KHK eğitime engel değil: Kültürhane bizim üniversitemizdir
- 09:13 25 Eylül 2017
- Güncel
Filiz Zeyrek
MERSİN - Barış İçin Akademisyenler Girişimi tarafından yayınlanan "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisine imza attıkları için mesleklerinden ihraç edilen üç akademisyen,"Kültürhane"'de bir araya geldi. Akademisyenler, 'eğitimin' mekandan bağımsız ve yaşamın her alanında sürdürülebilir olduğunu kanıtlıyor.
Mersin Üniversitesinde "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisini imzalayan 21 öğretim üyesinin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmesinin ardından mesleğinden edilen üç akademisyen Mersin'de açtıkları "Kültürhane" ile alternatif eğitim vermeye devam ediyor. İhraç edilen akademisyenlerden Prof. Dr. Ayşegül Yılgör, Doç. Dr. Ulaş Bayraktar ve Uzman Deniz Galip Altınay, feminist aktivistlerden Nalan Turgutlu Bilgin'in de katkıları ile açtıkları Kültürhane'de altarnatif bir sistem yaratıyor. Akademisyenler, "Bizim için eğitim vermek sadece üniversiteden ibaret değil. Eğitim hayatın her alanında verilebilir. Bu proje, bu düşüncenin hayata geçirilmesi konunda büyük bir rol oynayacaktır" diyerek, Kültürhane'ye destek bekliyor.
'Bu suça ortak olmayacağım' dediğimiz için ihraç edildik
"Mersin Üniversitesi'nde İktisadi İdari Bilimler Fakültesi 24 yıldır görev yapmış bir eğitim profesörüydüm" diye kendini tanıtan Prof. Dr. Ayşegül Yılgör, hukuksuzca ihraç edilmelerini şöyle anlattı: "Bu suça ortak olmayacağım' dediğimiz için kimi arkadaşımız üniversitenin kararı ile kimisi de benim gibi KHK'larlar ihraç edildi. Görevimiz olan üniversitelerden uzaklaştırıldık. Ben uzaklaştırmayı geçici olarak yorumluyorum. Çünkü yasal olan tüm haklarımız için hukuk mücadelesi veriyoruz. Biz kimsenin emeği ile bir yere gelmedik. Bu mevkiye gelmek için çok bedel ödedik ve bunun içinde haklarımıza sahip çıkacağız."
'Her kesimden destek aldık'
Yeni fikirlerin tartışılmasının üniversiteler gibi mekanlar ile sınırlandırılamayacağına dikkat çeken Ayşegül, 'Kültürhane' fikrinin bu doğrultuda ortaya çıktığının altını çiziyor. Ayşegül, ilk olarak ellerinde olan kitapların nasıl değerlendirileceği üzerinden gittiklerini ve bunun sonucunda da 'Kültürhane fikrinin ortaya çıktığını sözlerine ekliyor. Ayşegül, "Kendimizce bir kültür evi açtık ve bunu tüm arkadaş, eş ,dostlara ile paylaşmak istedik. Çok olumlu tepkiler alıyoruz. Sanıyorum toplumda geniş bir kesimin, yeni oluşumlara, başlangıçlara, yan yana gelebileceğimiz mekanlara , kültürel etkinliklere ihtiyacı varmış ki bu gün birlikte oluşan bir ruh ortaya çıkmış oldu. Özelikle öğrencilerden destek çok fazla. Hem şehir içi, şehir dışı hatta yurt dışında bile çok güzel bir destek görüyoruz. Kültürhanemizle çok başarılara imza atacağımızı biliyoruz" dedi.
Üniversitelerin bilimden koparıldığını vurgulayan Ayşegül, üniversitelerde sadece bilgi değil toplumsal yapıların inşa edildiğini dile getirdi. Son dönemde ihraçlar ile birlikte üniversitelerde tasfiyelerin yaşandığını söyleyen Ayşegül, üniversitelerin tek sesliliğe dönüştürüldüğünü kaydetti.
'Hedefimiz kütüphaneyi güçlendirmek'
Kültürhane'nin ihraç edilen akademisyenlerin kütüphanelerini bağışlaması sonucu oluşturulduğunu belirten Nalan Turgutlu Bilgin de Kültürhane'nin ileride yapacakları hakkında şunları paylaştı: " Kültürhane ayrıca dayanışma akademisi dersleri, atölye çalışmaları, söyleşiler, imza günleri, dinletiler gibi etkinlikler için de kullanılacak. Kültürhane'nin hedefi şimdi kütüphaneyi güçlendirmek ve sadece Mersin'in değil, bütün Türkiye'nin hatta dünyanın entelektüellerinin ilgisini bu projeye çekmek. Bunun için bağış ve destek sitesi "indiegogo" üzerinden bir kampanya başlatıldı. Yayımlanan metinde "Eğer başarabilirsek bizi kamusal alanlardan kovanlara, halkla buluşabilmek için unvanlara ihtiyacımızın olmadığını kanıtlayacağız" deniliyor. Bizim için önemli olan buranın kamusal bir mekân olması. Bunun için 4 kişi değiliz diyoruz, imece ile oluşturduk. Aynı dayanışma ile devam ettirmek istiyoruz. Ve tüm kitap seven arkadaşları Kültürhanemize davet ediyoruz."







