Filiz Budak: Ortadoğu’da Kürtler olmadan barış olmaz

  • 09:04 31 Ağustos 2022
  • Güncel
 
MAXMUR - Dünya Barış Günü’ne ilişkin konuşan Maxmur Halk Meclisi Eşbaşkanı Filiz Budak, Ortadoğu’da bugün de Üçüncü Dünya Savaşı’nın yaşandığını belirterek, gerçek barışın demokratik ulus projesi ile mümkün olduğunu, bunun öncüsünün de PKK Lideri Abdullah Öcalan olduğunu söyledi.
 
1 Eylül Dünya Barış Günü savaş ve çatışmalarla karşılanıyor. Başta Ortadoğu halkları olmak üzere, dünya halkları savaşların durması ve gerçek barışın gelmesi için mücadelesini de sürdürüyor. Maxmur Halk Meclisi Eşbaşkanı Filiz Budak, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesi ile ajansımıza konuştu.
 
‘1 Eylül’de Kürdistan’ın her yerinde savaş olduğunu görüyoruz’
 
Egemenlerin demokrasi, barış ve eşitlik kavramlarını sıklıkla dile getirdiklerini belirten Filiz, ancak bunların içeriğinde egemenlerin kendi çıkarlarını esas almak olduğunu kaydetti. “Dünya Barış Günü’nde Kürdistan’ın her yerinde savaş ve katliam var” diyen Filiz, “Ortadoğu’da bugüne kadar 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Kürt halkı için barışçıl bir adım atılmadı. Ortadoğu’da şu anda Üçüncü Dünya Savaşı yaşanıyor. Diğer yandan da Kürt halkı katliamdan geçiriliyor. Kürdistan’da, katliam, talan ve işgal politikaları yürütülüyor. Dünya Barış Günü olarak tanımlanan bugünden, biz Kürt halkı olarak nasibimizi hiç almadık. Bugünü o yüzden egemenler kendi çıkarlarına göre dizayn etmişler. Diyebilirim ki Ortadoğu’da bu savaşa katılmayan veya savaştan olumsuz olarak etkilenmeyen ülke yok. Bu savaş, Arap Baharı ile başladı ancak tüm Arapları bir kriz ve kaosun içine soktu, savaşla yüz yüze bıraktı. Tunus, Libya, Afganistan’dan Irak’a oradan Suriye’ye kadar her yerde yıkım var. Bu ülkelerde kim kendisini barışçıl ve arabulucu olarak gösteriyor? 1 Eylül’ü Dünya Barış Günü olarak belirleyenlerdir bunlar. Kurtarma adı altında bu egemenler ve güçler Ortadoğu’ya geldi. Bu ülkelerde, bu topraklarda kendileri için faydalandılar. Bu topraklarda yaratılan değerler üzerine kendi askeri güçlerini konumlandırdı” ifadelerini kullandı.
 
‘Gelip bu ülkeleri parçalıyorlar’
 
Ortadoğu için asla bir çözüm geliştirilmediğini söyleyen Filiz, “Bu güçler Dünya Barış Günü’nü ilan eden güçlerdir. Gelip bu ülkeleri parçalıyorlar. Halkları birbirine düşman ediyorlar.  Kalıcı, çözülmeyen bir savaş başlatıyorlar ve bunun üzerine de ticareti geliştiriyorlar. Bunu yaptıkları gibi bir de kendilerini dünyada bir arabulucu güç gibi gösteriyorlar. Bu manevi olarak topluma büyük bir darbe vuruyor.  Yine silah satışı yapıyorlar. Burada bir rant, maddi kazanç elde ediyorlar. Kendine bir misyon biçiyor, ne zaman isterse savaşı durduruyor, ne zaman isterse savaşı başlatıyor. Burada çözüm gücü olmak yerine Beko gibi halklar arasında sürekli bir karmaşa ve savaş çıkarıyorlar. Halkları, ulusları birbirine düşman ediyorlar, birbirlerinin kültürünü talan etmelerine neden oluyorlar. Şimdi bu topraklarda Avrupa ülkeleri, ABD Ortadoğu’da kendilerini barışçıl, arabulucu, kurtarıcı gibi yansıtıyor. Topluma öyle göstermeye çalışıyor.  Ancak kaos ve kriz geliştiriyorlar. Bunu özellikle de Irak’ta çok açık bir şekilde görüyoruz. 2003 yılından bu yana ABD, Irak’a ve Güney Kürdistan’a hiçbir şekilde çözüm getirmiş değil. O günden beri ne devlet kendisini toparlayabildi ne başa gelen siyasi partiler bir huzur getirdi ne de parlamento toparlanabildi. Yine Mısır ve Tunus’ta da aynı şekilde. Buralardaki çeteler, kendilerini barışçıl güç olarak yansıtıyor ancak  bu güçler tarafından bu ülkelerde bombalar patlatılıyor. İntihar saldırıları gerçekleşiyor. Kültür talan ediliyor. Göçlerle Ortadoğu boşaltılıyor. Eğer bugün binlerce insan Avrupa sınırlarında botlarda suda boğularak yaşamını yitiriyor, evlerini terk ediyorsa bunun sebebi Ortadoğu’da ulus devletleri kuranlardır. Ancak diğer yandan da kendilerini barışçıl olarak yansıtıyorlar. Irak’a geldik, kurtaracağız, barışı getireceğiz diyorlar. Ancak 2000 yılından bu yana Irak, Mısır, Tunus, Libya, Afganistan, Pakistan’da huzur yok. Savaş olmayan ülke yok.  Burada sadece kendi çıkarlarını esas alıyorlar” değerlendirmesi yaptı. 
 
‘Yaklaşımları samimi değil’
 
Kendilerini barışçıl güçler olarak tanıtanların onlar için hiçbir anlam ifade etmediğini söyleyen Filiz, şunları dile getirdi: “Çünkü hiçbir pratikleri yok. Eğer barışçıl bir güç olsa 20 yıldır Irak’taki krizi çözerdi. İşte 10 yıldır Rojava’ya girmişler. Ne Efrîn ne de Serêkaniyê işgalinin önünü aldılar. Yine demokratik özerkliğin ilan edildiği diğer yerlerin işgalinin önünü almadılar. Tüm değerlerden faydalanıyor. Kürdistan’ın petrolünden faydalanıyorlar. Ama kendisini Rojava’yı koruyan bir güç olarak tanıtıyor. Fakat Rojava’da katliamlar yaşanıyor. Türk devleti her türlü saldırıları yapıyor. Türkiye de NATO’nun bir üyesi. Bu devletlerin yaklaşımları samimi değil. Her gün Kürdistan’ın coğrafyası talan ediliyor. Hiçbir Avrupa ülkesi ya da ABD bunun için bir şey yapmıyor. Bir çağrılarını görmedik. Bugün Kürdistan’ın bir parçasına yönelik kimyasal silah kullanılıyor ancak hiçbir yaptırım uygulanmıyor. Kim bu silahları Türkiye’ye veriyor? Elbette bu uluslararası güçler. Bunu yapan güç kendisini barışçıl olarak tanıtamaz.  Ancak ne yazık ki böyle tanıtıyor.” 
 
‘Öncelikle PKK Lideri özgür olmalı’
 
Gerçek barış ve çözümün gelmesi için PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgür olması gerektiğine dikkat çeken Filiz, “Mevcut koşullarda gerçek barışın gerçekleşmesi için öncelikle Kürt Halk Önderi’nin özgür olması gerekir. Bu ağır tecrit koşullarında insan barıştan söz edebilir mi? Bizim irademiz bu gün fiziki olarak esir alınmış. 4 ülke Kürdistan’ı işgal etmiş. Kürdistan işgal altında oldukça ve Önderliğimiz esir oldukça, yine Kürdistan’da kimyasal silahlar kullanıldıkça insan bir barıştan söz edemez. Bu felaket olur. İşgalciler bu topraklardan çekilince, kendilerini barışçıl olarak tanıtan güçler Türkiye’ye silah satmaktan vazgeçtiğinde, Kürdistan’ı işgal eden devletlere silah ambargosu konulduğunda ve en önemlisi Önder Apo ile ne zaman müzakere masasına oturulsa o zaman doğru bir barıştan söz edebiliriz” şeklinde konuştu.  
 
‘Kürt halkı çok bedel verdi’
 
Kürt halkının barışın gerçekleşmesi için çok bedel verdiğini dile getiren Filiz, “Kürt halkı canını, malını verdi. Bu yüzden uluslararası toplum Kürt halkının taleplerine kulak vermeli. Yıllardır kendi topraklarında bu halk yabancı gibi yaşıyor. 28 yıldır Maxmur Kampı’nda mülteciler. Önderliğimiz 24 yıldır tecrit altında. Ancak yine de tüm çabası barış için” diye belirtti.
 
‘Ortadoğu’da Kürtler olmadan barış olmaz’
 
Ortadoğu’da Kürt halkı olmadan bir barışın gerçekleşemeyeceğini belirten Filiz, “Ortadoğu topraklarının büyük bölümü Kürdistan’dır. Bazı istatistiklere göre 70 milyon Kürt var. Böyle bir halkı sen yok sayamazsın.  Ortadoğu’da mevcut sistemin alternatifi yok. Yalnızca demokratik ulus projesi bir alternatiftir. Bunun öncüsü de Sayın Abdullah Öcalan’dır” dedi.
 
‘Alanlara çıkalım’
 
Kendilerinin ve tüm halkların onurlu bir şekilde yaşamalarını istediklerini dile getiren Filiz, son olarak “Bugün vesilesi ile tüm halkların savaş ve katliamların son bulması için alanlara çıkmasını istiyoruz” çağrısı yaptı.