Esra Özakça'dan açlık grevleri hatırlatması: Nuriye'nin de hayatından endişeliyiz
- 09:47 27 Eylül 2017
- Güncel
ANKARA - Açlık grevinin 202'inci gününde sabaha karşı iradesi dışında Numune Hastanesinin yoğun bakım servisine kaldırılan Nuriye Gülmen'in hayatından endişe duyduklarını belirten Esra Özakça, "Nuriye'nin hayatından endişeliyiz. Nuriye her an olası bir müdahale ile hayatını kaybedebilir. Çünkü bu ülkede açlık grevindekilere su dahi verilmeyerek bilinçlerinin kapanmasını beklediler" hatırlatmasında bulundu.
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın grevleri, 203'üncü devam ediyor. Nuriye, dün sabaha karşı, zorla tutulduğu Sincan Cezaevi Kampüs Hastanesi’nden çıkarılarak yine zorla Ankara Numune Hastanesinin yoğun bakım servisine kaldırıldı. Önceki gün Semih’le görüşen, açlık grevindeki Esra Özakça ise Nuriye Gülmen'in olası müdahalede hayatını kaybedebileceği uyarısında bulundu.
'Bu ülkede bilincin kapanmasını beklediler'
Kendisi de KHK ile ihraç edilen ve açlık grevinin 128'inci gününde olan öğretmen Esra Özakça, JINNEWS’e yaptığı değerlendirmede Nuriye'nin mahkemeye getirilmemesi için zorla hastaneye kaçırıldığını ifade etti. Esra, "Fırsatını bulunca müdahale etmek istiyorlar. Düşünün bilinci açık, kitap okuyorken giriyorlar içeri ve kaçırıyorlar. Nuriye ve Semih'in önce işlerinden atılarak çalışma hakları, avukatları tutuklanarak savunma hakları, kendileri mahkemeye götürülmeyerek yargılanma hakları ve en son da yaşam hakları ellerinden alınmaya çalışılıyor. Nuriye'nin hayatından endişeliyiz. Nuriye her an olası bir müdahale ile hayatını kaybedebilir. Bundan korkuyoruz. Çünkü bu ülkede bunlar uygulandı” diye belirtti.
Daha önceki açlık grevlerinde yaşananları hatırlatan Esra, “Açlık grevindekilere su dahi verilmeyerek bilinçlerinin kapanmasını beklediler. Onlara kesinlikle inanmıyoruz. Nuriye'nin bir an önce oradan çıkarılması ve mahkemeye getirilmesi gerekiyor” dedi.
Semih 33 kilodan daha fazlasını kaybetti
Önceki gün Semih'le yaptığı açık görüşe değinen Esra, Semih'in daha da küçüldüğünü belirterek 33 kilodan fazla kilo kaybı yaşadığını söyledi. Semih'in ve Nuriye'nin işini isteme ısrarından hiçbir zaman vazgeçmediğini vurgulayan Esra, "Bugün aslında yargılanacak olan, Nuriye ve Semih'in hala işini istiyor olmalarıdır. Çünkü iktidar şunu demek istiyor: 'Biz sizi hapishaneye de kapattık, başınıza bu kadar iş getirdik. Zorla müdahale ile tehdit ettik, dışarıda adınızı yasakladık. Tişörtünüzü giyenlere saldırdık, size ‘yaşasın’ diyenler tutukladık. Ama hala aynı şeyleri yapmaya devam ediyorsunuz'” diye konuştu.
‘Yetersiz güvenlik güçleri adliye önüne yığılıyor’
Nuriye ve Semih'in sürekli bir kaçırılma halinde olduğuna dikkat çeken Esra, AKP iktidarının iki eğitimciyi rehin aldığını ifade etti. Nuriye ve Semih'in mahkemeye getirilmemesini 'hem sağlıkları yeterli değil hem de kaçabilirler ' gerekçesiyle açıkladıklarını hatırlatan Esra, şöyle konuştu:
"Hem çok kötü yürüyemez hem kaçabilir diyorlar. Hem güvenlik güçleri yetersiz hem de adliyenin önüne binlerce polis getiriyorlar. Nasıl oluyorsa? Bunlara çok öfke duydular. Israrları hala devam ediyor. 14 Eylül'deki kalabalığa çok sevindiler. Nasıl ifade edeceklerini bilemediler. 28 Eylül'de de yine aynı şekilde sahip çıkılmasını gerektiğini düşünüyorlar.”
'28 Eylül'de hak aramanın davasına’
28 Eylül'de gerçekleşecek olan ikinci duruşmaya tüm halkı beklediklerini söyleyen Esra, "Bu sadece bizim davamız değil. Bu dava milyonların davası. Bu dava OHAL'e, hukuksuzluğa ve işkencelere karşı direnenlerin davası. Hak aramanın davası. Hak aramak, direnmek suç değildir. İşini istemek suç değildir. Onların erimiş bedenlerinin şahidi olmak istiyoruz artık." ifadelerini kullandı.
Açlıkla geçen bu kadar güne rağmen Nuriye ve Semih'in aynı coşku ve moralle taleplerini haykırdıklarını vurgulayan Esra, "28 Eylül'de Sincan'da buluşalım" çağrısında bulundu.







