İzmir’de ‘sessiz’ yürüyüşle Ferman protestosu

  • 18:44 3 Ağustos 2022
  • Güncel
 
İZMİR -  İzmir’de beyazlar giyerek sessiz gerçekleştirdikleri yürüyüşte Êzidî soykırımını protesto eden kadınlar, Şengal’e dönük tehditkâr ve saldırgan politikalardan vazgeçmesi çağrısında bulundu.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) İzmir, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Kadın Meclisi 2014 yılında DAİŞ tarafından Şengal’e yönelik gerçekleştirilen katliamın 8’inci yıldönümünde Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde bulunan Eski Halkbankası önünde bir araya gelerek Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne kadar sessiz ve tek sıra halinde  protesto eylemi düzenledi. Beyaz giysileriyle eyleme gelen kadınlar ellerinde katliam esnasında Şengal Dağı'na sığınırken çekilmiş Êzidîlerin fotoğraflarını taşıdı. 
 
“3 Ağustos  Êzidî soykırımını lanetliyor güneşi doğuran kadınları selamlıyoruz” yazılı pankartın taşındığı eylemde kadınlar sık sık “Soykırım insanlık suçudur”, “Êzidî kadınlar isyanımızdır”, “Êzidî halkı yalnız değildir” “Yaşasın halkların eşitliği” ve Êzidî  halkına özgürlük” sloganları attı. Basın açıklamasını kadınlar adına Ayşe Özdamar okudu. 
 
‘Binlerce Ezidi kamplarda yaşamaya devam ediyor’
 
Soykırımın her yıl dönümünde Êzidîlerin acılarının yeniden tazelendiğini söyleyen Ayşe “İŞİD mensupları 3 Ağustos 2014'te, Êzidî  Kürtlerin yaşadığı Musul’un Şengal ilçesi ve çevresine saldırı düzenlemiş ve işgal etmişti. Binlerce Êzidî Kürt’ü katletmiş, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 6 bin 410 kişiyi ise kaçırmıştı. Saldırıdan kaçan yüzbinlerce Êzidî ise Şengal Dağı’na, Kürdistan Bölgesi ve Rojava’ya sığınmıştı. Hala binlerce Êzidî Kürdistan Bölgesi’ndeki kamplarda yaşamaya devam ediyor” diye konuştu. 
 
‘Kaçırılanların birçoğunun akıbeti hala bilinmiyor’
 
DAİŞ’in tüm dünyanın gözü önünde Êzidî Kürtleri topluca katletmesinin, kaçırdıklarına “savaş ganimeti” muamelesi yapmasının, sistematik işkence ve cinsel saldırıda bulunmasının insanlık suçu olduğunu vurgulayan Ayşe “Kaçırılanların ise birçoğunun akıbeti hala bilinmemekte. Êzidî soykırımında esas olarak kadınlar hedef alındı. Köle tacirleri tarafından seks kölesi olarak kullanıldı, mağdur edildi ve katledildi. Erkeklerin birçoğu hakkında ise hala bilgi alınmamakta” şeklinde ifade etti. 
 
‘Belçika ve Hollanda soykırımı tanıdı’
 
Êzidîlerin 3 Ağustos 2014'teki saldırıyı "74’üncü ferman" olarak adlandırdığını ifade eden Ayşe “Sivil toplum kuruluşları yakın tarihte yaşanmış bu insanlık suçunun ‘soykırım’ olarak tanınması için çeşitli düzeylerde çalışmalar yürütüyor ve uluslararası topluma Êzidîlerin sesini duyurmak için çabalıyor. 6 Temmuz 2021’de Hollanda parlamentosu, 15 Temmuz 2021’de ise Belçika, Êzidî Kürtlere yönelik gerçekleştirilen katliamları soykırım olarak tanıdı” diye belirtti. 
 
‘Şengal’e dönük tehditkar politikadan vazgeçilmeli’
 
Êzidîlere yönelik DAİŞ zihniyetiyle gerçekleşen ve süreklileştirilen saldırıları kınadıklarını ve Êzidî halkının varlık mücadelesini desteklediklerini beyan eden Ayşe “Türkiye, Êzidî katliamını soykırım olarak tanımalı, Şengal’e dönük tehditkâr ve saldırgan politikalardan vazgeçmelidir. Katliamın ardından Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Êzidîlerin güven içerisinde yaşamlarını sürdürmeleri sağlamalıdır. Halen IŞİD’in elinde esir tutulan Ezîdî kadın ve çocukların özgürleşmesi için uluslararası düzeyde çabalar ortaya konulmalıdır” dedi. 
 
Hak yerini buluncaya kadar özelde kadınlar, genelde özgür ve eşit bir toplumun arayışçıları olarak örgütlü mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Ayşe, Êzidî halkının yanında olduklarını söyledi. 
 
Açıklama sloganlarla sona erdi.