Başhekim toplantıda, Bakanlık yasak derdinde: Doktorlar istedi, ordu gibi odaya girip götürdüler

  • 11:26 26 Eylül 2017
  • Güncel
ANKARA – Bu sabaha karşı zorla Numune Hastanesine götürülen Nuriye Gülmen hakkında bilgi veren Beyza Gülmen, “Ordu şeklinde çok sayıda gardiyan, doktorlar, cezaevi müdürü geldi. Birden içeri girdiler” dedi. Nuriye’nin bilincinin açık olduğunu ve tıbbi müdahaleyi reddettiğini söyleyen Dr. Onur Karahan da durumuna ilişkin bilgilendirmenin Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklandığını bildirdi. Görüşme yapmak istediği Başhekimin 'meşgul' ve toplantıda olduğunu aktaran CHP Milletvekili Şenal Sarıhan’ın aldığı bilgiye göre ise, Nuriye’nin Sincan’daki doktorların isteği üzerine Numune’ye getirildiği öğrenildi. 
 
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerinden ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevleri 202’nci gününe girdi. Ancak Nuriye,  zorla götürüldüğü Sincan Cezaevi Kampüs Hastanesi'nden yine zorla alınarak bu sabaha karşı saat 03.30’da Ankara Numune Hastanesine götürüldü. Refakatçisi olan kardeşi Beyza Gülmen ile kitap okuduğu sırada Ankara Numune Hastanesi götürülerek, bilinci açık halde yoğun bakım servisine alınan Nuriye tek başına kalıyor, refakatçisi ve avukatları yanına alınmıyor.
 
Tutuklu bulundukları duruşmadan iki günce önce Sincan’dan çıkarılan Nuriye’nin refakatçisi Beyza Gülmen ve sabahın erken saatlerinde hastaneye giden CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan ile Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Onur Karahan ise, Nuriye'nin durumuna ilişkin JINNEWS’e konuştu. 
 
Beyza Gülmen: Ordu şeklinde odaya girdiler
 
Doktorların aniden geldiğini anlatan Beyza Gülmen, gece yaşananları şöyle aktardı: “Saat gece iki sıralarında geldiler. Biz kitap okuyorduk henüz uyuyamamıştık. Böyle bir şey bekliyorduk çünkü en son doktorlar geldiğinde 'Sizi biraz kötü görüyoruz, bu durum ne olacak?’ diye baskı yapıp duruyorlardı. Biz de tedirgindik. Ses geldi, daha sonra dışarıdan baktık ordu şeklinde çok sayıda gardiyan, doktorlar, cezaevi müdürü geldi. Birden içeri girdiler, yine aynı şeyi söylediler. 'Yoğun bakımda kalmanız gerekli, durumunuz iyi değil’ dediler. Ablam da 'Bu saatte niye geldiniz?' diye sordu. 'Daha müdahale olmayacak, sakin olun' dediler. Ben de bunun şimdi değil ama ileride olacak anlamı taşıdığını söyledim. Sonra beni odadan çıkarmaya çalıştılar. Ben de çıkmayınca zorla gardiyanlar tarafından çıkardılar. O sırada Semih abiler durumun farkına vardılar. Kapılara falan vurmaya başladılar. Daha sonra çıkarıp ambulansla hastaneye getirdiler. Bana ‘Sen de geleceksin’ dediler, daha sonra ‘yoğun bakımda refakatçi kalınmıyormuş' dediler. 
 
Ben burada kaldım, ablamı tek başına götürdüler. Geldiğimde çevik, sivil, jandarma doluydu tüm hastane. Hastanede kaldığı bloka bile girilmiyor. Sabah doktorlardan bilgi almak istediğimizi söyledik. 'Giremezsiniz, polisten izin alın' dediler. İhtiyaçlarını tedarik ettiklerini söylemişler. Tek başına tutuluyor. Ne olduğu da belli değil.”
 
‘Savunmasını hazırlamıştı, mahkemeye götürmemek için yaptılar’
 
Ablasının adeta kaçırılır gibi götürüldüğünü ifade eden Beyza, “Ablam baştan beri 'ben hasta değilim, beni işime iade edin' diyor. Gecenin bir yarısı gelip kaçırıyorlar. İlk duruşmaya kadar savunmasını hazırlamıştı. Bir kaç değişiklik yaptı. Çok çıkmak istiyordu mahkemeye. Duruşmaya getirilmedikleri için tutukluluk halinin devamına karar verdiler. Artık hiç kimse bunların yalanlarına inanmıyor. Onlar da bildikleri için bu kadar korkuyorlar. Mahkemeye getirmemek bütün olanakları kullandılar için ama bunun boşa çıkacağına inanıyorum. Ablamı oradan alalım” diye konuştu. 
 
Doktor Onur: Sağlık Bakanlığından bilgilendirmeye ‘yasak’
 
Nuriye'nin durumuna ilişkin bilgi verilmesine Sağlık Bakanlığı tarafından yasak getirildiğini aktaran doktor Onur Karahan, "Sağlık Bakanlığı ‘Biz açıklama yapacağız’ demişler. O nedenle şu an bir açıklama yapılmıyormuş. Takip edildiğini söylediler ama ne olacağını bilemiyoruz. Şu an sıvı ve bitki çayı vermeye devam ediyorlarmış. Biz de bekliyoruz, şu an  görüşme izni verilmiyor” dedi.
 
‘Zorla müdahaleyi reddetti ancak kendi isteği dışında yatırıldı’
 
Yoğun bakımda görevli doktorların avukatlara "müdahale yapmayacağız" dediğini aktaran Onur, Nuriye'nin bilincinin açık olduğunu ve zorla müdahaleyi reddettiğini kaydetti. "Bireyin isteği dışında hastaneye yatırılmasını kabul etmek mümkün değil" diyen Onur, Nuriye'nin durumu hakkında ancak avukatlardan bilgi alabildiklerini, uzunca zamandır göremediklerini belirterek, "Bitkinlik, yorgunluk, kaslarda iyice güçsüzlük ve ağrılar artmış durumda" diye konuştu. 
 
Şenal Sarıhan: Başhekim meşgulmüş 
 
CHP Ankara Milletvekili avukat Şenal Sarıhan ise Ankara Numune Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurullah Zengin ‘idari toplantıda’ olduğu için başhekim yardımcısı ile yaptığı görüşmeyi aktardı. Şenal, yaptığı görüşmeye dair şu bilgileri aktardı: 
 
Sincan’daki doktorlar istemiş
 
“Ben biraz önce görüşme yapmaya çalıştım, başhekim meşgul olduğunu ve idari toplantı olduğunu ama başhekim yardımcısının gelebileceğini, onunla görüşebileceğimizi söylediler. Başhekim yardımcısıyla yaptığımız görüşmede, ‘Nuriye’nin sağlık durumuna ilişkin Sincan Cezaevi Kampüsünde kendisini izlemekte olan nörolog ve psikiyatristin bazı gözlemleri olduğu, kendisinin su alımında sıkıntı çektiği, aynı zamanda koku duyusunda zayıflama olduğu, sıkça uyku hali durumuna girdiği, bu duruma müdahale etme durumunun oradaki koşullarda mümkün olamayacağı kaygısıyla doktorların isteği üzerine buraya getirildiğini’ ifade etti. ‘İradesi dışında herhangi bir müdahalenin burada kesinlikle olmayacağını, kaldı ki bir tutanak tutulduğunu, burada sağlıkla ilgili herhangi bir müdahaleye kendisinin izin vermediğini, onun izni olmaksızın yapılabilecek hiçbir şey olmadığını’ söyledi.” 
 
AİHM’in doktor hakkı hatırlatıldı
 
Avukatların hastanedeki yetkili doktorlarla yaptığı görüşmeyi de aktaran Şenal, “Avukat arkadaşlarımız da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıyla kendi seçtiği doktorların her gün onu görebileceğini söylediler. Onların da davet edilmeyeceği ile ilgili kesin bir bilgi almadık. Ancak her gün bir tabibin hepimizi saat saat bilgilendireceği ifade edildi. Kendisi tek odada, yalnız kalıyor” bilgilerini verdi.  
 
‘Savunma hakkının engellenmesidir’
 
İki gün sonra 28 Eylül’de iki eğitimcinin tutuklu bulunduğu davaya dair ikinci duruşmanın Sincan Cezaevi Kampüs Yerleşkesindeki duruşma salonunda görüleceğini hatırlatan Şenal, Numune Hastanesine zorla getirilmenin savunma hakkına da engel olacağını vurguladı. Nuriye’nin duruşmaya katılma talebi olduğunu yineleyen Şenal, “Tam bu sırada hastaneye getirilmiş olmasını da Nuriye’nin savunma hakkının engellenmesi olarak da görüyorum. Yaşam hakkıyla ilgili bir önlem alınma olarak görülmesine rağmen savunma hakkının engellenmesi olarak görüyorum” dedi. 
 
Oturma eylemi
 
Öte yandan Yüksel direnişçisi, ihraç edilen kamu emekçisi Nazan Bozkurt da, "Zorla tıbbi müdahale cinayettir" diyerek, Nuriye Gülmen'in zorla götürüldüğü Numune Hastanesi önünde oturma eylemi başlattı. Nazan Bozkurt, eylem sırasında sivil polisler tarafından sürüklenerek hastane bahçesinden çıkarıldı.
 
Nuriye ve Semih'in Yüksel Caddesi'nde başlattığı ve ihraç edilen kamu emekçileri tarafından sürdürülen "İşimizi geri istiyoruz" eylemi de 322'nci güne girdi.