Danıştay kararına kadınlardan tepki: Mücadeleye devam!

  • 18:19 19 Temmuz 2022
  • Güncel
ANKARA - Danıştay kararına karşı yapılan açıklamalarda, kadınların kazanılmış haklarının hedef alındığı vurgulanırken, "Mücadeleye devam" mesajı verildi.
 
Danıştay'ın, İstanbul Sözleşmesi'nden geri çekilme kararının iptali istemini reddetmesinin ardından tepkiler büyüyor. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Müjde Tozbey, Danıştay 10’uncu Dairesi’nin, Ankara Barosu’nun açtığı İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının iptal istemini reddetmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sözleşmenin feshedilmesi kararına karşı açılan davalardan ilkine dair kararın açıklandığı hatırlatılan açıklamada, “Verilen kararda 02/03/2021 tarihli İnsan Hakları Eylem Planı’nda belirtilen kadına ve çocuğa yönelen şiddetle nasıl mücadele edileceğine dair eylem planı göz önünde bulundurulmuş ve bu eylem planı nedeniyle ülkemizde artık İstanbul Sözleşmesi’ne ihtiyaç kalmadığı belirtilerek sözleşmenin feshi işleminin yasal ve doğru olduğuna hükmetmiştir” ifadeleri kullanıldı.
 
‘Kadınların hak arayışlarına karşı bir karar’
 
İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinde hiçbir kamu yararı bulunmadığı gibi, usule uygun bir fesih işleminin de gerçekleşmediği vurgulanan açıklamada, şunlar belirtildi: “Usulen milletlerarası bir sözleşme, Meclis’te kabul edildiği gibi, yine Meclis aracılığı ile fesih edilebilir.  Hukuken ise kamu yararının olmaması ve ülkemizde kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelede etkin bir mücadele yürütülmediği için, sözleşmenin feshi ile şiddet daha da artacak ve daha fazla mağduriyetler ortaya çıkacaktır. Fesih kararı kadın mücadelesine ve kadınların hak arayışına karşı bir karardır. Danıştay 10. Dairesinin kararı da aynı politik sebeplere dayanmaktadır. Gerici iktidar tarafından kadınların güçlenmesi, şiddete karşı başkaldırması, iş hayatına katılması, boşanmak istemeleri, oy kullanmak istemeleri, sokağa çıkmak istemeleri gibi yaşamsal haklarının kullanılmaması istenmektedir.”
 
‘Boyun eğmeyeceğiz’
 
Dernek olarak karara boyun eğmeyeceklerine yer verilen açıklamada, “Ortada yalnız bir hukuksuzluk değil, kadının eşitlik ve özgürlüğüne karşı topyekun bir savaş ilanı olduğundan, biz de kadınların olduğu her yerde, evde, mahallede, işyerlerinde mücadele etmeye devam edeceğiz” mesajı verildi.
 
‘Tek adam tanımı tescillendi’
 
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka da yaptığı yazılı açıklama ile karara tepki gösterdi. Danıştay 10’uncu Dairesi’nde 3’e karşı 2 oy ile verilen kararda imzası bulunan hakim Lütfiye Akbulut’un AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) 1’inci Hukuk Müşaviri iken Danıştay’a atandığını hatırlatan Aylin, “Anlaşılan Akbulut, bu atamanın hakkını vermiş oldu. Kararın gerekçesinde, milletlerarası anlaşmaların feshedilmesi, sona erdirilmesi ve anlaşmalardan çekilme kararlarının Cumhurbaşkanının 'Türkiye Cumhuriyeti'nin Devlet Başkanı' sıfatıyla temsil yetkisi içerisinde olduğu yer alıyor. Bunun dayanağı olarak da ‘9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3’üncü maddesi ile bir Milletlerarası anlaşmayı onaylama veya sona erdirme konusunda Cumhurbaşkanına tam bir yetki tanınarak bu işlemler Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmıştır’ ifadesi kaydediliyor. Yani ‘Tek adam’ tanımımız bir kez daha tescillendi” dedi.
 
AYM’ye başvurulacak
 
Yetkide ve usulde paralellik ilkesinin yok sayıldığını söyleyen Aylin, şu ifadeleri kullandı: “Danıştay 10’uncu Dairesi ‘Padişahım sen çok yaşa!’ dedi. Anayasa bir kez daha ayaklar altına alındı. Saray’ın iradesi Meclis’in iradesinin üzerinde tutuldu. İç hukuk tükendiği takdirde Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağız. Hukuki mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Her koşulda ilk seçimlerden sonra kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden uygulamaya koyacağız. O zamana katledilen ve şiddet gören tüm kadınların vebali tek adamın sorumluluğundadır.”