‘Bu yasalar böyle geçmez’ diyen kadınlar 1 Ekim’de alanlarda olacak

  • 13:30 29 Eylül 2017
  • Güncel
İSTANBUL -  Kadınların yaşamını doğrudan etkileyecek yasa tasarılarına karşı "Eşit ve özgür bir hayat için, bu yasalar böyle geçmez" diye haykıracaklarını söyleyen Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubundan Duygu Doğan, "Hayatlarımızın nasıl belirleneceğine dair söz hakkımız var" diyerek tüm kadınları 1 Ekim'de sesini yükseltmeye çağırdı. 
 
AKP'nin kadın kırımını teşvik eden yasalarına karşı kadınlar, "Eşit ve özgür bir hayat için, bu yasalar böyle geçmez" demek için 1 Ekim'de birçok kentte eylem düzenleyecek. Kadın katliamlarının cezasızlıkla ödüllendirilmesi, cinsel istismar ve kadına yönelik şiddete karşı aralarında TJA, DİSK, KESK kadın meclisleri ve KAOS GL gibi örgülerin de olduğu yaklaşık 100 LGBT+ ve kadın örgütü imzaladığı deklarasyonun ardından sokaklara iniyor. Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu'ndan Bağımsız Feminist Duygu Doğan Temmuz ayında Meclise gelen iki yasa tasarısı olduğunu hatırlattı. Duygu, "Bunlardan bir tanesi tamamen yeni olan 'Mağdur hakları yasa tasarısı' diğeri ise hali hazırda var olan bir kanunun üzerinde ve başka bir takım kanunlar üzerinde değişiklik öngören yasa tasarısı. Bu ikisine baktığımız zaman biz kadınları doğrudan ilgilendiren bizim hayatlarımıza da doğrudan değen bir takım düzenlemeler olduğunu gördük" ifadelerini kullandı. 
 
'Neyi tehdit olarak görüyoruz?'
 
Geçmiş dönemde kadınları ilgilendiren yasaların incelendiğinde kadınlara en getirdiği ve ne götürdüğüne dair bir çalışma ve değerlendirme yaptıklarını kaydeden Duygu, "Bu yapılacak değişiklikte ve yeni çıkacak yasada kendimiz için neyi tehdit olarak görüyoruz, ne değişirse daha iyi ya da daha kötü olur bizim açımızdan bunu değerlendirdik" diye konuştu. Duygu, bu değişikliklerin ve yeni yasanın kadınların lehine olması için sokakta olacaklarını ve bunun için de bir diyalog zemini olarak bu kampanyayı örgütlediklerini söyledi. 
 
'Kadın ve erkek eşitliğine inanmayan bir kurum'
 
Yasalardaki düzenlemelerle kadınların aleyhine olan değişikliklere değinen Duygu, iki farklı yasa tasarısı olduğunu ve ayrı ele alınması gerektiğini ifade etti. Duygu ilk değişikliğin Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda değişiklik öngören yasa tasarısı olduğuna dikkat çekerek, “Burada bizi doğrudan ilgilendirdiğini düşündüğümüz birkaç madde var. Birincisi il ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi verilmesi. Bu aslında onlarda normal personel, dolayısıyla 'Nolacak kıysın' diyebileceğin bir şey ama Türkiye bağlamında düşündüğümüzde çok da akla yatacak bir şey olmadığını fark ettik. Çünkü müftülükler diyanete bağlı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın genel çalışmalarına ya da kamuoyunu şekillendirecek bir takım sözlerine ve söylemlerine baktığınız zaman kadın ve erkek eşitliğine inanmayan bir kurum görüyoruz. Bu kurum başından aşağıya kadar böyle çalışıyor. Bu kurum medeni kanunda kadın-erkek eşitliğinin teminatı olan nikahı kıyacak" dedi.
 
'Bu konu muhatapları ile yapılmalı'
 
Toplumun hali hazırda bir kutuplaşma içerisinde olduğunu ifade eden Duygu, bu düzenleme ile var olan kutuplaşmanın da besleneceğini belirtti. Duygu, "Biz bu tasarıların öncelikle kadınların ve çocukların ihtiyaçları doğrultusunda değiştirilmesini, yeniden tartışılması, değerlendirilmesini ve bunun konunun muhatapları ile yapılmasını istiyoruz" dedi. 
 
'1 Ekim'de Süreyya Operası önündeyiz'
 
Bu yasa tasarısının doğrudan kadınların yaşamını değiştireceğini söyleyen Duygu son olarak, "Hayatlarımızın nasıl belirleneceğine dair söz hakkımız var. Biz de bu hakkımızı bu biçimde kullanmalıyız, bir araya gelip sözümüzü güçlü bir şekilde söylememiz gerekiyor. Çünkü artık devletle vatandaş arsında ciddi bir ayrım oluşmuş durumda. Bu değişikler meclise gelmeden bizim istediğimiz biçimde düzenlenmeli. Hepimizin hayatıyla ilgili biz kadınlar politikanın temel önderiyiz. Makro siyaset hayatlarımızı şekillendirmek üzerinden yapılıyor" diyerek, tüm kadınları İstanbul'da 1 Ekim Pazar günü Kadıköy Süreyya Operası önünde olmaya çağırdı.