Adalet Nöbeti’ndeki tutsak yakınları: Muhatabımız kim?

  • 14:36 30 Haziran 2022
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - Adalet Nöbeti’ndeki tutsak yakınları, bugüne kadar hiçbir taleplerine bir yanıt verilmediğini dile getirirken, "Bizim muhatabımız kim?" diye sordu. 
 
Hasta ve infazı yakılan tutsakların tahliyesi ve tecrit uygulamalarına son verilmesi amacıyla tutsak yakınları tarafından başlatılan Adalet Nöbeti, Diyarbakır, İzmir, Van ve İstanbul'da adliye binaları önünde yapılan açıklamalarla devam etti. 
 
İzmir 
 
İzmir'deki Adalet Nöbeti 81’inci gününde Bayraklı Adliyesi önünde devam etti. Nöbette, “Hak hukuk adalet”, “Biji berxwedana zindanan” sloganları atıldı. Nöbeti, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Konak ve Torbalı İlçe Örgütü temsilcileri ziyaret etti.
 
‘Aysel Tuğluk ve tüm hasta tutsaklar tahliye edilsin’
 
Nöbette ilk olarak söz alan HDP İzmir İl Örgütü’ne yönelik saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz, tecrit altındaki çocukları için adalet talebiyle eylem yaptıklarını ifade etti. Fehime, “Yeter artık çocuklarımızın üzerinden tecrit kaldırılsın, Türk devleti çocuklarımızın üzerinden elini kaldırsın. Hasta ve tahliyesi gelen çocuklarımız tahliye edilsin. Aysel Tuğluk ve onun gibi birçok hasta tutsak için buradayız. Biz tutsaklarımız salınana kadar burada olacağız, mücadelemize devam edeceğiz. Biz korkmuyoruz” dedi.
 
‘Savaşa son versinler’
 
Ardından söz alan Balıkesir Bandırma Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Mehmet Nezir Gümüş’ün annesi Hanife Gümüş, ne kadar dilekçe yazsalar da cevap alamadıklarını kaydederek, çocuklarının tahliyesini talep etti. Savaşa ve katliama son verilmesi gerektiğini vurgulayan Hanife, “Akıllarını başlarına alsınlar ve bu savaşa son versinler. Biz ne asker ne gerilla annelerinin ölmesini istemiyoruz. Telefon konuşmalarımızda sesi kesiyorlar. Bu davranışı kınıyoruz” diye konuştu. 
 
Diyarbakır 
 
Diyarbakır’da 227 gündür devam eden Adalet Nöbeti kapsamında tutsak yakınları adliye önünde bir araya geldi. Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), Tutuklu Hükümlü Aileler ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUAY-DER, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), HDP ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) üyeleri de ailelerin açıklamasına katıldı.  
 
‘Neden zulüm gözlüklerini takmışsınız?’
 
Nöbette konuşan tutsak yakını  Reşahat Ada, nöbetin 8 aydır sürdüğünü ifade ederek, “Çağrımız Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığınadır; Neden zulüm gözlüklerini takmışsınız? Neden gelip halimizi sormuyorsunuz? Yine siyasi partilerimize çağrımız var gelip sesimize ses olsunlar. Adalet ve barış istiyoruz. Bugün zor ve zulüm çocuklarımızın üstünde. İnfazları yakılıyor. Çocuklarımızın tabutlarını almak istemiyoruz” dedi. 
 
‘Çocuklarımızın infazları yakılmasın’
 
Cezaevlerinde yaşanan ölümlere işaret eden Reşahat,  “Bugüne kadar 18 tabut geldi. Şu dakikadan sonra tabut gelmesini istemiyoruz. Çocuklarımızın infazları yakılmasın, tedavileri yapılsın. Bu zulmü kabul etmiyoruz.  Çocuklarımızın onurlu mücadelesinin arkasında olacağız” sözlerini kullandı. 
 
‘Muhatabımız kim?’ 
 
Tutsak yakınlarından Herdem Mervani ise, 227 gündür muhatap bulamadıklarını dile getirerek, şu soruyu yöneltti:  “Bizim muhatabımız kim? Bugün kime sorsanız herkes bu soruna çözüm talep ediyor. Soruyoruz; Bu sorunu çözmek istemeyen kim? Bugüne kadar hiçbir talebimize cevap verilmedi. Bunun yanında hasta tutuklularımızı başka şehirlere sürgün ediyorlar. Aileler de cezalandırılıyor. Biz onların serbest bırakılacağı günleri bekliyoruz. Siyasi partilere sesleniyoruz; Ellerini vicdanlarına koysunlar, sesimizi duysunlar. Her geçen gün hasta tutukluların durumu daha da ağırlaşıyor. Bu tutuklulardan biri de babam. Sizin de babanız 30 yıl cezaevinde kaldı mı ya da siz hasta olan babanızı 30 yıl beklediniz mi?” 
 
İstanbul 
 
İnfazı yakılan ve hasta tutsaklar için yakınlarının her hafta İstanbul Adliyesi önünde sürdürdüğü Adalet Nöbeti eylemi bugün de sürdü. Tutsak  yakınlarının bu haftaki eylemine HDP milletvekilleri Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu ve Dilşah Canbaz ile HDP ilçe örgütleri de destek verdi. 
 
'Nöbet eylemi meşru' 
 
Nöbette açıklama yapan Züleyha Gülüm, cezaevlerinin her gün bir tutsağın yaşamını yitirdiği katliam evlerine dönüştüğünü belirtti. Tutsak yakınlarının bundan kaynaklı sürdürdüğü Adalet Nöbeti'nin meşru olduğunu dile getiren Züleyha, “Ya tutuklular intihara sürükleniyor ya da işkence ile katledildiği haberleri geliyor. Bugüne kadar cezaevlerinde iyi bir haber alma şansımız olmadı. Buna karşı anneler uzun bir süredir nöbetlerini sürdürmeye çalışıyor. Ama her hafta engellemeyle karşı karşıya kalıyor ya da valilik kararıyla yasaklanıyor" dedi. 
 
Züleyha konuşmasına devam ederken polis eylemin yasak olduğunu öne sürerek  engellemeye çalıştı.  Polisin  tavrına sert tepki gösteren Züleyha ,"Bu eyleme müdahale etmeniz hukuksuzdur. Eylem yasak bir eylem değildir. Annelerin sesini kısamazsınız" sözlerini kullandı. 
 
Gazetecilere engel 
 
Polis açıklamayı kalkanlarla ablukaya alarak engellemeye çalıştı. Eylemi görüntülemeye çalışan bir çok gazeteci de alandan uzaklastırılmaya çalışıldı. Bunun üzerine polis ve gazeteciler arasında itiş kakış yaşandı. Polisin tüm müdahalelerine rağmen gazeteciler, açıklamayı yapanların yanından ayrılmayarak yaşananları görüntüledi. 
 
‘Her hafta darp ediyorlar’
 
Polisin saldırısına tepki gösteren milletvekili Musa Piroğlu ve Züleyha Gülüm tutsak yakınlarının gözaltına alınmaması için direndi. Bu sırada polsiler tutsak yakınlarını fiziki olarak saldırdı. Tutsak yakınlarından Cemile Karakaş "Her hafta beni darp ediyorlar" diye tepki gösterdi. 
 
Bir gözaltı 
 
Polis saldırısı sonrasında HDP Bahçelievler İlçe Eşbaşkan Fatma Çatar gözaltına alındı. 
 
‘Neden rahatsız oluyorsunuz’
 
Abulka altında açıklamasına devam eden Züleyha Gülüm, "Görüyorsunuz annelerin seslerini duyurmaması için buradaki eyleme engel olmaya çalışıyorlar. Cezaevlerinde yaşananlar bilinmesin diye müdahale ediliyor. Ülkede hiçbir hukuk, Anayasal uluslararası sözleşme kalmadı. Hukuksuz bir şekilde sesimiz kısılmaya çalışılıyor. Gerçekten cezaevlerinde bir sorun yoksa neyi açıklamamızdan korkuyorsunuz. Madem öyle cezaevi kapılarını açın sivil toplum örgütleri tarafından denetlensin. Gerçekten tutuklulara kötü muamele yoksa bu tutukluları neden kapalı kapılar ardında tutuyorsunuz? Tutukluların aileleriyle yapmış olduğu telefon görüşmelerinde aktardığı işkenceleri burada dile getirmelerinden neden rahatsız oluyorsunuz?"  diye sordu.
 
Yargılanacaklar 
 
Cezaevlerinde yürütülen baskı ve işkence politikalarının farkında olduklarını kaydeden Züleyha şöyle devam etti: "Hergün cezaevlerinden çığlık sesleri geliyor. Cezaevlerinde yükselen sesin kamuoyuna yansımaması için buradaki açıklamayı engelliyorsunuz. Bu şeklilde tutuklu yakınlarının sesini kısmaya çalışacağınızı mı düşünüyorsunuz?  Cezaevlerinde yaşananlardan, her yaşanan zulümden Adalet Bakanlığı ve cezaevleri yetkilileri sorumludur. Bu yargı düzeni bir gün değişecek. Yargılanacağınızı düşünmüyor musunuz? Herkes işlediği suçlardan yargılanacaktır."
 
Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekti 
 
HDP Milletvekili Musa Piroğlu ise, ATK'nin iktidarın söylemleri doğrultusunda karar verdiğini hatırlatarak, hasta tutsak Aysel Tuğluk'un durumuna dikkat çekti. Musa, "Aysel Tuğluk çıkarıldığı mahkemede kendisine sorulan sorulara cevap veremiyor. Çünkü artık hastalığından dolayı kavrayamıyor. Ağır hastalığına rağmen bugün cezaevinde kalabilir raporu veriyor ATK. Bugün sadece siyasi tutsaklar yatmıyor cezaevlerinde. Binlerce hasta tutuklu yatıyor. Hapishanelerdeki bu cehennem bu ülkenin aynasından başka birşey değildir. Hapishanelerdeki bu durumu şimdi çevrenizde görüyorsunuz. Bugün HDP'liyseniz ve zulme başkaldırıyorsanız size herşey yasak. Bugün bu yaşananlara sessiz kalınırsa yarın bu yasaklar herkese yasak olur. Bugün bizlere yapılanlar ülkenin geleceğine yapılıyor demektir. Ülkede artık kimsenin can güvenliği  yoktur. Bizler hasta tutukluların yanında olmaya ve onların sesi olan yakınlarının sesi olmaya devam edeceğiz. Bütün işkenceciler eninde sonunda yargılanacaktır" dedi. 
 
Yapılan konuşmaların ardından nöbet eylemi sona erdi.
 
Van 
 
Ailelerin Van Adliyesi önünde yapmak istedikleri açıklama ise polis tarafından engellendi. Açıklama öncesi Van Adliyesi'nin önü polis tarafından ablukaya alındı. Adliye binası önünde aralarında HDP Van İl Örgütü, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van İl Örgütü, Van Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) üyeleri ile HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan’ın yer aldığı kitlenin bina önüne geçişi engellendi. 
 
Gerekçe: Valilik yasağı 
 
Van Valiliği’nin yasaklama kararını gerekçe olarak öne süren polis, grubun adliye binası önünde açıklama yapmasına izin vermedi. Aileler, polisin engelleme tutumunu alkışlarla protesto etti.