'Rojava’ya abluka kaldırılmazsa eylemler artacak'

  • 21:47 7 Şubat 2026
  • Güncel
İSTANBUL – Rojava’ya yönelik saldırılar, Kobanê'deki kuşatmanın kaldırılması ve Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması talebiyle yapılan açıklamada, sınır kapılarının açılmaması ve Kobanê'deki ablukanın devam etmesi halinde eylemlerin artarak süreceği vurgulandı.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı ve Kobanê'deki kuşatmanın kaldırılmasına ilişkin Sancaktepe ilçesinde bulunan Demokrasi Caddesi’nde basın açıklaması gerçekleştirildi.
 
“Rojava’daki kuşatma kaldırılsın, sınır kapıları açılsın” pankartının taşındığı açıklamada, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bê Serok jiyan nabe”, “Jin, jiyan, azadî”, “Yaşasın halkların dayanışması”, “Rojava, Rojhilat, Kurdistan yek welate” sloganları atıldı. Basın açıklamasını DEM Parti Sancaktepe İlçe Eş Başkanı Ayşe Dinçer okudu. Açıklama öncesinde DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Çınar Altan konuşma yaptı.
 
‘Onurlu bir barışı kazanacak olan direniş ve mücadeledir’
 
İlk olarak söz alan Çınar Altan, konuşmasına Rojava’da direnen ve bu mücadeleye destek verenleri selamlayarak başladı. Çınar Altan, “Bir aylık süre boyunca egemenler kendi varlığımıza ve kimliğimize karşı soykırımla gelebilir. Masalarda birçok plan çizilebilir ancak bunların her birini bozan, başka denklemler yaratan bir mücadelemiz var. Burada bulunanların bir kısmı bu hikâyenin yazıcılarıdır. Bitmiş bir hikâyeden bahsetmiyoruz. Önümüzdeki dönemde, bu bir ayda kazandığımız direnişçi ruhu büyütmek hepimizin sorumluluğudur. Dost ve düşman bilsin ki bizler mücadele ve direnişten bir milim geri adım atmayacağız. Onurlu bir barışı ve kazanımlarımızı koruyacak olan da budur” dedi.
 
‘Kapılar açılmazsa eylemlilikler artacak’
 
Rojava’da bir aylık büyük direnişlerin ardından bir anlaşma sağlandığını ve bu direnişin teslimiyet çizgisini parçaladığını belirten Çınar Altan, hem Rojava hem de Suriye halklarının demokratik hakları açısından bir kazanım elde edildiğini ifade etti.
 
Çınar Altan, “Bu anlaşma hayata geçmeye başladı ancak Kobanê düşsün diye geceleri uykusu bölünenler, insani yardımı engelleyerek orayı soluksuz bırakmaya çalışıyor. Bir anlaşma, savaşın bittiği ya da halkların taleplerinin sona erdiği anlamına gelmez. Taleplerin başında demokratik bir geleceğin inşası geliyor. Savaşla, tankla, SİHA’larla düşüremedikleri Kobanê’yi bugün kuşatmayla teslim almak istiyorlar. En az 25 tır insani yardım Kobanê’ye ulaştırılmak üzere yola çıktı. Eğer bu anlaşma çatışmasızlığı koruyorsa ve demokratik uzlaşının adımları atılıyorsa, halkın kuşatma altında bırakılması kabul edilemez. Mürşitpınar Sınır Kapısı açılana ve ihtiyaçlar karşılanana kadar eylemlerimiz sürecek” diye vurguladı.
 
‘Anlaşmaya uyulmaması bizlere yönelik bir tehdittir’
 
Demokratik bir bölgenin tarafı olduklarını vurgulayan Çınar Altan, masa başında yapılan anlaşmaların sahada uygulanmamasının kendilerine yönelik açık bir tehdit olduğunu söyledi. Altan, “Eğer barış süreci adil ve demokratik olacaksa, orayı savaş alanına çeviren zihniyetin bu senaryoyu burada da uygulamasına izin vermeyeceğiz. Oradaki pratik buraya da yansıtılmalıdır. Bizler eylemlerimize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
 
‘Demokratik ulus modeli hedef alındı’
 
Rojava’ya yönelik saldırılarda demokratik ulus modelinin hedef alındığını belirten Ayşe Dinçer, bu saldırıların aynı zamanda Kürt sorununa demokratik çözüm arayışını da hedeflediğini dile getirdi. Sürdürülen Kürt inkârının derinleştirilmek istendiğine dikkat çeken Ayşe Dinçer, “Rojava’da verilen tarihi mücadele, çıkarılmak istenen Kürt-Arap savaşını engellemiş ve Ortadoğu’da yeni bir Gazze’nin ortaya çıkmasını durdurmuştur. Türkiye destekli HTŞ ve IŞİD çetelerinin saldırıları, son 17 gündür bir kuşatmaya dönüşmüştür. Bir ay boyunca bir halkın direnci sınanmış, yarattığı yaşam modeli insanlık için umut olmaktan çıkarılmak istenmiştir. Rojava modeli, halkların eşit ve kadın özgürlükçü yaşamını savunmaktadır. Bu kuşatma tam da bu modele yöneliktir” dedi.
 
‘Sınır kapıları açılmalı, Rojava’yı sahiplenen eylemler sürmeli’
 
Ateşkes ve anlaşmaya rağmen Rojava’nın hâlâ kuşatma altında olduğunun altını çizen Ayşe Dinçer, Gazze’de yaşananların Rojava’ya dayatıldığını söyleyerek, Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından gönderilen 25 tırlık yardımın sınır kapılarının kapalı olması nedeniyle geri döndürüldüğünü hatırlattı.
 
Ayşe Dinçer, “İktidara sesleniyoruz; Mürşitpınar Sınır Kapısı’nı derhal açın ve yardımların sivillere ulaşmasını sağlayın. Aksi halde bu duyarsızlık ağır sonuçlar doğuracaktır. Halklara ve demokrasi güçlerine çağrımızdır: Kürdistan halkının hakları güvence altına alınana kadar dayanışmayı büyütmeliyiz. Kadınları hedef alan IŞİD ve HTŞ gericiliğine karşı geri adım atmayacağız. Dün Gazze için haykırdık, bugün Rojava için haykırıyoruz” diye konuştu.
 
Basın açıklamasının ardından polis, dağılan kitleye saldırdı, en az 9 kişi gözaltına alındı.