Nöbetteki aileler İmralı tecridine karşı mücadele çağrısı yaptı
- 17:18 30 Temmuz 2022
- Güncel
İSTANBUL - Adalet Nöbeti eyleminde cezaevinde yaşanan hak ihlalleri ve ölümlere dikkat çeken tutsak yakınları, ihlallerin son bulması için PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması gerektiğini belirtti.
Hasta ve infazları yakılan tutsaklar için ailelerin başlattığı “Adalet Nöbeti” eylemi, bu hafta İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dönük yapılan basın toplantısıyla sürdü. Toplantıya tutsak yakınlarının yanı sıra Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Züleyha Gülüm, Dilşat Canbaz ile Musa Piroğlu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AN YAKAY-DER), Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER), Cumartesi Anneleri, Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eşbaşkanı Kadriye Doğan, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ) üyeleri ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi katıldı.
Cezaevlerinden 20 cenaze çıktı
Toplantıda ilk olarak söz alan MATUHAY-DER Eşbaşkanı Nesim Özkan, cezaevlerinde özellikle son bir yıldır ciddi hak ihlallerinin yaşandığını belirterek, son bir yılda cezaevlerinde 20 tutuklunun yaşamını yitirdiğini aktardı.
Ailelerin Adalet Nöbeti’ne çağrı
Cezaevlerinde yaşanan ihlallere karşı tutsak yakınlarının derneklerine başvurarak, demokratik eylemler için kendilerinden yardım talebinde bulunduğunu belirten Nesim, “Anneler Çağlayan Adliyesi’nde 4 aydır ‘Adalet Nöbeti’ eylemleri gerçekleştirdiler. Bu süre zarfı boyunca aileler polislerce saldırıya uğrayarak işkence gördüler. Gözaltı araçlarında saatlerce bekletilip darp edildiler. Anneler adalet talepleri için işkence yapıldı. Onların bu talebi suç sayıldı. Şunu söylemek istiyorum ailelerin bu talepleri suçsa biz de o suçu işleyeceğiz. Onların yürüttüğü bu eylemleri güçlendirmemiz gerekiyor. Bundan sonra aileler nereyi uygun görürlerse biz oraya gidip onlara eşlik edeceğiz” ifadelerini kullandı.
İmralı tecridi
Cezaevlerinde yaşanan ağır hak ihlallerinin nedeninin PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen ağır tecritle bağlantısına dikkat çeken Nesim, “Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin önüne geçmek istiyorsak Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını sağlamak zorundayız” dedi.
İşkenceye rağmen nöbeti sürdürecekler
Adalet Nöbeti eylemini sürdüren hasta tutsak yakını Kumri Akgül, yaşanan hak ihlallerine karşı “artık yeter” demek için nöbet başlattıklarını belirtti. Yaklaşık bir yıldır adalet talebi için birçok noktada eylemler gerçekleştirdiklerini kaydeden Kumri, bu süre zarfında çok fazla fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kaldıklarını aktardı. Kumri, kendisiyle beraber üç tutsak yakının daha adalet talebi ile eylemlerini sürdürdüklerini belirtti. Kumri, tutsak yakınları olarak gördükleri işkenceden dolayı bugün psikolojik tedavi gördüğünü belirterek, “Tüm kurumlara giderek sesimizin yükseltilmesi için yardım talebinde bulunduk. Bize istedikleri kadar işkence etsinler bizler talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Eylemlerimizi bundan sonra her hafta başka bir kurumda yapacağız” dedi.
İmralı tecridi son bulmalı
Abdullah Öcalan üzerindeki tecride de değinen Kumri, “İmralı tecridinin son bulması gerekiyor. Hem cezaevlerindeki tutuklular için hem de Öcalan üzerindeki tecride dur demek için kurumlarımızın destek vermesi gerekiyor. Tek bir kişi dahi kalsak bu eylemimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Hanife Yıldız: Annelerin acıları aynı
Cumartesi Annesi Hanife Yıldız da adalet talep eden tutsak yakınlarıyla çocuklarının kemiklerini arayan annelerin yaşadığı acıların aynı olduğunu belirterek, “Hep diyorum nerede bir adalet arayışı varsa biz oradayız. Aradığımız adalet sadece kendi çocuklarımız için değil herkes için. Bundan dolayı herkesin bir araya gelerek adalet talebi sesini yükseltmemiz gerekiyor” şeklinde çağrıda bulundu.
Musa Piroğlu: Adalet toplumsal mücadele ile gelir
HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu da ülkede bir bütün olarak yoksulluk, hukuksuzluk ve adaletsizlik sorunu olduğunu kaydetti. Annelerin eylemine dönük işkenceye de dikkat çeken Musa, “Toplumun bir bütünen direnme gücünü kırmak ve toplumu teslim almaktır. Bundan dolayı Şenyaşar Ailesi’nin adalet arayışı, Cumartesi Annelerinin adalet arayışı, tutuklu yakınlarının adalet arayışı yine Çorlu tren kazasındaki ailelerin adalet arayışı bu toplumun vicdanının arayışıdır. Adalet ancak toplumsal bir mücadele ile kurulur” dedi.
Esengül Demir: Eyleme destek olmalıyız
HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir ise hasta tutsakların zulme uğramasının nedeninin cezaevlerinde sergilenen direnişin dışarıda karşılık bulmamasından dolayı yaşandığını söyleyerek, “Annelerin yaşadığı zulme hepimiz yakinen tanıklık ettik. O süreci hepimiz gördük. Ailelerin taleplerine karşı duran anlayışa karşı beraber hareket etmeliyiz. Buradan çıkaracağımız sonuç ile annelere destek olmalıyız” diye belirtti.
Yapılan konuşmaların ardından siyasi parti ve kurum temsilcileri söz alarak yakın dönemde alınacak olan eylem kararlarında tutsak yakınlarının yanında yer alacaklarının belirtti.









