KESK nöbetine kadınlardan katılım: Direnişimizi örgütleyeceğiz

  • 20:34 23 Temmuz 2022
  • Güncel
ANKARA - KESK’in Adalet Nöbeti’ne katılan kadınlar, ülkede son 6 yılda yaşanan hukuksuzluk ve adaletsizliklere dikkat çekerek, birbirlerinden güç aldıklarını ve direnişin büyütüleceğini söyledi. 
 
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK),  OHAL rejiminin 6’ncı yıl dönümüne ilişkin “OHAL sürüyor, adaletsizlik büyüyor!” şiarıyla başlattıkları Adalet Nöbeti 4’ncü gününde Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜMBEL –SEN) Genel Merkezi’nde devam etti. Nöbeti, Çankaya Kent Konseyi Kadın Meclisi Üyesi ve Anadolu Kadın Derneği Başkanı Zübeyde Ozanözü, Ankara Tabip Odası (ATO) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı ve LGBT+ Çalışma Grubu’ndan Dr. Ayşe Uğurlu, Kadın Savunma Ağı’ndan Buse Üçer ve Günebakan  Kadın Kooperatifinden Hülya Kılıç ziyaret etti.
 
‘OHAL’de kadınlar sokağa çıktı’
 
Nöbette söz alan KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, kadınlara yönelik kürtaj hakkının engellendiği, tecavüz faillerinin mağdur ile evlendirilmesi halinde verilecek ceza indirimlerine karşı kadınların verdiği mücadeleyi anımsattı. Kadınların yaşamlarına yöneltilen saldırılara karşı kadınların büyük bir direniş verdiğini söyleyen Şükran,  “OHAL’in ilk dönemlerinde kadına karşı çıkarılan yasaklara karşı mücadele ettik. Biz kadınlar o dönemde bütün yasaklara rağmen hiçbir toplumsal muhalefet sokağa çıkamazken inatçı direngen duruşumuzla eylemlerimizi etkinliklerimizi yaptık. OHAL döneminde iktidarın geri adım attığı nadir dönemlerden birisidir. Ben İstanbul Sözleşmesine dönük saldırı da böyle bir rövanş alma halinde. Onur yürüyüşlerini barbarca engelleyerek, gerçek yüzlerini ortaya koydular. Tüm bu hukuksuzluk bir yerde bitecek” dedi.
 
‘Mücadelemizi örgütleyeceğiz’
 
Ardından söz alan KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher Koyuncu, OHAL sürecinde yaşanılan hukuksuzluklara dikkat çekti. “Adaletsizliğin sürdüğü yerde direniş büyür” diyen Döne, “Biz bugün OHAL sürüyor adaletsizlik büyüyor diyoruz. Adaletsizliğin büyüdüğü yerde direniş de büyür. Direnişin büyüdüğü yerde kırılması gereken iktidardır. Faşizmin tek adam rejiminin kendisidir. OHAL’in devam eden saldırılarına fiili uygulamalarına rağmen mücadelenin bir adım gerisine düşmedik gerisine de düşmeyeceğiz. Direnişimizi mücadelemizi örgütleyeceğiz” diye belirtti. 
 
6 yıldır neler gördü bu ülke?
 
İstanbul Sözleşmesi’ne dair söz alan ATO üyesi Ayşe Uğurlu,  filen OHAL sürecinin yaşandığını ama kadınlarla el ele vererek güçlü olduklarını kaydetti.  Ayşe, Ankara Kadın Platformu’nun İstanbul Sözleşmesi’ne dair Sakarya Meydan’ında yapmak istediği basın açıklamasına dönük polis engelini de hatırlattı. Ayşe, “Son 6 yıldır yaşanan sistematik insan hakları ihlalleri şimdiye kadar yaşanmadı. Cizre’de çocuğunu derin dondurucuda bekletip defnedemeyen anneler gördü bu ülke. Sokak ortasında kalan cenazeyi alamayıp çürümeye bırakan anneler gördü bu ülke.  Zırhlı araçların arkasında insanlar bağlanıp sürüklendiğini gördük. Büyük patlamaları yaşadık. Bütün bunlar bilinçli politikalar ile ilerledi. İnsan haklarının kadın haklarının dibine gelmiş durumdayız.  Mücadele edip birlikte davranmak zorundayız. Bu ülkeyi kadınlar kurtaracak. Kadınların yaratıcılıklarını direngenliklerini iki gün önce de gördük. İyi ki kadınlar var” ifadelerini kullandı. 
 
‘İstanbul Sözleşmesi’ni kimse bize lütfetmedi’
 
Son olarak Kadın Savunma Ağı üyesi Buse Üçer de Ankara’da polis baskısına değinerek şunları kaydetti: “Ankara’da çok ciddi bir baskı, faşizm ve polis şiddeti var. Kadınlar olarak özel olarak buna da direniyoruz. Bu konuda birlikte mücadele yollarını da buluyoruz. Kadınlar olarak çok yaratıcıyız ve birbirimize sıkı sıkı tutunmayı biliyoruz. Özellikle İstanbul Sözleşmesi’ne saldırıldığı bu pandemi sürecinde ciddi bir şekilde birlikte hareket etmenin kadın ve LGBT+ örgütlerin beraber hareket edeceği zeminleri yaratmanın yollarını bulduğumuza inanıyorum. Bize bu yolları bulduğumuzu gösteren en güzel şey sokaklardaki canlılık. Faşizme karşı mücadelede mutlaka birlikte hareket etmek zorundayız. Tüm bu mücadeleleri feminist öz savunmamızla birleştirerek beraber yol alınabileceğini düşünüyoruz. İstanbul Sözleşmesi herhangi bir uluslararası sözleşme değil. Bu sözleşmeyi kimse bize lütfetmedi.”
 
Konuşmaların ardından kadınlar KESK emekçilerini kutlayarak ayrıldı.