ÖHD: Êzîdî soykırımı için hukuki süreç yürütülmedi
- 13:49 3 Ağustos 2022
- Güncel
DİYARBAKIR - Êzidî soykırımının yıl dönümüne ilişkin açıklama yapan ÖHD, Êzîdî kadınların DAİŞ tarafından zorla alıkonulması ve köleleştirilmesinin sistemin sürdürdüğü saldırıların tekrarı olduğunu belirterek, "Aynı tehdit Efrin ve Serekaniye’de bugün hala devam etmektedir” dedi.
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Şengal’de Êzîdîlere yönelik DAİŞ tarafından gerçekleştirilen soykırımın 8’inci yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yayınladı.
‘Binlerce kadın ve çocuk köle olarak pazarlarda satıldı’
Êzîdî toplumunun “74’üncü Ferman” olarak adlandırdığı son soykırımda binlerce Êzîdî’nin katledildiği anımsatıla açıklamada, binlerce Êzîdî kadın ve çocuğun DAİŞ tarafından kaçırıldığı ve dinlerinin zorla değiştirildiği belirtildi. Açıklamada, “Binlerce kadın ve kız çocuğu DAİŞ tarafından zorla alıkonuldu, pazarlarda ‘savaş ganimeti olarak satılarak’ köleleştirildi. Bu köleleştirme politikalarında kadınların sadece iradeleri değil, bedenleri de esir alındı. Şengal’de kırımdan geçirilenler sadece kadınlar değildi, bir bütün olarak Êzîdî toplum duydu; ancak zorla alıkonulanların büyük çoğunluğunun kadınlar ve kız çocukları olması tesadüf değildir. Çünkü tarihteki bütün savaşlarda ilk olarak kadın bedeninin, doğrudan şiddetin hedefi haline gelmesi ve işgal/fetih alanı olarak görülmesi erk/devletçi sistemin en eski ve hala güncel olan temel bir sömürü biçimidir. Bu sömürü biçimi Nijerya’da, Kürdistan’da, Afganistan’da, Vietnam’da ve dünyanın birçok farklı yerinde her seferinde defaatle ısrarla savaş politikası olarak uygulanmıştır. 2014’te Êzîdî kadınların DAİŞ tarafından zorla alıkonulması ve köleleştirilmesi de binlerce yıllık bu sistem saldırılarının tekrarıdır. Aynı saldırılar, Efrin ve Serekaniye’de bugün hala devam etmektedir” diye kaydedildi.
‘Êzîdî soykırımı için hukuki süreç yürütülmedi’
3 Ağustos 2014’te Şengal’de Êzidî toplumuna yönelik gerçekleştirilen bu katliamın, “Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi” ve “Roma Statüsü’nün” soykırım tanımıyla uyuştuğu belirtilen açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Bu katliamın, uluslararası kurumlar tarafından hazırlanan raporlarda ‘soykırım’ olarak tanımlanması ve ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde ele alınması önemli gelişmeler olmasına rağmen; bugüne kadar başta Türkiye hükümeti olmak üzere diğer dünya ülkeleri ve uluslararası mekanizmalarca hala Êzidî toplumuna yönelik gerçekleştirilen soykırıma karşı uygulanması gereken hukuki süreçler işletilmemiştir. Soykırımın üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen Êzîdî toplumunun yaraları sarılmamış ve uluslararası düzeyde etkili bir mücadele hayata geçirilmemiştir.
Herkesi mücadele etmeye çağırıyoruz
Bizler ÖHD üyeleri olarak, soykırım uygulamalarına maruz bırakılan Êzîdî toplumunun acılarını paylaşıyor ve başta kadınlar olmak üzere; bedenlerini, topraklarını, yaşamlarını korumak ve toplumunu savunmak için direnen ve bütün baskılara rağmen topraklarını terk etmeyerek demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir yaşam inşa etmeye çalışan bütün Êzidî toplumunun mücadelesini selamlıyoruz. Ayrıca, katliam motivasyonunu ve ideolojik referansını kadın düşmanlığından alan Êzîdîlere yönelik saldırısının, uluslararası düzeyde ‘soykırım’ olarak tanınması ve 3 Ağustos tarihinin ‘Kadın Kırımı ve Soykırıma Karşı Uluslararası Eylem Günü’ olarak ilan edilmesi çağrısını yineliyor ve herkesi soykırımlara karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”









