KJAR’dan 10 boyutlu devrim projesi

  • 13:02 13 Kasım 2022
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - KJAR, Rojhilat ve İran’da kadın devriminin geliştirilmesi  ve toplumun özgürleştirilmesi için 10 boyutlu bir proje önerdi. 
 
Doğu Kürdistan Kadınlar Topluluğu (KJAR), 16 Eylül’den bu yana İran ve Rojhilat’ta kadınlar öncülüğünde devam eden halk hareketine ilişkin 10 boyutlu bir proje önerdi.
 
“Bir 25 Kasım’ı, kadına karşı şiddetle mücadele gününü daha, evrenselleşen JIN-JIYAN-AZADÎ felsefesiyle karşılıyoruz” denilen KJAR açıklamasında,  tüm dünya kadınlarının bu slogan etrafında kenetlendiği ve birbirine yakınlaştığı belirtildi. 
 
Özgürlük zamanı yaşanıyor
 
Açıklamada devamla şunlar ifade edildi: “Bu oldukça heyecan ve umut vericidir. Özellikle Rojhilat Kurdistan ve İran’daki kadınların ve halkların direniş şifresi, yaşam tılsımı ve özgürlük kimliğidir. Rojhilat Kürdistan’ında, kadınlar öncülüğünde, Özgürlük zamanını yaşamaktayız. 21. yüzyılda, kadın devrimiyle, özgür yaşamı inşa edeceğiz. İşte Rojhilat ve İranlı tüm kadınlar artık demokratik bir İran’ı dayatmaktadır. Yeninin nasıl olacağını belirleyecek olan ise bu kez hegemon güçler değil, biz kadınlar ve halklar olmalıyız. Dünyayı JIN-JIYAN-AZADÎ haykırışı ile değişime ve özgürlüğe yürüten bizleriz. Yani yüreği özgürlük için, devrim için, eşitlik ve demokrasi için atanlardır. Diyoruz ki, biz kadınlar 21. Yüzyılın, yani bu çağın devrim gücüyüz.
 
Kadının direnci toplumu birleştirdi
 
İran da ve Rojhilat Kürdistan’ında, tüm toplumu birleştiren kadının direnci olmuştur. Erkek rejimini yerinden sallayan, kadın serhildanıyla, kadın konfederalizm çizgisinin hayat bulmasıdır. Bu serhildan sürecinde şu ana kadar 400 yakın insanımız şehit düşmüştür. Tüm bu demokrasi şehitlerimizi büyük bir sevgi ve saygıyla anıyoruz. Hayalleri olan demokratik ve özgür bir İran’ın gelişim mücadelesine layıkıyla öncülük yapacağımızın sözünü veriyoruz. Bugün ataerkil-kapitalist modernite dünya sisteminin sürdürülemez olduğu her zamankinden daha yakıcı ve yıkıcı bir biçimde açığa çıkmıştır. Bu durum, dünyanın tüm coğrafyasında daha fazla kriz ve kaos demektir, ancak Ortadoğu da ve özelde de Kürdistan’da savaş olarak dışarıya yansımaktadır.
 
3. dünya savaşıyla büyüyen savaşlar, gelişen göçler, ölümler, iklim felaketleri, doğa katliamları, yoksulluk her gün ayyuka çıkmaktadır. Savaştan, katliamlardan, göçten, yoksulluktan, şiddetten, en çok kadınlar nasibini almaktadır. Savaşlarla özgür yaşam alanları ortadan kaldırılmaktadır. Bugüne kadar İran ve Rojhilat Kürdistan’ında, zorunlu hicap yüzünden kadınlar çok ciddi sosyal ve psikolojik baskılar görmekte, şeriat kanunlarıyla katledilmekteydi. Ahlak polisleri ya da kurumu, toplumda ahlaksızlığı geliştirmenin dışında hiçbir şeye yaramamaktadır. Diyoruz ki, kadınlar hakkın da bir tek kadınların kendileri karar sahibi olmalıdır. Bu en temel insani haktır. Bu serhıldan sürecinde binlerce insanımız ve kadınlar, gençler, yaşlılar İran’ın özel devlet güçleri tarafından tutuklanmıştır. Baskı ve işkencelere tabi tutulmaktadırlar. Hatta birçoklarının akıbetleri belli bile değildir. İran rejimi kadın özgürlüğünden çok ciddi korkmaktadır. Demek ki İran’ı ancak kadınlar özgürleştirecektir.”
 
‘Özgür yaşamı inşa edelim’
 
Rojhilat ve İran’da kadınlar öncülüğünde kadın devriminin her gün daha da büyüdüğü belirtilen açıklamada, demokratik ulus perspektifinin çözüm olduğunun, kadınların ve halkların taleplerini karşıladığının  altı çizildi. “Demokratik Ulusu örgütleyerek özgür yaşamı inşa edelim” ifadeleri kullanılan açıklamada, “İkinci ayını bulan serhildanlar her gün renklenerek, çeşitlenerek görkeminden hiçbir şey yitirmeden devam etmektedir. Özgürlükte ısrarlıdır. Büyük bir öfke içindedir. Bu öfke sorgulayıcı ve devrimcidir. İşte yüzyılı ters yüz etmek isteyen, değiştirmek isteyen bir erkek mahşer çağı ile derin bir hesaplaşma yaşanmaktadır” vurgusu yapıldı.
 
Demokratik inşayı geliştirme zamanı
 
Bu isyanın içinde yer alan tüm kadınlar, yine öncülük eden üniversiteliler, öğrenciler, Beluc, Fars, Arap, Mazeni, Gilek, Ermeni, Kürtleri en az bir komitede yer alarak kendi demokratik sistemi örgütlülüğünü hayata geçirmelidir. Büyük emek veren herkes bu çabayı vererek geleceğini sağlama almalıdır. Şimdi demokratik inisiyatifle inşayı geliştirmenin zamanıdır” denildi. 
 
Özgürlük kafesten çıktı
 
Yaşamın tüm alanlarını kapsayacak demokratik değişim gerçekleşinceye kadar kadınların isyanı büyütecekleri dile getirilen açıklamada, eylemlerde katledilen Nesrîn Qadîrî’nin “Özgürlük kafesten çıktı” sözü hatırlatılarak şöyle denildi. “Jînalar, artık bir özgürlük meşalesidir. Bütün gücümüzle tüm bunlara sahip çıkmalıyız, bu da büyük bir örgütlülük düzeyi gerektirmededir. Serhildanlarda da görüldüğü gibi, erkek egemenlikli sistemi en çok, demokratik değişime zorlayan, kadınların özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesi olmaktadır. Dünyanın birçok yerinde erkeklerin de bu slogan eşliğinde yürümeleri, bu sistemden ne kadar bıktıklarının ifadesidir. Demokratik bir İran’ın tümden gelişebilmesi için, İran’daki her renk ve ulustan kadınlara ortak mücadele vermeye, birlikte olmaya çağırıyoruz.”
 
‘20 Kasım’da kadınlar seslerini birleştirmeli’
 
Dünyadaki tüm kadınların “Jin, jiyan, azadî” sloganı etrafında ortaklaştığı belirtilen açıklamada, “Biriz, varız, kendimiziz. Özgürlük için alanlardayız, demekteyiz. Demokratikleştirme projesini serhıldan ve isyan duruşu ile dayatmaktayız” ifadeleri kullanıldı. 
 
Kadınlara çağrı: 20 Kasım Dünya Jîna Günü’nde alanlara çıkalım
 
Tün dünya kadınlarına çağrı yapılan açıklamada şunlar belirtildi: “Dünya Jîna Günü’nde, çağrımız tüm dünya kadınlarınadır; 20 Kasım’da Rojhilat Kurdistanı’nda ve İran’da katledilen Jîna Emînî şahsında, tüm şehitler için alanlarda sesimizi birleştirelim. ‘Jin jiyan azadî’ şiarıyla Rojhilat Kürdistan’ında ve İran’daki tüm kadınlar için bir gün alanlara çıkalım, her kıtada da selama duralım. Jîna Emînî şahsında bugünü kadın ve toplum değerlerine sahip çıkma gününe çevirelim. Unutmayalım ki dünyanın her yerinde milyonlarca Jînalar var. Özgürlüğe yakınız -ona yürüyoruz. Bunun için gücümüzü birleştirelim diyoruz. Çözüm yaklaşımımız olarak, demokratik ulus, kadın örgütlenmesi için her köyü, her mahalleyi, üniversiteyi, siteyi, ilçeyi, ilimizi bu felsefenin inşasını geliştirme zamanı olduğunu belirtiyoruz. Bu sloganın kuramcısı Önder Apo’ dur. Bu fikrin örgütlenmesi bu muhteşem paradigmanın yüceliğini tüm dünya kadınları için jin jiyan azadi formülünde gördüğü için yayıldı. Bugün kadınlar, irandaki egemenlikli sisteme karşı hiçbir zaman ve tarihte olmadığı kadar ayaktadır. Bu istem en temel örgütleme hakkıdır.”
 
10 boyutlu proje
 
Kadınlara, gençlere ve tüm topluma 10 boyutlu proje önerisi yapan KJAR, projenin ayrıntılarını şu şekilde açıkladı: 
 
“* Siyasi kadın tutsaklar ve tüm siyasi tutsaklar, başta Zeynep Celaliyan olmak üzere derhal özgürlüklerine kavuşmalıdır
 
* Halklar arasında düşmanlık geliştiren parçacı, katil sisteme karşı bütün uluslar ve halklar mozaiği kadınlar öncülüğünde komitelerini oluşturmalıdır. Demokratik ilişki ve ittifaklarını geliştirmeli ve demokratik yönetimi oluşturmalıdır.
 
* Özsavunmanın temel bir hak olduğu bilinciyle, örgütlülüğün güçlü geliştirilmesine kadınlar, halkımız   ve gençler ancak özsavunma bilinciyle örgütlenerek, serhildan duruşunu kalıcı kılabilir. Kadınlara ve topluma karşı geliştirilen, Özel savaş politikalarına yönelik, öz savunma toplumun ve kadınların vazgeçilmez bir hakkıdır.  Hiçbir mahalle komitesiz, birimsiz olmamalıdır. İran ve Rojhilat Kürdistanı’nda katiller, ajanlar, tecavüzcüler, işkenceciler, besic görevlilerine halkımız gerekli cezayı  verebilmelidir.
 
* Yargı komitesi adı altında, kadının aktif katılımıyla toplum içerisinde güven veren, din ve inanç öncüleri, avukatlar kendi yargı sistemlerini geliştirmelidir ve İran rejiminin yargı sistemini reddetmelidir. Toplumsal ahlak ve değerlerine uygun demokratik bir yargı sistemi geliştirilmelidir.
 
* Demokrasi ve özgürlük için yıllardır mücadele eden bütün sanatçı, sporcu, öğretmen, işçi, doktor ve ekoloji aktivistleri bu devrim sürecinde encümen ve komitelerini oluşturmalıdır. Özellikle bu alanlara öncülük eden kadınlar devirim korumak ve özgürlük, demokrasi için genel komitelerde yer aldıkları gibi paralelinde özgün komitelerini de oluşturmalıdırlar.
 
* Her gün ve her yerde özgürlük serhildanına öncülük eden üniversitelerin talepleri oldukça demokratiktir. Özgür ve demokratik eğitim için öğretmen, öğrenci, aydın ve akademisyenler eğitim komiteleri oluşturmalıdır. Alternatif eğitim sistemi geliştirmelidir. Bütün ev, sokak, mahalleleri akademi şeklinde örgütlemek gerekir.
 
* Rojhilat ve İrani tüm kadınlar her yerde komünlerini, birimlerini, şura birimlerini kurarak kendi gelecekleri hakkında örgütlenerek, özgürlüğünü sağlayabilecektir.
 
* Devrimi korumak ve geliştirmek için aile başat rol oynamaktadır. Bu süreçte her aile, komiteleri güçlendirmek için önemli bir role sahiptir. Özgür ve yeni insanı geliştirmek için demokratik aile prensibi ile mücadeleyi güçlendirmek gerekiyor.
 
*  Devlet halkları parçalamak adına din, inanç ve kültürleri araç olarak kullanmakta. İran halkı buna karşı din, inanç ve kültür komiteleri oluşturmalı ve birbirlerinin hassasiyetlerine karşı saygılı olmalıdırlar.
 
* Devrimci topluma destek komitesi. İşgalci hakim sistem nedeniyle ve ayrıca meydanlarda, ayaklanma ve protesto sürecinde de, birçok devrimci, aile ve toplum ekonomik yönden büyük geçim sıkıntısı yaşıyor. Devrime yürek veren herkes, kadın ve gençlik öncülüğünde, özgün ekonomi kurumları ve şirketler yardımıyla, yaşamsal ihtiyaçları temin etmek için kendisini örgütleyebilmeli.” 
 
Açıklamanın sonunda bu yıl 25 Kasım’ın “Jin, jiyan, azadî” sloganı ile karşılandığına dikkat çekilerek, kadınlara bir kez daha “Örgütlenelim, birlik olalım, mücadele ederek, özgürleşelim!” çağrısı yapıldı.