On binlerden ‘Gizlilik kararını kaldır’ çağrısı
- 20:41 7 Ocak 2023
- Güncel
HABER MERKEZİ - Paris’te on binlerce insan Fransa hükümetine “ Tüm katliamları aydınlatma zamanı, Fransa adaletinin onuru için gizlilik kararını kaldırın” çağrısı yaptı.
Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ile 23 Aralık 2022’de katledilen Evîn Goyî, Mîr Perwer ve Abdurrahman Kızıl’ın katillerinin açığa çıkarılması, dava dosyalarındaki gizlilik kararının kaldırılması talebiyle on binlerce kişi sabahın erken saatlerinden itibaren Gare du Nord’da bir araya gelerek République meydanına kadar yürüdü.
Kurdistanlılar ve dostları, Fransız seçilmişler, sendika temsilcileri, feminist örgütler, ekolojistler, hukukçular ve insan hakları savunucularının yer aldığı yürüyüşte, kitle sık sık “PKK intikam”, “Bijî Serok Apo”, “Sara Rojbîn Ronahî, Jin Jiyan Azadî”, “Bijî Berxwedana Gerîla”, “Şehîd Namirin” sloganları attı.
Paris Barolar Birliği Başkanı, Genç Nöbet Hareketi Temsilcisi, parlamenterler toplanma alanında kitleye seslendi.
5 kortejden oluşan yürüyüş kolunun République meydanına ulaşması sonrası planlanan miting, saygı duruşu ile başladı.
‘Biz kazanacağız’
Kitleye seslenen CDK-F Eşbaşkanı Xane Akdoğan, “Evîn Goyî, Mîr Perwer, Apê Abdurrahman şahsında Kurdistan Özgürlük Mücadelesinde şehit düşenleri saygıyla anıyorum. Ne kadar acımız olsa da güçleniyoruz, ne yaparlarsa yapsın biz kazanacağız, onlar kaybedecek” dedi.
CDK-F Eşbaşkanı Abdullah Ülmez ve CDK-F Dış İlişkiler Sözcüsü Agit Polat da katledilenlerin anılarını mücadele ile yaşatacaklarını söyledi.
Daha sonra Sakine Cansız’ın ailesi adına konuşan kardeşi Metin Cansız, kitleye “Hepiniz Sakine’nin ailesisiniz” derken, Evîn Goyî’nin kuzeni Zeynep Kara, “Evîn Goyî arkadaşın ailesi olarak tüm gelenlere hoş geldiniz diyorum. Burada görüşecektik ancak sabahtan onu göremedim. Her ne kadar üzgün olsak da onun anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Acımız büyük, yüreğimiz kanıyor. Türk devleti ve ortakları ne kadar bizi öldürmeye çalışsa da, yok etmek istese de asla onun önünde diz çökmeyeceğiz. Fransa devleti eğer Kürtlerin dostu ise Heval Sara, Rojbîn ve Ronahî ile Heval Evîn, Mîr Perwer ve Abdurrahman Kızıl’a yönelik saldırıları aydınlatsın.”
‘Kimyasalla da başaramayacaklar’
Şehit Abdurrahman Kızıl’ın ailesi adına konuşan Cemal Turan, “Düşmanımızın tarihi barbarlıktır. Bizi katletmek istiyor. Siz bu katliamlara karşı direniyorsunuz. Bu nedenle hoş geldiniz. Kürt halkı tarihinden alıyor barış sevdasını da savaşını da. Ancak düşmanımız Kürt gerillasına karşı her türlü pisliği yapıyor, gerillaya karşı kimyasal silah kullanıyor. Ancak asla başaramayacak.”
‘Boyun eğmeyeceğiz’
Şehit Mir Perwer’in ailesi adına konuşan Musa Alan ise “10 yıl önce Paris’te Sara, Rojbîn ve Ronahî katledildi. 23 Aralık’ta ise Mîr Perwer, Heval Evîn ve Abdurrahman Kızıl yine Paris’te katledildi. Karşımızdaki güç barbardır. Ama Karşımıza kim çıkarsa çıksın asla boyun eğmeyeceğiz. Nasıl Mir Perwer Hozan Serhad’ın yolundan gidip Kurdistan sanatının gelişmesi ve yayılması için mücadele ettiyse biz de Hozan Serhadların, Mîr Perwerlerin yolundan gideceğiz” dedi.
‘Devlet sırrı kararı kaldırılsın’
TJK-E adına ise Cemile Renkliçay söz aldı. Cemile, “Onlar Kürt mücadelesinin öncüleriydi. Ömer Güney MİT üyesiydi, cezaevinde kuşkulu bir şekilde öldü. Biz bu mücadelenin peşini bırakmadık. Fransa Türk devlet yetkililerinin yargılanmasını engellemek için devlet sırrı kararı getirdi. Bizim mücadelemiz sürecek. Evîn Goyî’nin bir ırkçı tarafından katledildiğine inanmıyoruz, bu siyasi bir cinayettir. Kürt Kadın hareketi olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. 2013 dosyası üzerindeki devlet sırrı kararı kaldırılsın. Biz Fransa’da Fransız devleti koruması altında olan mülteciler, burada mücadelemize devam edeceğiz.”
‘Önderliğimizi özgürleştireceğiz’
KCK Yürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar da, “10 yıl önce bu katliam yaşandı ama hala aydınlatılmadı. Bugün on binlerce Kürt olarak burada adalet için toplandık. Biz katilleri biliyoruz. Belki tetikçiler buradaydı ama karar vericileri Ankara’daydı. Planlayıcıları Ankara’daydı. 2013’te Paris’te arkadaşlarımız Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez katledildi. Bu dosya aydınlatılmadı. O nedenle Türk devleti ikinci katliamı planladı. Türk devleti ne yaparsa yapsın bu kervan menziline varacaktır. Ne kadar katliam yaparsa yapsın biz kararlıyız; özgürlüğe ulaşacağız, Önderliğimizi özgürleştireceğiz. Kurdistan’ı özgürleştireceğiz. Şehitleriniz sadece Kürtler değildir, başka halklardan da şehitlerimiz var. İki gün önce MLKP üyesi iki arkadaş Hesekê’de şehit düştü. Ahmet Şoreş (Zeki Gürbüz) ve Fırat Newal (Özgür Namoğlu) işgalci Türk devlet saldırısında şehit düştü. Zeki arkadaş buradan Rojava Devrimine katıldı. Türk devleti, Rojava’ya, Bakur, Başûr ve Rojhilata; her tarafa saldırıyor ama biz de direneceğiz. Ne olursa olsun ülkemize adaleti getireceğiz. Önder Apo çizgisinde yürüyeceğiz. Şehitlerimizin çizgisinde yürüyeceğiz” dedi.
‘Halk hesap sormalı’
KCDK-E Eşbaşkanı Fatoş Göksungur da Fransa devletinin bu katliamları açığa çıkartmakla sorumlu olduğunu vurgulayarak, “Fransa halkı kendi ülkesindeki iki katliamla ilgili devletine hesap sormalı. Türk devleti cenazelerimize bile tahammül edemiyor, nasıl ki bir anaya oğlunun kemikleri kargoyla gönderildi, Mîr Perwer’in naaşı da bir kepçeyle kaçırılarak gömülmek istendi. Biz bunun hesabını soracağız. Ölülerimize bile tahammülü olmayan bir devlet faşizmi ile karşı karşıyayız. Kürt kadınları başta olmak üzere başta Türk devletine en büyük cevabımız Kadın Devrimi olacaktır” dedi.
10. Paris Belediye Başkanı Alexandra Cordebard da katliamlar nedeniyle üzüntüsünü dile getirerek, burada yer alan tüm seçilmişler olarak Kürtlerin yanında olduklarını vurguladı.







