'Şiddet ve yoksulluk okulları kuşatmış durumda'
- 16:21 20 Nisan 2026
- Güncel
İSTANBUL – Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi, Mereş ve Sêwreg’deki okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, şiddet ve yoksulluğun çocukları hedef aldığını vurgulayarak, bu sorunun son dönemde MESEM'ler aracılığıyla daha da derinleştiğine dikkat çekti.
Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi, Mereş ve Sêwreg’de yaşanan okul saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Şiddetin "münferit" değil, patriyarkal düzenin ve iktidarın cinsiyetçi politikalarının bir sonucu olduğu vurgulanan açıklamada, okulların birer "güvenlikli hapishaneye" dönüştürülmesi yerine önleyici politikaların hayata geçirilmesi istendi.
'Şiddet gökten inmedi, patriarka ördü'
Açıklamada, silahların çocukların eline tesadüfen geçmediği; silahın ve şiddetin patriyarkal değerler aracılığıyla normalleştirildiği belirtildi. İktidarın "makbul çocuk" ve "kutsal aile" söylemlerinin erkek şiddetini hoş gördüğü ve sistematik cezasızlığı beslediği ifade edilen açıklamada, "Toplumsal cinsiyet eşitliğine açılan bu savaş, eğitim alanında nefreti derinleştiriyor. Çocukların korunması gereken 'tehlike' LGBTİ+’lar değil; erkek şiddeti, yoksulluk ve nefrettir" denildi.
'MESEM’ler çocuk sömürü alanlarıdır'
Eğitim sisteminin niteliksizleştirilmesine ve MESEM’ler (Mesleki Eğitim Merkezleri) aracılığıyla çocuğun sömsürülmesine tepki gösterilen bildiride, yoksul çocukların örgün eğitimden koparılarak sanayi bölgelerinde yaşamını yitirdiğine işaret edildi. Açıklamada ayrıca şiddet vakalarının nöroçeşitlilikle (otizm, DEHB vb.) ilişkilendirilmesinin bir "damgalama" ve sorumluluğu gizleme çabası olduğu ifade edildi.
Üniversitelerden okullara gözetim baskısı
Kampüslerdeki polis varlığı ve özel güvenlik birimlerinin (ÖGB) kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik taciz ve ifşa pratiklerine dikkat çekilen açıklamada, şiddetin çözümünün güvenlikçi politikalarda olmadığı belirtildi. Açıklamada, "Her köşesi kamerayla dolu bir şehirde Gülistan Doku’nun katili neden bulunamıyor?" sorusuyla, gözetim baskısının güvenliği sağlamadığı hatırlatıldı.
Açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:
"*Piyasacı Eğitime Son: Eğitimde piyasacı politikalar terk edilmeli; kamusal, eşit ve ücretsiz eğitim tüm öğrenciler için güvence altına alınmalıdır.
*Nefret Söylemi Durdurulmalı: Her türden nefreti üreten politikalar yerine; eşitlikçi, özgürlükçü ve kesişimsel politikalar üretilmelidir.
*İnsanca Yaşam: Eğitim emekçilerinin iş yükü azaltılmalı ve insan onuruna yaraşan yaşam standartları sağlanmalıdır.
*Temel İhtiyaçlar Kamusal Olmalı: Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su sağlanmalı; okullarda rehber öğretmen, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı istihdamı artırılmalıdır.
*MESEM’ler Kapatılmalı: Devlet-sermaye iş birliği ile kurumsallaşan ve çocuk emeği sömürü alanları olan MESEM’ler derhal kapatılmalıdır.
*Kapsayıcı Politika: Eğitim süreçleri rekabetten arındırılmalı; ayrımcı olmayan, nöroçeşitliliği dışlamayan ve kolektif faydayı hedefleyen bir yapıya kavuşturulmalıdır.
*Kriminalizasyona Son: Çocukları suç işlemeye sürükleyen politikalar terk edilmeli; damgalayıcı ve nöroçeşitliliği kriminalize eden söylemlerden vazgeçilmelidir."







