6 kurumdan adil yargılama çağrısı

  • 13:52 3 Ağustos 2022
  • Güncel
 
ANKARA - Hukuk, sağlık ve insan hakları alanında çalışma yürüten 6 kurum aylardır ölüm orucunda olan tutsaklar Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için ortak açıklama yaparak Bakanlığa çağrıda bulundu.
 
Türk Tabipleri Birliği (TTB) İnsan Hakları Kolu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), adil yargılanma talebi ile ölüm orucunda olan tutsaklar Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım için "Cezaevlerinde Yaşam Hakkı ve Sağlık Hakkı Mücadelesi Toplumun Her Kesiminin Sorumluluğudur, Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ın Yaşamasını İstiyoruz" başlıklı basın toplantısı düzenledi.
 
TTB Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıya TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, ÇHD Genel Başkanı Murat Yılmaz, ÖHD Ankara Şube Eşbaşkanları Şevin Kaya ile Fevzeddin Korkmaz, ATO Yürütme Kurulu üyesi Ayşe Uğurlu, İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen, SES Ankara Şube Eşbaşkanı Kubilay Yalçınkaya ile düzenleyici örgütlerden çok sayıda kişi katıldı.
 
Açıklama metnini ATO Yürütme Kurulu üyesi Ayşe Uğurlu okudu.
 
Durumları ağır
 
Sibel ve Gökhan'ın KHK ile ihraç edilmesinin ardından "İşimi geri istiyorum" eylemine katılmaları nedeniyle tutuklandıklarını belirten Ayşe, adil yargılanma talebiyle açlık grevi eylemine başladıklarını hatırlattı. Sibel'in 228 gündür açlık grevinde olduğunu vurgulayan Ayşe, "Avukatının 29 Temmuz 2022 tarihli ziyaretinde sağlık durumuna ilişkin olarak; açlık grevine 85 kilo olarak başladığı, 24 Temmuz 2022 tarihinde tartıldığında 46 kilo olduğunu bildirmiştir. Sibel Balaç görüşmede 'oturmakta güçlük çektiğini, baş dönmesi, çarpıntı, kulak çınlaması, sürekli mide bulantısı yaşadığını, ağız içinde ve çenesinde yaralar çıktığını, el ayak yanmaları ve uyuşmaları yaşadığını, zaman zaman ellerinin üst kısmında kırmızı-kahverengi noktalar çıktığını bu noktaların sonra genişleyerek kabuk bağladığını, ardından dökülerek sedef gibi bir beyazlığın ortaya çıktığını' ve ayrıca 'Türk Tabipleri Birliği’nden gelecek bağımsız bir heyet haricinde hekimlerle görüşmeyi kabul etmeyeceğini' ifade etmiştir. Gökhan Yıldırım bugün itibariyle 222 gündür açlık grevinde. Avukatının 29 Temmuz 2022 tarihli ziyaretinde sağlık durumuna ilişkin olarak; açlık grevine 62 kilo olarak başladığı, son ölçümde 42 kilo çıktığını bildirmiştir. Gökhan Yıldırım görüşmede; 'Ellerinde, ayaklarında, bacaklarında yanmalar olduğunu, ayak tabanında üşüme, dizlerine dek yanma hissettiğini, vücut ısısının dengeli olmadığını, yüzünde, ellerinde, ayaklarında ve sırtında renk değişikliği, kahverengi lekelenmeler, kırmızı ve geçmeyen yaralar gibi cilt lezyonlarının olduğunu, ağzında, çenesinde kuruluğa bağlı yaralar olduğunu, avukat ve aile görüşüne tekerlekli sandalyeyle gelebildiğini, uykusuzluk çektiğini, gardiyanlar tarafından saat başı kontrol edildiği için de uykusunun bölündüğünü ve bu tacizden rahatsız olduğunu' ifade etmiştir" dedi.
 
'Sağlık durumları bizi endişelendirmekte'
 
Eylemcilerin sağlık durumlarındaki olumsuzlukların kendilerini endişelendirdiğini kaydeden Ayşe, "Bu bulgular insan sağlığı için geri dönüşümsüz bir sürecin belirtisi olabilir. Sağlık, emek ve meslek örgütleri, insan hakları örgütleri ve hukuk örgütleri olarak bizler Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın yaşam hakkının korunması için başta adil yargılanma hakkı olmak üzere taleplerinin bir an evvel karşılanarak eylemlerini sonlandırmaları için gerekli koşulların acilen sağlanması gerektiğini vurguluyoruz. Ayrıca kamu otoritesinin açlık grevinde olanların sağlık durumunu ağırlaştıran, hekimleri de zorlayan önceki tutumlarını da dikkate alarak hatırlatmak isteriz ki; açlık grevine katılan kişinin sözlü ve yazılı beyanına aykırı bir müdahalede bulunulamaz, hayatî tehlikenin varlığı öne sürülerek, kendi istekleri dışında zorla beslenemez ya da tedavi edilemez. Bu durum “insanlık dışı veya onur kırıcı nitelikte muamele” anlamına gelir. İşkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye tabi olmama hakkı mutlak bir haktır ve hiçbir koşulda ihlal edilemez" ifadelerini kullandı.
 
Bakanlığa çağrı
 
Dünya Tabipler Birliği Malta Bildirgesi hatırlatan Ayşe, kimsenin zorla tıbbi müdahaleye maruz kalamayacağını belirtti. Ayşe, "Açlık grevleri, biz sağlıkçıların, hukukçuların, insan hakları kurumlarının çok uzun yıllardan beri gündeminde olup; sağlıkçıların gözetiminde yapılan açlık grevlerinin, kişilerin sağlıklarında daha az komplikasyonlara neden olduğunu gözlemlemiş bulunuyoruz. Bu yüzden Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın acil olarak bağımsız bir sağlık kurulu tarafından ziyaret ve muayenelerinin edilmesini yapılmasını talep ediyoruz. Açlık grevlerine yol açan ihlal koşullarının, iletişim kanallarını açık tutarak temel hak ve özgürlükleri merkeze alan bir şekilde düzeltilmesi ile ölümü aşmak mümkündür. Bu nedenle Adalet Bakanlığı’nı kişilerin taleplerine kulak vermeye ve sorunu çözecek adımlar atmaya davet ediyoruz. Adil yargılanma hakkı da sağlık hakkı kadar yaşamsal bir hak olup, bu hakkın önünde durmak yerine yetkilileri iletişim içinde çözüm bulmaya çağırıyoruz" şeklinde konuştu.
 
Kelepçeli yeni uygulama: Kolluk muayenede olacak
 
Ardından söz alan TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, "Cezaevleri uzun zamandır sağlık sorunlarının yaşandığı ancak Bakanlığın kulak tıkadığı bir sorun. Yeni bir tasarı ile karşı karşıya olduğumuzu geçen hafta öğrendik. Kelepçeli muayene ile muayene esnasında kolluğun içerde bulunmasına ilişkin bir yasa çıkarıldı. 2011'den bu güne yeniden ayrımcılığı içeren bir düzenlemeyle karşımıza geliyorlar. Bunun yanı sıra ATK'nin tarafsız ve bağımsız olmaması nedeniyle infaz ertelemeler aksıyor. Adil yargılama hakkı talebiyle insanların ölmemesi bekleriz. Ancak şimdiye kadar Adalet Bakanı hiçbir refleks göstermiş değil. Oysa biz biliyoruz ki açlık görevleri iletişimle sonlanabilecek şeyler. İletişim kurulmalı bir an önce ve adil yargılanma hakkı ile Sağlık hakkının gözetilmesini bekliyoruz" diye belirtti.
 
'Yaşam hakkı korunsun'
 
İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen de İHD olarak uzun zamandır insan hakları noktasında çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, "Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ın durumunu da yakından takip ediliyoruz. Durumları oldukça ciddi. Cezaevlerinde ağır hak ihlallerinin sonlanması hepimizin görevi. Yaşam hakkının korunmasını talep ediyoruz" dedi.
 
'Sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz'
 
ÇHD Yönetim Kurulu üyesi Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı ise Gökhan için infaz erteleme talebinde bulunduğunu ve bunu yetkililere ilettiklerini ifade etti. Durumlarının kötü olduğunu vurgulayan Nazan "Ayağa kalkmakta zorlanıyor. Artık bu ülkede yargılanmadan bahsedilemez. İnsanların özgürlükleri gizli tanıklarla, hukuksuzluklarla ortadan kaldırılıyor. Biz sesimizi yükseltmeye devam etmek durumundayız" dedi.
 
Açıklama konuşmaların ardından sona erdi.