25 Kasım’ın ardından: Birlikte başaracağız
- 09:08 27 Kasım 2022
- Güncel
AMED - Bu yılki 25 Kasım eylemlerine yönelik yasak ve engellemelere dikkati çeken kadınlar, yıldırma ve baskı politikalarına rağmen direniş ve mücadelelerinden geri adım atmadıklarını, bundan sonra da atmayacaklarını birlikte başaracaklarını söyledi.
Amed Emek Demokrasi Kadın Meclisi’nin düzenlediği çalıştay, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü sonrası Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’da (DTSO) düzenlendi. İki gün sürecek olan çalıştaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi kadın katıldı.
25 Kasım etkinliklerini konuştuğumuz çalıştay katılımcıları, kadınların baskılara rağmen yılmayacaklarını belirterek, daha güçlü birliktelikle başaracaklarının altını çizdi.
Dört bir yanda kadınlar alanlara çıktı
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Pelin Pınar Giritlioğlu, bu yılki 25 Kasım eylemlerine ilişkin, “25 Kasım kadınlar için çok önemli bir tarihtir. Türkiye’nin dört bir yanından kadınlar alanlara çıktı, yürüyüşler yaptılar. Ben İstanbul’dan geldim. İstanbul’da üzücü görüntüler yaşandı. Taksim’de yaklaşık 200 kadın arkadaşlarımız gözaltına alındı. Böyle bir günde polislerin böyle bir yaklaşımla saldırmalarını çok üzücü buluyoruz. Kadınların özgürleşmesini destekleyecek yeni yaklaşımlara ihtiyacımız var. Ama tam aksine baskılarını artırdıklarını görüyoruz. Bu da çok üzücü bir tablo bizim açımızdan” diye konuştu.
‘Kadınların varlığından korkuyorlar’
Kadınlardan korkulduğunu söyleyen Pınar, “Kadınların mücadelelerinden, var olma çabalarından korktuklarını görüyoruz. Yoksa tüm illerde böyle yasaklanmaların başka bir açıklaması olamaz. Türkiye’de kadınlar her zaman erkeklerden daha cesur. O yüzden bütün bu kent mücadelelerinde önde olduklarını gördük. Kadınlar hiçbir zaman yılmıyorlar. Kısıtlamalara karşı yılmıyorlar, devam ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Kadınların mücadele alanlarında nasıl yol aldıklarını değerlendiren Barış Akademisi’nden Yasemin Özgün de, şunları dile getirdi: “Kadınlar sadece 25 Kasım’da değil, yaşamın her gününde hem şiddete karşı hem de emeklerinin, bedenlerinin, kimliklerinin ellerinden alınmasına karşı mücadelelerini sürdürüyorlar. 25 Kasımlarda daha da güçlü bir şekilde seslerini çıkarıyorlar. Kadınlar nerede bir baskı görürlerse orada seslerini daha da güçlü çıkarıyorlar.”
Örgütlü mücadeleye ihtiyaç var
Kadına karşı şiddetle mücadele günü olan 25 Kasım’da kadınların mücadele alanlarında şiddet, baskı, gözaltı ve darplarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Yasemin, “Kadınlardan ürkülüyor, korkuluyor sonucuna vardık bütün bunları görünce. Bugün burada örgütlenmenin yollarını konuşmaya geldik. Kadınların örgütlü mücadelesine ihtiyaç var çok fazla. Hatta bağımsız örgütlenmeye de ihtiyaç var. Kadınların hem kaybedilen birçok hakkı var hem de kazanmaları gereken birçok hakkı var. Kadınların seslerinin, sözlerinin kısıldığı bir süreç yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
‘Kadınları güçlü görmek bize umut veriyor’
Kadınların mücadele ile kazandıklarını haklarının ellerinden alındığını dile getiren Yasemin, kadınların büyük saldırılarla karşı karşıya oluğunu ve birbirlerinden güç alarak mücadele etmeleri gerektiğinin altını çizdi. Yasemin şöyle dedi: “Bunun çok güçlü örülmesi gerekiyor en kısa zamanda. Kadınların gücüne çok inancım var. Çok büyük saldırılar olmasına rağmen çok iyi mücadele edildiğini de görüyorum. Kadınların güçlendiğini görmek bize daha da umut veriyor” dedi.
‘Kadınlar birlik olmalı’
SES Amed Şube Üyesi Gülay Akgül de kadınların birlik olmasının önemine vurgu yaparak şunları dile getirdi: “Her 25 Kasım öncesi devlet yasaklamalar koyuyor, ablukalarla karşı karşıya kalınıyor. Bunu kırmak için tüm kadınların birlik olması lazım. Biz etkinliklerdeyken kadınlar bizleri balkonlardan izlemek yerine bizlere katılırlarsa biz bu zincirleri kırabiliriz. Birlik olursak bu baskılar bizi yıldıramayacak. Toplumsal çalışmalar yapmamız gerekiyor. Yapılan etkinliklere her kesimden kadınları katmaya dönük çalışmalar yapmamız gerekiyor. 85 milyonun yarısı kadın. Eğer bu kadınların hepsi birlik olursa, biz bunları alt edebiliriz. Yaşamın her alanında kadınlar erkek şiddetine maruz kalıyor.”







