Lanzarote Sözleşmesi hedefte
- 09:03 3 Eylül 2022
- Güncel
İSTANBUL - İktidarın, İstanbul Sözleşmesi’nin ardından çocuğun üstün yararını gözeten Lanzarote Sözleşmesi’nin hedef almasının yaratacağı sonuçlara dikkat çeken Klinik Psikolog Prof. Dr. Gülten Sönmez Seber, cinsel istismarın suç olmaktan çıkartılmaya çalışıldığını söyledi.
Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi için tedbir almayan AKP-MHP iktidarı, kadınların mücadeleleri sonucu, elde edilen kazanımları da ortadan kaldırılıyor. En son AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çıkardığı kararname ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı alındı. İstanbul Sözleşmesi’nden sonra, bu sefer de çocukların cinsel istismar, sömürü ve şiddetten korunması için devletlere sorumluluk yükleyen uluslararası bir sözleşme olan Lanzarote Sözleşmesi hedefte. Tam adı “Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan Sözleşme, Türkiye’de 10 Eylül 2011’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Sözleşme tehdit altında
Kadın örgütleri yıllardır Türkiye’nin bu sözleşmeye uyması için mücadele veriyor. Geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine dair Danıştay’a görüşlerini ileterek, İstanbul Sözleşmesi’nden çekinilmesinin, aynı zamanda CEDAW ve Lanzarote Sözleşmesi’nin uygulanmasını tehdit ettiğini belirtti. Uzmanlar, kadınların ve çocukların yaşamını koruyan sözleşmelerin bütünlüklü olarak uygulanması gerektiğini de dile getirdi.
İstanbul Sözleşmesi’nin ardından Lanzarote Sözleşmesi’nin de kaldırılmaya çalışılmasına dair konuşan Klinik Psikolog Prof. Dr. Gülten Sönmez Seber, sözleşmenin kaldırılması durumunda oluşacak sorunlara dikkat çekti.
Faillerin serbest bırakılması için prova
İktidar tarafından Lanzarote Sözleşmesi’nin ortadan kaldırılması, çocukların yaşadıkları cinsel istismar ve sömürünün görmezden gelinmesi için 2016 yılında çeşitli çalışmalar yapıldığını ancak kadınların tepkisi sonucunda bundan vazgeçildiğini söyleyen Gülten, “Pandemi döneminde çocuğa yönelik cinsel istismar suçlularını affedebilmek için çalışma yapıldı. İstanbul Sözleşmesi gibi Lanzarote Sözleşmesi’nden de çıkmak gerektiği söylendi. Cinsel istismar affı konusunda gündem oluştu. Daha sonra İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı verildi. Şimdi de Lanzarote Sözleşmesi’nden çıkma planları yapılıyor. Konu ısıtılıp önümüze getiriliyor. Bunu çocuklar, kadınlar ve toplum için çok sakıncalı görüyorum. Cinsel istismar suçundan dolayı tutuklanan sanıkların affedilebilmeleri için bir prova bu” dedi.
‘Sözleşme sayesinde yasalar çıkartıldı’
Lanzarote Sözleşmesi’nin kadınlar ve çocuklar için olan önemine değinen Gülten, sözleşmede yer alan maddelerin çocukların istismardan korunması için parlamentoya yasalar yapma konusunda baskı oluşturduğunu ifade etti. Gülten, “Çocukları, kadınları ve aileleri korumak amacıyla ortaya koyulan Avrupa Komisyonu’na ait önemli bir sözleşme. Parlamentoda yasalar çıkartıldı. Cinsel istismara maruz kalan çocukların bir defa psikologlarla beraber hakim tarafından dinlenmesine ve tekrar tekrar mahkemeye çıkmaması bu sözleşme sayesinde ortaya kondu. Çocukların anaokulundan başlamak üzere kendilerini korumaları için bilinçlenmelerini sağlamaları için 5’te 1 kampanyasının uygulamaları için yerel yönetimlere görev verir. Bir de ailelere görev vermiştir duyarlı olmaları için” diyerek sözleşmenin içeriğine değindi.
Cinsel suçlar suç olmaktan çıkarılmak isteniyor
Sözleşmenin amacının çocukları cinsel istismardan korumak, farkındalık yaratmak, ülkeleri aydınlatmak ve eğitim programları geliştirmek olduğunu ifade eden Gülten, ancak sözleşmenin çocuklarda bilinç oluşturulması için ön gördüğü 5’te 1 kampanyasının eğitimde uygulanmadığını söyledi. Gülten, devamında şunları konuştu: “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi 2008’den başlayarak uzun yıllar uygulamıştır ama Milli Eğitim ile ilişkiler soğuyunca bu proje yarıda kaldı. Daha sonra bizlerin teşviki ile Gaziantep’te, Mersin’de, İstanbul’da ve pek çok ilde uygulanmaya çalışıldı. Ama Türkiye çapında bir yaygınlaşma olanağı bulamadı. Lanzarote Sözleşmesi göz ardı ediliyordu ama parlamentoda her sene Çocuk Hakları Günü’nde gündeme getiriliyordu. Fakat daha sonra sözleşme unutulmak istendi. Bunun amacı cinsel suçları suç olmaktan çıkarma arzusudur. Sivil toplum örgütleri ve EŞİK olarak buna karşı çıkacağız.”
‘Çocuk cinsel istismara rıza göstermez’
Sözleşmenin kaldırılması sonucunda çocuğa yönelik gerçekleşen cinsel istismarın rızaya dayalı olarak tanımlanabilmesi riskine değinen Gülten, “Mahkemelerde de bazen yanlış bir karar olarak ‘cinsel istismara müsaade etti’ tarzında söyleniyor ama bu sakıncalıdır. Çocuk asla cinsel istismara müsaade edip rıza gösteremez. Rıza gösterdiğini iddia eden ebeveynin cezalandırılması lazım. Çocuk çocuktur. Çocuğun kendini koruması için ebeveynlerinin, toplumun, sistemin korumasını sağlamak gerekir. Çocuklar tek başına kendilerini bu konuda yetiştiremezler. İstismar sadece cinsel değildir. Sömürü, çocuk ticareti, kaçakçılığı, erken yaşta evlilikte çocuk istismarının içine girer. Bu kavramları yasalar doğrultusunda güncelleştirmemiz lazım” diye belirtti.
Sözleşme kaldırılırsa yaşanacaklar
Çocuk istismarının ve sömürüsünün aile içinde de çok fazla yaşandığını dile getiren Gülten, “Cinsel istismar aile içinde de yoğunlukta. Ebeveynler, amcalar, dayılar gibi kişiler tarafından da ortaya çıkabilir yani birçok istismar biçimi vardır ”dedi. Gülten devamında da sözleşmenin kaldırılması durumunda yaşanacakları şöyle anlattı: “TCK’de ve Medeni Kanun’da çocukları koruyan madde var. Bunları işler hale getirmek gerekiyor. Lanzarote kalktığı zaman artık erken yaşta evlilik, çocuk sömürüsü, çocuk işçiliği gibi pek çok şey gündeme gelecek. Yapılan provalar, erken yaşta evlenmekten ceza almış birini çıkartmak için. İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırdık Lanzarote’yi, Medeni Yasayı da kaldıralım düşüncesi art arda akla gelebilir. Onun için hem İstanbul Sözleşmesi’nin hem de Lanzarote’nin yürürlükte kalmasını her fırsatta ifade ediyoruz.”








