel bir savaş konsepti yürütüldüğüne dikkat çekerek, “Kadınlar her yerde AKP-MHP ve erkek faşizmine karşı direnecek ve mücadele edecektir” mesajını verdi.
Tevgera Jînên Azad (TJA), Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Türkiye ve bölgede son zamanlarda artarak devam eden kadın katliamı ve şiddetine ilişkin basın açıklaması yaptı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Doğubayazıt İlçe Örgütü binası önünde yapılan açıklamada, katledilen kadınların fotoğrafları taşındı. Açıklamada, sık sık “Jin jiyan azadî” ve “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı. Açıklamaya, polisin tüm engellemelerine rağmen çevre illerden gelen çok sayıda kadın da katıldı. Sabah saatlerinden itibaren HDP ilçe binası ablukaya alınırken, çevre illerden gelen kadınları taşıyan araçlar ise sık sık durdurularak Genel Bilgi Taraması'ndan (GBT) geçirildi. Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine kadınlar ilçe binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklama sırasında kadınların seslerinin bastırılması için polis tarafından çevrede iş makineleri ve TOMA’ların çalıştırılması tepki çekti.
‘Kürt kadınlara yönelik özel savaş konsepti yürütülüyor’
Açıklamayı okuyan HDP İl Genel Meclisi Dilek Karataş, devletin bölgede uyguladığı savaş suçlarına ilişkin toplandıklarını belirterek, “100 yıllık devlet rejiminin devamcısı olan AKP-MHP ittifakı, saltanatını Kürt ve kadın düşmanlığı üzerinden inşa etmekten geri durmamıştır. Bir yandan savaş ve tecrit politikalarını derinleştirerek Kürt halkının diline, kimliğine, kültürüne yönelik her türlü asimilasyon politikalarını uygularken diğer yandan tüm askeri ve silahlı gücüyle Kürt özgürlük mücadelesine yönelik saldırıları derinleştirmiştir. Kürt kadınlara yönelik ise adeta özel bir savaş konsepti yürütmüştür” dedi.
Kürt kadınlarına dayatılan politikalar
Kürt kadın mücadelesine dönük saldırıların tesadüf olmadığını dile getiren Dilek, “Bunlar alenen yapılan saldırılar iken bir diğer saldırı dalgası adeta psikolojik harp yöntemi olarak sürdürülmektedir. Genç Kürt kadınlara devletin kolluk güçleri tarafından uyuşturucu, fuhuş ve en sonunda intihar dayatılmaktadır. Bu suçu işleyen kolluk ise elini kolunu sallayarak hala toplum içerisinde yaşamaya devam ederken, suçluya suçlu diyen kadınlar cezalandırılmaktadır” diye konuştu.
'Medya özel bir araç olarak kullanılıyor'
AKP-MHP erkek egemen iktidarının, bu kirli savaş konseptini hayata geçirirken yargıyı, medyayı özel bir araç olarak kullanmaktan geri durmadığını söyleyen Dilek, sözlerine şöyle devam etti: “Yandaşları aracılığıyla algı operasyonları yaratılarak kadına yönelik şiddetle mücadele başta olmak üzere, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılık ve eşitsizliği dayatan erkek egemen politikalara başkaldıran derneklerimiz, hedef haline getirilmektedir. Bağımsızlığını tamamen kaybeden yargı, AKP-MHP erkek iktidarının adeta sopası haline gelmiştir. Ayşe Gökkan, Leyla Güven ve buradan sayamayacağımız yüzlerce yoldaşımız bugün erkek yargı eliyle rehin alınmıştır. Şafak operasyonlarıyla arkadaşlarımızın evine yapılan baskınlarda her türlü işkence uygulanmaktadır. Rojbin Çetin yoldaşımızın evine yapılan baskında köpeklerle arkadaşımıza işkence yapılması bunun sadece bir örneği olurken, bu suçu işleyen kolluk ile ilgili hiçbir cezai işlem yapılmamıştır.”
İktidarın fotoğrafı
Devletin bölgede yürüttüğü özel savaş politikalarına değinen Dilek, “Gülistan Doku’nun failleri onun kaybedilişinde birincil şüphelisi, Zaynal Abarakov’u serbest bırakanlardır. Sakine Külter’in katilinin resmi bu ülkede Kürt kadınlarına her türlü zulüm ve işkenceyi meşru gören bu iktidarın fotoğrafıdır. Buradan sayamayacağımız yüzlerce Kürt kadın AKP-MHP erkek iktidarın Kürdistan’da yürüttüğü özel savaş politikalarının resmidir. Son olarak Pınar Gültekin’in katiline verilen iyi hal indirimi de iktidarın kadın düşmanlığını bir kez daha tescillemiştir. Yine Van’ın Başkale ilçesinde bir eve baskın yapan polislerin kadınlara işkence uygulaması özel savaş politikalarının bir parçasıdır” şeklinde konuştu.
‘Kürdüz, kadınız, buradayız’
Kadınlar olarak yürütülen kirli savaş politikalarını teşhir etmeye devam edeceklerini belirten Dilek, “Saldırılarda amaçlanan büyüyerek yayılan ve tüm dünya kadınları ile buluşan Kürt kadın özgürlük mücadelesinin engellenmesidir, yalnız bırakılmak istenmesidir. Ancak şu iyi bilinsin ki; Kürt kadın özgürlük mücadelesi ağır bedellere rağmen zulme karşı isyanını örgütlemekten bir an olsun vazgeçmemiştir, vazgeçmeyecektir. Özel savaş politikaları ile bizleri korkutmaya, sindirmeye çalışanlara en büyük cevabı kadın örgütlülüğümüzü ve mücadelemizi büyüterek tüm kadınlarla birlikte vereceğiz. Bedenimizi, kimliğimizi, dilimizi, kültürümüzü savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Buradan tüm kadınlara çağrıda bulunuyoruz. Kürt kadınlar üzerinden yürütülen bu politikalara karşı daha güçlü bir mücadele ağı kurmanın tam da zamanıdır. Gültan Kışanak’ın dediği gibi, ‘Biz kadınlar en büyük kariyerimizi sizin saltanatınızı yıkarak yapacağız.’ Ayşe Gökkan’ın dediği gibi, ‘Kürdüz kadınız, buradayız’“ ifadelerini kullandı.
‘Bu olağanüstü hali yaratanlar kadınların katledilmesini istiyor’
Ardından konuşan HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise, “Biz kadınlar, bugün Doğubayazıt’ta özel savaş politikalar, kadın cinayetleri ve Kürdistan’da yaşanan savaşa ilişkin basın açıklaması ve yürüyüş yapmak istedik. Ancak, bugün ilçede olağanüstü bir durum yaratıldı. Sabah saatlerinden itibaren partimiz ve tüm sokaklar adeta abluka altına alındı. Sesimizin çıkmaması için partimizin elektriklerini kestiler. Bu olağanüstü hali yaratanlar; kadınlar katliamlarına, cinayetlerine ve ölümleri olduğunda maalesef rollerini oynamıyorlar. Bu da bize gösteriyor ki AKP iktidarı kadınların katledilmesini istiyor. Çünkü kadınları katledenlere politikalarıyla destek veriyorlar. Eğer bu düşüncede olmasalardı bugün bu kadar olağanüstü bir hal yaratmazlardı” dedi.
‘Kürt kadınlarının her gün mücadelesi büyüyor’
Bölgenin her yerinden kadınların ilçeye gelmek istediğini ancak önlerinin kesilerek gelmelerinin engellendiğini söyleyen Dilan, “Halen birçok yerde arkadaşlarımız bekletiliyor. Buradan AKP-MHP iktidarına sesleniyoruz; 2022 yılının son 5 ay ayında 136 kadın katledildi, 300 kadın şiddete maruz kaldı. Tüm bu yaşananlara karşı maalesef iktidardan bir ses çıkmadı. Bu zihniyet; kadınların onlara itaat etmesini, özgürlük taleplerini dile getirmesini istemiyorlar. AKP-MHP iktidarı boyunca kadınlara yönelik katliam politikalarını destekliyorlar. Her gün Cumhurbaşkanlarından tutun ilçe başkanlarına kadar televizyonlara çıkıp kadın katliamlarını destekler konuşmalar yapıyorlar. Onlara itaat edecek kadın bulamayacaklar. Kadınlar her yerde AKP-MHP ve erkek faşizmine karşı direnecek ve mücadele edecektir. Kürt kadınlarının mücadelesi ve direnişi her gün büyüyor. Ondan dolayı bizim mücadelemizi bastırmak istiyorlar” diye konuştu.
‘Bu mücadele karşısında kaybedeceksiniz’
İktidarın Kürt kadınların iradesini kırmak için her türlü yola başvurduğunu kaydeden Dilan, “Musa Orhan davasında da gördük ki bu iktidar tacizleri, tecavüzcüleri koruyor, destekliyor ve sırtlarını sıvazlıyorlar. İpek Er böyle bir zihniyet tarafından katledildi. İki yıldan fazladır Gülistan Doku’nun akıbeti ortaya çıkmadı. ‘Her yer kontrolümüz altında’ diyen zihniyet neden Doku’nun nerede olduğunu bulamıyor? Kürt kadınlara yönelik bölgede özel savaş politikalarını derinleştirerek devam ettiriyor. Bilsinler ki; Kürt kadınları duruşu ve mücadelesiyle yaşamı değiştiriyorlar. Tüm dünya Kürt kadınlarının mücadelesini örnek alıyor. Siz de bu mücadele karşısında kaybedeceksiniz ve Kürt kadının direnişle düşeceksiniz” diyerek konuşmasını bitirdi.
Açıklama, “Jin jiyan azadi" sloganıyla sona erdi.







