Paris katliamı birçok kentte kınandı

  • 16:02 24 Aralık 2022
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - Paris katliamında yaşamını yitirenler birçok kentte yapılan açıklamalarla anılırken, katliamın faillerinin bir an önce açığa çıkarılması için Fransa hükümetine çağrı yapıldı.  
 
Fransa’nın başkenti Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırda, Kürt kadın hareketinin öncülerinden Emine (Evîn) Kara, sanatçı Mehmet Şirin Aydın  (Mir Perwer) ve Abdurrahman Kızıl katledildi. Katliama karşı birçok kentte tepkiler yükseldi. 
 
Colemêrg
 
HDP Colemêrg İl binası önünde yapılan açıklamaya, milletvekili Sait Dede, ÖHD Colemêrg Şubesi temsillcileri ve Barış Anneleri Meclisi üyeleri katıldı. 
 
Açıklamada konuşan Sait Dede, Kürt halkına yönelik yüzyıllardan beri katliam politikalarının yürütüldüğünü dile getirerek, geçmişten bu yana yaşanan katliamlara dün Paris’te bir yenisinin daha eklendiğini vurguladı. DBP’ye yönelik siyasi operasyonlara da değinen Sait, “Saldırılar Kürtlere ve onların siyasetine karşı yapılan saldırılardır. HDP ve bileşenleri sizin karşınızda diz çökmedi, çökmeyecek ve sizlerde bu saldırıların hesabını er ya da geç vereceksiniz. Kürt halkı hiçbir saldırıya diz çökmedi boyun eğmeyecek” ifadelerini kullandı. 
 
‘Başaramayacaklar’
 
Ardından söz alan HDP Colemêrg İl Eşbaşkanı Lokman Özdemir, demokratik siyaset üzerinde her geçen gün baskıların gittikçe arttığını söyledi. Lokman, “Bizler bu siyasi kırımı kabul etmiyoruz. İktidar demokratik siyasetin önünü kapatmak istiyor ama bunu başaramayacaklar” diye konuştu. 
 
Açıklama, "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganı ile sona erdi. 
 
Wan 
 
Wan’da faaliyet gösteren Aryen Sanat Kültür Merkezi çalışanları da yaptığı açıklama ile Paris katliamını kınadı. Kültür Merkezi önünde yapılan açıklamaya çok sayıda kurum ve siyasi parti çalışanları katıldı. 
 
Burada açıklama yapan Aryen Sanat Kültür Merkezi'nden müzisyen Baran Sarı, Fransa hükümetine faillerin bulunması için çağrı yaptı. Karanlık güçlerin özgür halkların varlığını yok etmek istediklerini vurgulayan Baran, “Bu saldırıyla bir kez daha anlaşılıyor ki, karanlık güçler Kürtlerin varlığını ve kültürlerini hedef alıyor. Kürtler, dili, kültürü ve renkleriyle dünyanın her yerinde faşizme karşı mücadele ediyor. Biz, Kürt kültür kurumları olarak bu saldırıyı kınıyor, Fransa hükümetinden bu saldırının tüm detaylarını kamuoyu ile paylaşmasını istiyoruz. Bu katliama sessiz kalmak, katliamı onaylamak anlamına gelir. Vicdanlı olan tüm halkların bu katliama karşı ses çıkarmasını istiyoruz” dedi.
 
Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı. Eylemde katliamda yaşamını yitiren Mîr Perwer’in seslendirdiği bir şarkı okundu. 
 
Açıklama, sloganlarla sona erdi.
 
Êlih
 
Êlih’te ise katliam kitlesel basın açıklaması ile protesto edildi. HDP Êlih İl Örgütü önünde yapılan açıklamada, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Milletvekilleri Feleknas Uca, Hüseyin Kaçmaz, Remziye Tosun, Mehmet Rüştü Tiryaki ve Necdet İpekyüz, TJA, Barış Anneleri Meclisi, Bahar Kültür Merkezi, ARÎ-DER,  görevden alınarak yerlerine kayyım atanan Êlih Belediye Eşbaşkanları, HDP, DBP il örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. 
 
 
Açıklamada konuşan Feleknas, katliamı kınayarak, "Eğer 10 yıl önce Paris'te üç Kürt kadının öldürülmesi aydınlatılmış olsaydı dünkü katliam yaşanmamış olacaktı” dedi. 
 
9 Ocak’ta Ömer Güney tarafından işlenen suikastın bağlantılarının aydınlatılmadığını hatırlatan Feleknas, "Kısa bir süre önce cezaevinden çıkan biri buraya arabayla getiriliyor. Elinde istihbarat bilgisi olmadan bu katliamı gerçekleştirmiş olamaz. Bugün her yerde Kürtlere suikast düzenleniyor. Rojava'da, Silêmanî’de Kürt kadınları hedefte. Fransa hükümeti eğer 10 yıl önce işlenen suikastın hesabını sorsaydı, ortaya çıkarsaydı dün Kürtler hedef olmayacaktı" sözlerini kullandı. 
 
‘Fransa hükümeti sorumludur’
 
Dünya'daki birçok devlet başkanın Paris'teki katliama ilişkin açıklama yaptığını aktaran Feleknas şöyle konuştu: "AKP-MHP hükümeti her şeye karşı açıklama yaparken bu saldırıya ilişkin açıklama yapmadı. 3 Kürt için neden açıklama yapmadı? Demek ki Kürtlerin kanı sizi mutlu ediyor! Bu yüzden bu katliamın tüm yönleri açıklığa kavuşturulmalıdır. İsveç ve Finlandiya’da Kürtler üzerinden pazarlıklar yapıldı. Bugün de Kürtler hedeftedir. Kürtler katliamlara karşı susmadı bugün de susmayacak. Katliamın açığa çıkarılmamasından Fransa hükümeti sorumludur. Şehit düşen arkadaşlarımızın katilleri kanunlar önünde hesap verinceye dek mücadelemiz devam edecek.”
 
Açıklama, ’Şehid namirin’ sloganı ile son buldu.
 
Hatay
 
HDP İskenderun İlçe Örgütü, binalarının önünde yaptığı açıklamayla Demokratik Bölgeler Partisi’ne (DBP) yönelik gözaltı operasyonunu ve Paris Katliamı’nı protesto etti. Açıklamada basın metni okuyan HDP İskenderun İlçe Eşbaşkanı Abdurrahim Şahin, iktidar kaybettikçe muhaliflere saldırdığını, siyasi operasyonların hukuk dışı olduğunu belirterek, hukuk dışı uygulamaların sona erdirilip, gözaltıların serbest bırakılmasını istedi.
 
Amed
 
Amed Emek ve Demokrasi Platformu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ve yöneticilerin gözaltına alınmasına ve Paris’ te Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne yapılan saldırıya ilişkin Dağkapı Meydanı’nda açıklama yaptı. “Werin em tekoşîna li dıjî qirkirina siyasî komkujıyan bilind bikin” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “Kürdistan faşizme mezar olacak”, “Demokratik siyaset engellenemez”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî berxwedana kurdan” sloganları atıldı. Açıklamaya, Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanları Gülistan Atasoy, Zeyyat Ceylan, HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer, Barış Anneleri ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
 
Açıklamada konuşan HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer, Paris’teki saldırıyı kınayarak, “Bu saldırı neden yapıldı, kim yaptı bunun üzerinde duracağız. Bu saldırı sıradan bir saldırı değil. Esnaflara ve kültür merkezlerine saldırı oldu. 3 yere saldırılmış ve 3 yer de Kürtlerin yeridir. 10 yıl önce yine Paris’te 3 Kürt siyasetçi katledilmişti. Bu yüzden Kürdistan’ın her yerinde Kürtler hep birlikte saldırıya karşı eylemlerini yapmalı. Demokratik siyaset için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
 
‘Pervasızlığın tezahürüdür’
 
Platform adına konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Eşbaşkanı Samet Ucaman, Paris’te yaşanan katliama değinerek, “Son 10 yıl içinde Paris’te, Avrupa’nın merkezinde, Kürtlere yönelik iki katliam gerçekleştirilmesi; Fransız devletinin, ülke içerisindeki Kürtleri gerek dış destekli güçlere gerekse yükselen ırkçılığa karşı koruyamadığının göstergesidir. Fransa, göçmenlerin, Kürtlerin güvenliğini sağlamak zorundadır. Kendi doğduğu topraklarda özgürlüğü ellerinden alınan Kürtler, siyasi iltica ile kaldıkları Paris’te, 10 yıl içerisinde iki kez katliama uğramıştır. Bu saldırı, 10 yıl önceki Paris katliamından sonra Fransa devletinin hiç ders çıkarmadığını, Kürt sorununu anlamadığını göstermektedir. Irkçı eğilimleri olan ve saldırı halinde katliamın sorumluluğunu asıl failden uzaklaştıracak, kullanılmaya uygun böyle bir kişinin Kürtleri katledebilmesi, Fransa’nın Kürt sorununa yaklaşımındaki ciddiyetsizliğin ve pervasızlığın tezahürüdür” ifadelerini kullandı.
 
Kürtleri susturmayı başaramayacaklar
 
HDP’ye yönelik siyasi yasaklamanın, Kürt partilerine yönelik operasyonların peşpeşe gelmesi, Türkiye’nin Kürt’e yönelik tavrının net olduğunu göstermektedir. Kürtleri siyaset dışına iten, sivil toplum örgütlerine ve siyasi partilerine yönelik baskı ortamı yaratmak isteyen iktidar, dün başaramadığı gibi bugün de Kürtleri susturmayı başaramayacaktır. Siyasi partilerin kapatılması mücadelenin büyümesini engellememiştir. Kürt siyasetçilerin tutuklanması mücadelenin gelişmesini engellememiş, bu saldırlar Kürtler nezdinde, sahiplenmeyle cevaplandırılmıştır. Bu saldırıların seçim hazırlığı olduğu ortadadır. Halkın iradesine yönelik, demokrasiyi yok sayan bu saldırı politikasının terk edilmesi gerekmektedir. Amed Emek ve Demokrasi Platformu olarak, katliamı kınıyor, sorumluların bulunmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz. İktidarın demokratik tahammülleri yok sayarak DBP’ye yönelttiği baskılarına son verilmesini talep ediyoruz. Tüm kamuoyunu, siyasi katliamlara ve baskılara karşı ses yükseltmeye çağırıyoruz.”
 
Açıklama bir dakikalık oturma eyleminin ardından son buldu.