‘Tek bir Kürt kalsa da mücadelesine devam edecek’

  • 09:10 24 Aralık 2022
  • Güncel
 
ANKARA - Kürtlere yönelik saldırı ve katliamların aynı zihniyetten beslendiğine dikkat çeken HDP’li siyasetçiler, bu saldırı ve katliamlara karşı “Tek bir Kürt kalsa da mücadelesine devam edecek” dedi.
 
Kürtlere yönelik özel savaş politikaları kapsamında saldırıların bir ayağı da Fransa’nın başkenti Paris’te yaşandı. Dün Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne ve çevrede bulunan Kürt esnaflara yönelik silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda, Kürt kadın hareketinin öncülerinden Emine (Evin) Kara, sanatçı Mir Perwer ile Abdurrahman Kızıl isimli Kürt yurttaş katledildi. Saldırıda 2’si ağır 5 kişi ise yaralandı. 
 
Avrupa ve Kürdistan’ın yanı sıra birçok yerde tepkiler yükselirken, Kürtler bulundukları her alanda alanlara çıkarak saldırıları kınadı. 
 
Kürtlere yönelik saldırı ve katliamlara yönelik bir tepki de siyasetçilerden geldi. 
 
‘Hepsi ırkçı saldırı ve Kürtler hedef alınıyor’
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mêrdîn Milletvekili Pero Dündar,  saldırıların birbirinden bağımsız ele alınamayacağını vurgulayarak şöyle konuştu: “Semra Güzel’in vekilliği düşürüldü, Şebnem hocanın duruşması vardı, aynı günün sabahında DBP genel merkezi dahil birçok ilde hukuka uymayan bir yaklaşımla baskın yaptılar. Hem ulusal hem de uluslararası alanda tamamıyla Kürt soykırımı yani Kürt katliamıdır bunun adı. Sakine’lerin katledilmesinin yıl dönümü yaklaşırken Paris’te yaşanan katliam bunun devamıdır. Uluslararası alan da bundan sorumludur, bugün kendi ülke merkezlerinde Kürtler katlediliyor ve binaları taranıyor. Bunların hepsi aynı merkezden ve aynı zihniyetten beslenerek uygulanıyor. Hepsi ırkçı saldırı ve Kürtler hedef alınıyor. Uluslararası kurumlar kendi hukuklarını uygulasın. İster siyasi soykırım operasyonları olsun, isterse direkt olarak suikast ve benzeri katliamlar olsun hepsi birbirini tamamlıyor. Daha önce kapatılan partiler hakkında verilen siyasi kararlar neyse dün yapılan operasyon da bunun devamıdır. Bir yandan Kobanê Davası diğer yandan HDP’yi kapatma davası, Meclis’teki iktidarın saldırıları, bütçe görüşmeleri sırasında yapılan sarı torba tehditleri dahil hepsi bugün birer birer uygulanıyor.”
 
‘Hiçbir siyasi parti bir savcının emri ile basılamaz’
 
Ne demokratik siyaset içerisinde ne de demokratik siyasetin dışında Kürtlerin yaşam hakkına bir saldırı söz konusu olduğunu vurgulayan Pero, “Buna karşı hem toplumsal hem de siyasi olarak örgütlenerek kendimizi koruyabiliriz. Ancak örgütlenerek bu saldırı projelerini boşa çıkarabiliriz. Kürtler örgütlendikçe faşizm daha da saldırganlaşıyor bu da iktidarın bitişinin bir sonucudur. Seçimi savaşla götürmek istiyor. Her yerde saldırılar yaşanıyor ve hedefinde Kürtler, kadınlar, gençler ve bu savaşa ses çıkaranlar var. Tek başına iktidarda kalma çabası; tek dil, tek millet, tek kimlik meselesini tam anlamıyla devreye koymak istiyor. Ama sonuç alamayacak, DBP bu operasyonlarla bitmez. DBP bu gelenekten gelen 6’ıncı partidir; diğerlerini de kapattılar, saldırdılar, vekillerini tutukladılar, siyasetçilerini katlettiler ama bundan sonuç alamadılar” dedi. 
 
‘Faşizmi yeneceğiz’
 
Kürt siyasi partilerine ve kurumlarına dönük saldırılara ilişkin ise Pero şunları söyledi: “Hiçbir siyasi parti bir savcının emri ile basılamaz arama da yapılamaz. En ilginç olanı baskındaki arama kararlarında da ‘DTK ile bağlantılı olan ve Öcalan’dan aldığı talimatla hareket eden DBP.’ Sayın Öcalan ile 2 yıldır görüşme yapılamıyor, kimse gidip gelemiyor talimat nasıl alınıyor o da ayrı bir mesele. Nasıl bir karar hazırladıklarını onlar da bilmiyor. Ne Semra ile başladı ne onunla biter ne de DBP üzerinden soykırımlar yapılarak biter, çünkü DTK’ye de aynı şeyleri yaptılar ama DTK bitmedi. Hem örgütlenerek, daha fazla dayanışarak hem de birlikte hareket ederek faşizmi yeneceğiz. Tüm Kürt partileri bugün DBP’nin yanında ve olmaya devam edecek, çünkü DBP boyun eğen bir gelenekten gelmiyor. Tek bir Kürt kalsa da mücadelesine devam edecek. KCK operasyonlarıyla da 10 binler alındı ama mücadelemizi bitiremediler.”
 
‘Türkiye siyasi tarihinin utancı’ 
 
Demokratik siyasete yönelik tasfiye politikalarının DEP’ten bugüne kesintisiz devam ettiğini kaydeden HDP Agirî Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise şu ifadeleri kullandı: “Özelikle 7 Haziran 2015 tarihinden beri AKP eli ile demokratik siyasete yönelik ciddi bir saldırı söz konusu. AKP demokratik siyasete darbe yapmaktadır. Kürtlere siyaset yapmayın denmektedir. 'Ya bizim çizdiğimiz belirlediğimiz çerçevede siyaset yaparsınız ya da sizi tasfiye ederiz' deniliyor. Bugün DBP'ye yönelik saldırı da bu konseptin bir parçası olduğu gibi seçimlere giderken kendisine yenilgiyi yaşatacak güce yani Kürtlere saldırarak ve gözaltına alarak sonuç almak istiyor. Kendi iktidarını sürdürmek için aslında hukuku anayasayı tanımıyor. Yargı eli ile bu darbeyi sürdürüyor. En son Semra Güzel'in vekilliği hile ile düşürüldü. Gerekçe olarak devamsızlık gösterildi. Ama biz biliyoruz onlarca AKP vekili aylarca, hatta dört yıldır hiç meclise dahi uğramadı. Ama hukuku yasaları kişiye ve HDP'ye özgü işleten bir zihniyet var. Aslında kumpas ile vekilliği düşürüldü. Zorlama bir karar alındı. Bu karar Türkiye siyasi tarihi için bir utanç olarak anılacak.”