Hedef gösterilen Eren Keskin ve Jiyan Tosun: Devlet operasyonu
- 16:40 14 Kasım 2022
- Güncel
HABER MERKEZİ - İstiklal Caddesi’nde yaşanan patlamanın ardından hedef gösterilen avukat Jiyan Tosun, emniyet tarafından kişisel bilgilerinin üçüncü şahıslarla paylaşıldığına dikkat çekerken, İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ise bunun bir "devlet" operasyonu olduğuna vurgu yaptı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin ile üyeleri avukat Jiyan Tosun’un İstiklal Caddesi’nde yaşanan patlamanın ardından Zafer Partili Adem Taşkaya tarafından hedef gösterilmesine ilişkin İstanbul, Mersin, Amed ve daha birçok yerde yapılan açıklamalarla tepki gösterildi.
İstanbul
İHD İstanbul Şubesi, dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantı salonuna, “İnsan hakları savunucularını hedef göstermekten vazgeçin” yazılı pankart asıldı. Toplantıya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcisi Ümit Efe, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Eşbaşkanı Gürkan İstekli ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Basın Yayın ve Matbaa Çalışanları Sendikası (Basın-İş) Genel Başkanı Faruk Eren, Halkevleri Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Çelik ve pek çok kişi de katıldı.
Tehditler sürüyor
Toplantıda ilk olarak söz alan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, seçimin yaklaşmasıyla birlikte kaygılarının artığını ve bombanın patlamasıyla bu durum bağlamında haklı çıktıklarını dile getirdi. Adem Taşkaya’nın Jiyan Tosun’u dijital medyada hedef gösterdiğini dile getiren Gülseren, Adem Taşkaya’nın yaptığı son paylaşıma dikkat çekerek, daha önceki paylaşımını yalanladığı bilgisini aktardı. Hedef göstermeler ardından Jiyan Tosun ve Eren Keskin’e yönelik tehditler geldiğini dile getiren Gülseren, bu tehditlerin hala sürdüğünü belirterek, “Doğruları söylemekten vazgeçmiyoruz. Bu ülkede barış ve huzurun tesis olmasını istiyoruz. Haklının yanında durmaya devam edeceğiz. Hak savunucularını yalnız bırakmayacağız. Manipülasyona da izin vermeyeceğiz. Kamuoyu tarafından destek bekliyoruz” çağrısı yaptı.
Hakkında ihbarda bulunulmuş
Hedef gösterilen avukat Jiyan Tosun da, 10 Ekim Gar Katliamı’na dikkat çekerek, o sırada orada olduğunu ve onlarca arkadaşının yaşamını yitirdiğini ve hala travmasını yaşadığını dile getirdi. Patlamanın yaşadığı sırada Taksim’de olmadığını aktaran Jiyan, iki Suriyeli müvekkili ile birlikte Küçükçekmece’de bulunan bir çay bahçesinde oturduğu sırada telefonun çaldığını ve telefonla arayan kişilerin patlamadan söz ettiğini dile getirdi. Jiyan, “Beni arayanlara büroya uğramadığımı ve iyi olduğumu söyledim. Bu konuşmaları duyan biri hakkımda ihbarda bulunmuş. Müvekkillerime hukuki destek sunmak için gittiğim karakolda bu durumu öğrendim” dedi.
‘Savcı şikayetimi almadı’
Akşam saatlerinde hedef gösterildiğini Eren Keskin’den öğrendiğini dile getiren Jiyan, hemen ardından ise dijital medya mecralarından aynı anda tehdit mesajları ve aramalar almaya başladığını aktardı. Bu durumun iki üç dakika içinde yaşandığını paylaşan Jiyan, “Şu olay beni dehşete düşürdü: Aile bireylerimin telefonları dağıtıldı. 16 yaşındaki yeğenimin telefonunu bularak, ‘bombacısınız öleceksiniz’ şeklinde tehdit etmişler. Bu bilgiler ancak resmi kurumlardan alınabilir. Bütün kişisel bilgilerim alındı. Yengem ve birçok akrabam arandı. Aynı şekilde Eren Keskin de tehdit edildi. Savcı ile yaptığım görüşmede savcı, ‘polis karakoluna git’ diyor. Ben de bu durumu zaten karakolda yaşadığımı dile getirdim. Savcı şikayetimi almadı. Bir avukatın şikayeti alınmadı. Dün akşamdan beri inanılmaz olarak bir şiddette maruz kaldık. Bombalı bir saldırıda yaralı ve sağ olarak kurtuldum. Bunları onlar da biliyor. Ancak hedef göstermek ve karalamak onların bildiği en iyi şeydir” şeklinde konuştu.
Baro başkanı yardımcı olmadı
Jiyan, hedef göstermelerin ardından İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç’ı aradığını ifade ederek, kendisine yardımcı olmadığını ve sahiplenmediğine işaret etti. Jiyan, bu durumu utanç verici bulduğunu dile getirerek, kınadı.
‘Başına bir şey gelirse savcı sorumlu’
Daha sonra söz alan avukat Jiyan Kaya, gittikleri Küçükçekmece Adliyesinde savcının başvurularını almadığını paylaştı. Jiyan’ın bilgilerinin polis tarafından dijital medya hesaplarından dağıtıldığını dile getiren Jiyan, “Taşkaya da zaten bilgiyi emniyetin kullandığı telegram hesaplarından aldığını doğruladı. Bu durumu emniyet mensuplarının başlattığını düşünüyoruz” diye konuştu. Polis tarafından ifadelerinin alınmaya çalışıldığını dile getiren Jiyan, Süleyman Soylu’nun araması öncesine kadar şüpheli durumunda olduklarını dile getirdi. Süleyman Soylu’nun şüphelinin yakalandığını paylaşması ardından savcının başvurularını aldığını dile getiren Jiyan, “Dün akşam saat 4’te ifademizi verdik. Sabah tekrardan gittik ve koruma talebinde bulunduk. Ancak işlemlerin hala yapılmadığını gördük. Savcıyı göreve çağırıyoruz. Tosun’un başına bir şey gelirse emniyet ve ifademizi almayan savcı sorumludur” diye konuştu.
Jiyan ayrıca müvekkilinin can güvenliğinin tehlikede olduğu ve ortadan kalkması için valiliğin açıklama yapması gerektiğini dile getirdi.
Eren Keskin: Tehdit alıyoruz
Söz alan İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin de, dünden beri yaşananları 90’lı dönemlerde yaşananlara benzetti. İki avukat arkadaşı ile birlikte aynı büroda çalıştıklarını belirten Eren, “Adem Taşkaya adlı kişi kızını istismardan ve birçok yüz kızartıcı suç ile ilişkilendirilmiş biridir” dedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın kamuoyuna yansıyan “tartışmalarına” da değinen Eren, birçok kişinin dijital medya paylaşımlarından tutuklandığını ancak Ümit Özdağ’a herhangi bir şey olmadığını belirterek, “Devlet içinde bir güce sahipler. Yoksa böyle bir yalanı bu kadar özgürce yayamazlar. Bizler zaten insan hakları alanında mağdur edilmiş insanlarız. Dün akşamdan beri yüzlerce açık numaradan tehdit alıyoruz. Kendi numaralardan arıyorlar. Bu nasıl bir devlet? Nerede devlet? Devlet sadece bize karşı var? İstanbul Valiliğini görev çağırıyoruz. Vali ve Soylu derhal haberlerin yalan olduğuna dair açıklama yapmalılar. O çok demokrasiden yana olan 6’lı masaya çağrı yapıyorum. Açıklama yapmalılar” ifadelerini kullandı.
Eren, “Bu bir devlet operasyonudur. Tosun’un bütün kimlik bilgileri defalarca bana gönderildi. Bu kimlik bilgilerini nereden almış olabilirler? Bu bir emniyet operasyonudur. Olası bir durumdan Adalet Bakanlığı sorumludur. Can güvenliğimizi sağlamak zorundalar” dedi.
Ümit Efe de, Jiyan’ı çocukluğundan beri tanıdıklarını ve insan hakları alanında mücadele ettiğini dile getirdi. Jiyan ve Eren’in yanında olduklarını belirten Ümit, birlikte mücadele çağrısında bulundu.
ÖHD’li Gürkan İstekli ise durumu komplo olarak tanımladı. Bu durum ile gerçeklerin üstünün örtülmeye çalışıldığını dile getiren Gürkan, Jiyan Tosun’u hedef gösterenlerin bu patlamada parmağının olduğunu belirtti.
Faruk Eren de, “Uzun yıllardır birlikte mücadele ediyoruz. Bedeli ne olursa olsun bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.
Mersin
İHD Mersin Şubesi de dernek binasında açıklama yaptı. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada İHD Şube Eşbaşkanı Hakkı Demir konuştu.
Hakkı, insan hakları savunucularının hedef gösterildiğine işaret ederek, “Olay anında bir karakolda müvekkiliyle birlikte olan Av. Jiyan Tosun, aynı zamanda insan hakları savunucusu ve Cumartesi Anneleri aktivistidir. Yine bu olay nedeniyle Eş Genel Başkanımız Av. Eren Keskin, yurtiçi ve yurtdışından edilen telefonlarla ölümle tehdit edilmiştir” diye kaydetti. Eren ve Jiyan'ın yalnız olmadığını kaydeden Hakkı, “Cumhuriyet savcıları, bu arkadaşlarımızı hedef gösteren kişilerle ilgili harekete geçmeli ve etkin soruşturmayla bu iftiracıları yargı önüne çıkarmalıdır” çağrısında bulundu.
Amed
Tepkilerden biri de Amed’den geldi. İHD Amed Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Patlamanın ardından bazı ırkçı kişi ve gruplar sosyal medya hesaplarından derneğimiz üyesi ve kayıp yakını avukat kişisel bilgilerini de paylaşarak hedef göstermiştir. Hak savunucusu arkadaşımız avukat Jiyan Tosun hedef gösterilmesinin ardından tehdit ve hakaretlere maruz bırakılmıştır” denildi. Ayrıca İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin’e yönelik de hakaret ve tehdit içerikli sosyal medya paylaşımları ile telefon aramaları gerçekleştiği vurgulanan açıklamada, İHD’nin Jiyan ve Eren'e yönelik gerçekleştirilen hedef gösterme, tehdit ve hakaret içeren söylemleri kabul etmediği belirtildi.
HSM’den açıklama
Öte yandan, Taksim’de gerçekleştirilen bombalı saldırıya ilişkin Halk Savunma Merkezi de (HSM), açıklama yaptı. Fırat Haber Ajansı'nda (ANF) yer alan açıklamada, "Bu olayla ilişkimizin olmadığı, doğrudan sivilleri hedeflemeyeceğimizi ve sivilleri hedefleyen eylemleri kabul etmediğimizi halkımız ve demokratik kamuoyu yakından bilmektedir. Biz haklı ve meşru özgürlük mücadelesi yürüten bir hareketiz. Türkiye toplumuyla ortak, demokratik, özgür ve eşit gelecek yaratmak isteyen bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu açıdan Türkiye zemininde sivil insanları herhangi bir biçimde hedeflememiz söz konusu olamaz" denildi.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Gelişen meşru mücadelemiz karşısında AKP-MHP rejiminin zorlandığı açık bir gerçektir. Özellikle kimyasal silah kullanmasının deşifre olması, yine kendi askerlerini yaktıkları görüntülerin açığa çıkması gerçeği karşısında tabloyu tümüyle değiştirmeye dönük yeni bir karanlık planın devreye sokulmak istendiği görülmektedir. Bu olay sonrası özellikle Kobanê’yi hedef göstermeleri, planlarının yönünü ortaya koymaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında bu olayın karanlık bir olay olduğu, bu olayda kullanılan öğelerin Kürt veya Suriyeli olduğu iddia edilse de, bunun sonucu değiştirmeyeceği açık ortadadır. Bunun karanlık bir planın başlangıcına işaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu konuda tüm Türkiye demokrasi güçlerinin ve kamuoyunun, geliştirilmek istenen karanlık süreci görerek bu olayın deşifre edilmesi için mücadele yürütmeleri önem taşımaktadır.”







