Meral Danış Beştaş: Türkiye ‘Ben hukuku uygulamıyorum’ dedi
- 09:01 3 Eylül 2022
- Güncel
ANKARA - Türkiye’nin Abdullah Öcalan için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne verdiği cevabı değerlendiren HDP’nin hukukçu milletvekillerinden Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, hukukta “muafiyet” diye bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, Türkiye’nin açık açık, “Hukuk var ama ben uygulamıyorum. Anayasa var ama ben dinlemiyorum” dediğini söyledi.
İmralı’da tutulan ve 3 yıldır avukatları ile görüştürülmeyen PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan 17 aydır da hiçbir haber alınamıyor. Avukatların, hemen hergün Bursa İnfaz Hakimliği’ne yaptıkları başvurulara ise ya cevap verilmiyor ya da “disiplin cezaları” iddiasıyla olumsuz yanıt veriliyor.
Görüşme talepleri farklı gerekçelerle reddediliyor
18 Ağustos 2021’de verilen 3 aylık aile görüş yasağının sona ermesine rağmen, avukatların yeniden yaptığı başvuru Bursa İnfaz Hakimliği, Abdullah Öcalan’a verilen başka cezaların olduğunu öne sürerek avukatların taleplerini reddetti. Bursa İnfaz Hakimliği’nin verdiği kararlar doğrultusunda avukatlar, Anayasa Mahkemesine (AYM) başvuru yaptı. AYM de henüz bir cevap vermiş değil.
Türkiye’den Bakanlar Komitesi’ne yanıt: Umut hakkından muaf
Görüşme taleplerin sürekli reddedilmesine dair, Asrın Hukuk Bürosu avukatları Abdullah Öcalan için 9 Ağustos 2022 tarihinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne (AKBK) başvuruda bulundu. Abdullah Öcalan’ın umut hakkından yoksun bırakıldığı belirtilen başvuruda, AKBK, Türkiye’ye 2022 Eylül ayı sonuna kadar süre vererek savunma istedi.
‘Umut hakkından muaf’ cevabı
Türkiye, 30 Ağustos tarihinde Avrupa Bakanlar Komitesi’ne cevap vererek, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin şartlı salıverilmesinin mümkün olduğunu ancak istisnai olarak bazı suçlar bu olasılıktan muaf tutulmuştur” yanıtını vererek, Abdullah Öcalan’ı umut hakkından muaf tuttuğunu belirtti. Türkiye ayrıca daha önce verdiği yanıtları tekrarlayarak, 1 Ekim 2021 tarihinde sunduğu Eylem Planı’na atıfta bulundu. Yanıtta, Eylem Planı’nda avukatların yaptığı başvuruda yer alan hususlara ayrıntılı yer verildiğini belirtti
Hukukçu ve aynı zamanda Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili olan Meral Danış Beştaş, Türkiye’nin AKBK’ye verdiği cevabı değerlendirdi.
AİHM’in Abdullah Öcalan’a dönük kararı
Türkiye’de idam cezasının kaldırıldığını belirten Meral, yerine ağırlaştırılmış hapis cezası getirildiğini söyledi. Ağırlaştırılmış müebbet cezası alanların cezaevinde bir süre geçirdikten sonra tahliye edildiğini belirten Meral, “Ölüm cezası olmadığına göre, Abdullah Öcalan’da dair ne zaman çıkacağına dair bir öngörünün olabilmesi, umudunun olabilmesi gerektiği, genel hukuk çerçevesinde ve Avrupa İnsan Hakları kapsamında değerlendiriliyor. AİHM kararının Sayın Öcalan’a ilişkin verdiği karar da tam da bunu söylüyor. Ne zaman çıkacağı, ne kadar kalacağı ki 23 yıldır cezaevinde, buna dair hiçbir bilginin verinin ya da yazışmanın yasal olarak bunu karşılayacak bir hükmün olmaması gerekçesiyle bu konuda yasal bir düzenlemenin olması gerektiğini ifade ediyor” dedi.
‘Muhafiyet kavramı diye bir şey olamaz’
AİHM’in Abdullah Öcalan’a dönük bir ihlal kararı verdiğini ama geçen süre zarfında AİHM kararı doğrultusunda Türkiye’nin iç hukukunda yasal bir düzenleme yapması gerektiğine dikkat çeken Meral, “Abdullah Öcalan dahil diğer ağırlaştırılmış hapis cezası alan hükümlülere de bunun uygulanması gerekiyordu. Bugüne kadar bir düzenleme yapılmadı. Bunun üzerine avukatlar ve kurumlar ikinci bir başvuru yaptı. Türkiye’nin, Bakanlar Komitesi’ne vermiş olduğu yanıt tam anlamıyla ‘biz hukuku uygulamaktan vazgeçtik, hukuku uygulamıyoruz’ cevabıdır. Muafiyet diye kavram olamaz hukukta. Herkes için hukuk uygulanıyor. Hukukun, hukuk kurallarının uygulanmayacağı hiçbir kimse olamaz. Anayasanın 10’ncu maddesine göre iç hukukta da uluslararası hukukta da Türkiye’nin taraf olduğu bütün sözleşmelerde yasa önünde herkesin eşit olduğu güvence altına alınmıştır” diye belirtti.
‘AKP ve MHP’nin geldiği noktayı gösteriyor’
Türkiye’nin Avrupa Bakanlar Komitesi’ne, “Abdullah Öcalan umut hakkından muaftır” cevabının “Ben hukuk kuralarını uygulamıyorum, ben Anayasayı uygulamıyorum, eşitsiz bir yaklaşım içindeyim’i” ilan ettiğine vurgu yapan Meral, “Hukukun uygulanmadığını bizler biliyoruz, sonuçta fiilen bir çok kararda İmralı’daki tecrit sisteminin de hukuksuz olduğunu gayet iyi biliyoruz, yaşıyoruz. Türkiye verdiği cevapla bunu itiraf etmiştir. ‘Hukuk var ama ben uygulamıyorum, anayasa var ben dinlemiyorum, yasa dışı bir şekilde tecridi devam ettiriyorum’ demektir. Bunun hiçbir şekilde kabul edilmemesi gerekiyor. Yüzyıllardır süregelen bir ihlal silsilesi var. Temel olgulardan biri de eşitlik ilkesidir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde bugüne kadar eşitlik ilkesi vazgeçilemez temel bir ilkedir. Bu açıklama, AKP ve MHP iktidarının geldiği noktayı da gösteriyor” ifadelerini kullandı.
‘Demokratik kamuoyunun itirazlarını yükseltmesi lazım’
Meral, Türkiye’nin Avrupa Bakanlar Komitesi’ne verdiği cevaba ilişkin avukatların ve baroların hukuki girişimlerinin devam edeceğini söyledi. Türkiye’de hukuktan söz eden herkesin Türkiye’nin kararına itiraz etmesi gerektiğinin altını çizen Meral, “Hukuk herkese lazımdır. Sadece Kürtlere, kadınlara, çocuklara ve Sayın Öcalan’a değil, hukuk herkese lazım. Bugün bunu yapanlar hukukun kendilerine de lazım olacağını akıllarından çıkarmamalılar. Türkiye’deki bütün demokratik kamuoyu ve demokrasi güçlerinin de ‘ben hukuku uygulamayacağım’ savunmasına karşı itirazlarını yükseltmesi gerekiyor” sözlerini kullandı.








