Gözaltındaki gazeteciler Danimarka basınında: Sansüre karşı ses yükselt

  • 16:34 27 Ekim 2022
  • Güncel
 
ANKARA - Danimarka merkezli Solidaritet Gazetesi, özgür basına yönelik saldırıları kınadıklarını açıklayarak, "Türk Devleti ifade özgürlüğünü ve gazeteciliği vahşice bastırıyor" dedi. 
 
Danimarka merkezli Solidaritet Gazetesi, bugün yayınladığı yazısında gözaltına alınan 11 gazeteciye ilişkin Türkiye'yi kınadı ve gazetecilere destek verdi. 
 
Talimat ile hareket ediyorlar
 
Solidaritet, Türkiye yargısının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla hareket ederek özgür basına operasyonlar düzenlediğini söyleyerek, gazetecilerin yanında olduklarını bildirdi. Solidaritet, "Gazetemiz, Erdoğan'ın özgür basına yönelik saldırılarını şiddetle kınıyor. Türk devleti ifade özgürlüğünü ve gazeteciliği vahşice bastırıyor. Despot Erdoğan'ın son saldırı dalgasını şiddetle kınıyor ve tutuklu gazetecilere tam desteğimizi sunuyor" açıklaması yaptı.
 
'Gözaltılar daha büyük bir operasyonun parçasıdır'
 
Basın ve ifade özgürlüğünün uzun yıllardır sürdüğünü belirten Solidaritet şu sözlere yer verdi: "Bağımsız Kürt haber kuruluşu Mezopotamya Ajansı'ndaki meslektaşlarımızın vahşice saldırıya uğradığı, gazeteci Berivan Altan'ın Ankara'daki evine baskın düzenlenerek gözaltına alındığı dikkatimizi çekti. Gazetecileri Koruma Komitesi'ne göre, Berivan Altan'ın tutuklanması, en az 11 gazetecinin gözaltına alınması daha büyük bir baskının parçasıydı. Erdoğan rejimi altında gazetecilik faaliyetleri acımasızca bastırıldı ve 2016'daki başarısız darbe girişiminden bu yana gazetecilere yönelik zulmün yoğunluğu da arttı. Uluslararası Af Örgütü'ne göre, 2016'da dünyadaki tutuklu gazetecilerin üçte biri Türkiye cezaevlerinde tutularak, böylece Türkiye'nin dünyanın en çok gazeteci hapseden ülkesi olduğu belgelendi. Şimdi basının bu devlet sansürüne karşı sesini yükseltmesinin zamanı."
 
'Seçim öncesi eleştiren kesimi boğma girişimidir'
 
Gazete, bu saldırının Türkiye'de demokrasi ve özgürlüğe yönelik bir dizi saldırının yalnızca sonuçlarından biri olduğunu belirtti. Gazete, "Suçluyu tanımlayan net bir kanıt olmamasına rağmen, Türk hükümeti, iktidarını otoriterleştirmek için başarısız darbe bahanesini kullandı. 50 binden fazla kamu görevlisi görevden uzaklaştırıldı, çok sayıda üniversite kapatıldı, 16 TV kanalı ve en az 45 gazete kapatıldı. Türk halkı bildirildiğine göre yıllık yüzde 183'e varan ağır enflasyonun boyunduruğu altında acı çekmeye devam ederken, bu baskının hem Türk vatandaşının dikkatini Erdoğan'ın başarısız politikalarının yol açtığı gerçek ekonomik zorluklardan uzaklaştırmaya yönelik bir girişimi hem de Türkiye'deki 2023 genel seçimleri öncesinde eleştirmenleri boğma girişimidir" açıklamasını yaptı.
 
'Kendi rejimi baskı altında'
 
Danimarkalı politikacıları, gazetecileri ve taban hareketlerini bu konu üzerinde durmaya çağıran gazete, yazısını şu sözlerle bitirdi: "Kendinden önceki pek çok güçlü adam gibi, Erdoğan da kamuoyunun tam kontrol algısına dayanıyor. Gerçekte, medyaya sürekli saldırma ihtiyacını kanıtladığı gibi, kendi rejimi baskı altında. Berivan Altan'ın tutuklanmasının ardından Mezopotamya Ajansı'nın editörü Deniz Nazlım, 'Bir gazetecinin gerçeği yazmasını engelleyebilecek kadar hiçbir güçlü baskı yoktur' dedi. Küresel destek gösterilerinin Türkiye'deki işçi sınıfının bu acımasız tiranı görevden almasına yardımcı olabileceğine inanıyoruz. Bu nedenle, Erdoğan'ın özgür basına yönelik saldırılarını en güçlü şekilde kınadığımızı ve gazetecilerle dayanışmamızı ifade etmek istiyoruz."