Kadıköy’den hep bir ağızdan seslendiler: İstanbul Sözleşmesi biziz
- 19:54 23 Temmuz 2022
- Güncel
İSTANBUL - Danıştay kararına karşı Kadıköy’de bir araya gelen kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi bizim mücadelemizle yazıldı, onaylandı. Vazgeçmeye niyetimiz yok. İstanbul Sözleşmesi biziz” dedi.
İstanbul Sözleşmesini Uygula Kampanya Grubu, Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptal davasında verdiği karara karşı “İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz! Kararı geri çekin!” demek için Kadıköy Eminönü İskelesi önünde eylem gerçekleştirdi. Yüzlerce kadının katıldığı eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Hüda Kaya ve Züleyha Gülüm de destek verdi.
Eylemde, "Danıştay kararını tanımıyoruz, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz" dev pankartı açılırken "Dem Dema Azadiya jinan ê", "Yasalar sokakta yazılır", "Danıştay kararını tanımıyoruz", "İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz", "Bize örgütlü mücadele lazım", "Bu kararı alan Danıştay üyeleri suçludur", "Devlet coronodan daha öldürücü" ve dev kartonlarla harf harf “İstanbul Sözleşmesi biziz” yazılaması yazıldı.
Sloganlar yükseldi
Açıklama öncesi, İstanbul Sözleşmesi uygulandığı takdirde katledilmeyecek olan kadınların isimleri tek tek okunarak “burada” denildi. Kadınlar sık sık "Tesadüf değil erkek şiddetti", "Erkek vuruyor devlet koruyor" , "Kadınları değil erkek şiddetini engelle", "Erkek adalet değil gerçek adalet" , "Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz", "Erkek devlet şiddetine son" , “Geceleri de sokakları da terk etmiyoruz", "Hayır kabul etmiyoruz" ve “İnadına isyan inadına özgürlük" sloganları attı.
‘Şaşırmadık ama olağanlaştırmıyoruz’
Daha sonra kadınların hazırladığı ortak basın metni okundu. Metni Kampanya Grubu üyesi Rüya Kurtuluş okudu. "Danıştay’ın verdiği karara şaşırmadık" diyen Rüya, verilen kararın Türkiye'nin gidişatı açısından son derece kritik olduğunu ve önümüzdeki süreci belirleyecek bir karar olduğunu vurguladı. Türkiye’de erkek adaletin uzun zamandır kadınlar aleyhine işlediğinin altını çizen Rüya, "Sadece kadınlar açısından değil, toplumun her kesimi açısından adaleti arayacağı hukuki mekanizmalar halk üzerinde birer baskı aracına dönüşmüş vaziyette. Düşünün ki bütün gün AKPlilere sosyal medya üzerinden hakaret edildiğini farz edip sadece bu dosyalara bakan ağır ceza mahkemeleri var. Şaşırmadık ama olağanlaştırmıyoruz da. Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla çekilinmesini onaylayan kararı, Meclis’in yasama yetkisini Cumhurbaşkanı’nın keyfi kararnamelerle gasp edebileceğini hukuki içtihat haline getirebilecek niteliktedir" şeklinde konuştu.
Kabul etmiyoruz
İstanbul Sözleşmesi’nin temel insan hakları metni niteliğinde olduğunu hatırlatan Rüya, verilen kararın Anayasa’ya aykırı olduğunun altını çizdi. Verilen kararın kabul edilemeyeceğini vurgulayan Rüya, "Bu karar siz ne derseniz deyin, ülkede ne yaşanıyorsa yaşansın biz Danıştay’ı tek adama bağladık kararıdır. Kabul etmiyoruz. Tam iki yıl önce yine yaz aylarında bir grup tarikat ve cemaatin talebiyle İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme tartışmaları başladı. İki yıl önce yine burada Pınar Gültekin’in öldürülmesinin üzerine ‘bir kişi daha eksilmemek için İstanbul Sözleşmesi’ni uygula’ pankartıyla eylemdeydik. Maalesef geçtiğimiz günlerde yine bu meydanda Pınar Gültekin’i yakarak üstüne beton döken, katil Cemal Metin Avcı’ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından haksız tahrik indirimi uygulanarak 23 yıla indirilmesini protesto etmek için eylemleydik birçoğumuz. Geçen iki yılda sonuç ortada” dedi.
Failler Cumhurbaşkanı ve Danıştay
Türkiye'nin kadınlar ve LGBTİ+’lar için güvensiz bir ülke olduğunu belirten Rüya, faillerin korunduğunu söyledi. Sözleşmeyi fesheden Cumhurbaşkanı ve feshin iptalini reddeden Danıştay’ın kadınların maruz kaldığı şiddet ve katliamların faili olduğunu ifade eden Rüya, “Devlet en tepesinden mahkemesine, kolluğuna kadar bir suç örgütüne dönmüştür" diye ekledi.
Zaxo katliamı vurgusu
Türkiye'nin, Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zaxo kentinde yaptığı katliama da dikkat çeken Rüya, "Karşımızda adeta halka karşı açılmış bir savaşı yönetenler var. Bu savaşı yönetenler bugün kadınları ve LGBTİ+’ları haklarını gasp ederek öldürürken, sınır ötesine bomba yağdırarak sivillerin canını almaktadır. Elbette ki bu saldırılar karşısında bugüne kadar susmadık, geri adım atmadık bundan sonra da susmayacağız, direneceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nin feshi kararı da Danıştay kararı da hukuksuzdur, yok hükmündedir” ifadelerini kullandı.
Vazgeçmeye niyetimiz yok!
Kararı verenlere karşı “Bilsin ki onları oturdukları koltuklarda rahat bırakmayacağız” diyen Rüya, sözlerini şu ifadeler ile sonlandırdı: “Bir kez daha tane tane ve yüksek sesle söyleyelim: İstanbul Sözleşmesi bizim mücadelemizle yazıldı, onaylandı. Vazgeçmeye niyetimiz yok. Sözleşmede yazan her bir madde biziz, bizim mücadelemizle uygulanacak. Gücümüz haklılığımız, gücümüz dayanışmamız. İstanbul Sözleşmesi Biziz!”
Eylem alanındaki Hanifi Zengin teşhir edildi
Basın açıklamasının ardından kadınlar eylem alnında bulunan 20’nci İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nde kadınları taciz eden İstanbul Emniyeti Güvenlik Şube Müdürü Muhammed Hanifi Zengin’in ismini söyleyerek teşhir etti. Hanifi Zengin’in ismi duyulduğunda kitle tarafından yuhalandı.
Eylem sloganlar eşliğinde son buldu.









