15 kurum ve kuruluştan Dedeoğulları katliamına ilişkin açıklama

  • 12:15 30 Temmuz 2022
  • Güncel
ANKARA - Dedeoğulları’nın katledilişlerinin 1’nci yıl dönümünde açıklama yapan 15 kurum ve kuruluş, Kürtlere yönelik ırkçı saldırılara dikkat çekerek, “Hâkim siyaset kurumunun tepkisiz kalışı zaman zaman söylemleri bazı basın-yayın kuruluşlarının toplumsal ayrıştırmayı besleyen tutumlarıyla birlikte failler açısından yaratılan cezasızlık zırhı olduğu aşikardır” dedi. 
 
Ankara’nın Meram ilçesinde 30 Temmuz’da Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin Mehmet Altun tarafından katledilmesinin yıl dönümünde 15 kurum ve kuruluş yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, komşuları olan iki aile arasında 10 yıldır sistematik ırkçı saldırıya maruz kalan Dedeoğullarına dönük güvenlik önlemlerinin alınmadığı, etkili soruşturma yürütülmediği ve faillerin “korunmaya alınmasının” katliamın önünü açtığı kaydedildi. 
 
‘Failler adeta korundu’
 
Dedeoğulları ailesinin 12 Mayıs’ta aynı failler tarafından saldırıya uğradığı kaydedilen açıklamada, “Dedeoğulları ailesinin basına da yansıyan beyanlarında geçtiği üzere failler Dedeoğulları ailesine hitaben, ‘biz ülkücüyüz siz Kürtleri buradan kaldıracağız’ diyerek saldırmışlardır. Olay tarihinde ağır yaralanan Yaşar Dedeoğulları ifadesinde, ‘şahıslarla aralarında 10 yıldır husumet olduğunu, husumetin sebebinin Kürt mevzusundan kaynaklandığını’ ifade etmişti. Basına yansıyan sürecin en başından itibaren gerek yetkililerin gerekse Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayın aydınlatılmasının ırkçı saiklerin cezalandırılmasının önünü kesen açıklamaları ve yaklaşımları 30 Temmuz tarihinde 7 kişilik bir ailenin katledilmesi ile sonuçlanmıştır” denildi. 
 
Cezasızlık zırhı
 
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Öncesinde ırkçı bir saik bulunduğu hususunda belirtiler olmasına rağmen katliamın gerçekleştiği ilk andan itibaren gerek adli merciler gerekse idari yetkililer tarafından olayın ‘ırkçı saiklerle ilgisi olmadığına yönelik’ açıklamalar, yargıya açık müdahale anlamına gelmiş ve yargılamaların seyri de ona göre şekillenmiştir. Süregelen bir şekilde, Kürt kimliğine yönelik nefret söylemi ve yaygınlaşan şiddet eylemlerinin adli olaylar olarak görülmemesi gerekir. Sadece geçtiğimiz sene 28 Temmuz tarihinde Ankara’nın Elmadağ ilçesinde Kürt bir aileye saldırıldığı 21 Temmuz tarihinde Konya’nın Meram ilçesinde en az 60 kişi olan bir grup tarafından Kürt aileye silahla saldırıldığı, aile fertlerinden 43 yaşındaki Hakim Dal’ın öldürüldüğü, yine 20 Temmuz tarihinde Ankara’nın Altındağ ilçesinde Karslı Kürt bir aileye saldırıldığı bilinmektedir. Bunlar sadece aynı dönem yaşanan ırkçı saldırılardır. Her sene mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan Kürtlere yönelik gerçekleştirilen saldırılar, Deniz Poyraz’ın katledilmesi ve daha birçok saldırı aynı kaynaktan beslenmektedir. Bu kaynağın ırkçı tutumlar karşısında hakim siyaset kurumunun tepkisiz kalışı zaman zaman söylemleri bazı basın-yayın kuruluşlarının toplumsal ayrıştırmayı besleyen tutumlarıyla birlikte failler açısından yaratılan cezasızlık zırhı olduğu aşikardır. 
 
Dedeoğulları’nın katledilmesinin 1’nci yıl dönümünde aşağıda imzası bulunan kurum ve kuruluşlar olarak; ırkçı saikle işlenen suçların insanlığa karşı işlenen suçlar kategorisinde yer aldığını hatırlatıyor, yargı organların bu ağır suçların yargılamalarında alışılmış cezasızlık pratiğine son vermek suretiyle etkin bir yargılama süreci yürütülmesi talebimizi yineleyerek katliamda hayatını kaybeden 7 insanımızı saygı ve rahmetle anıyoruz”
 
 Açıklamada imzası bulunan kurum ve kuruluşlar şöyle: “Adıyaman Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Çağdaş Hukukçular Derneği, Dersim Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkari Barosu, İnsan Hakları Derneği, Muş Barosu, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Siirt Barosu, Urfa Barosu, Şırnak Barosu, Toplum ve Hukuk Araştırmalar Vakfı, Van Barosu”