Cumartesi Annelerin’de 653.hafta: Evden son çıkışı olduğunu nereden bilebilirdik?

  • 13:38 30 Eylül 2017
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri 653’üncü haftasında 27 Kasım 1993 tarihinde gözaltına alındıktan sonra katledilen Mahmut Doğan'ın faillerinin yargılanması istenirken, kızı Melek Doğan’ın Cumartesi Anneleri’ne gönderdiği mektup okundu. Mektupta,” Onun evden son çıkışı olduğunu nereden bilebilirdik? Babasızlığın nasıl bir duygu olduğunu bilir misiniz? Her kapı çaldığında babamız geldi diye kapıya koştuk” ifadeleri yer aldı. 
 
Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 653’üncü kez Galatasaray Meydan’ında bir araya geldi. Eylemde “Failler belli kayıplar nerede” pankartının üzerine kırmızı karanfiller ile barışı simgeleyen beyaz tülbent bırakıldı. Cumartesi Anneleri bu hafta da kayıpların fotoğraflarının bulunduğu dövizleri taşıyarak, 27 Kasım 1993 tarihinde evinden çıktıktan sonra gözaltına alınan, 63 gün sonra cenazesi Bellitaş köyündeki Reçellik mağaralarında bulunan Mahmut Doğan’ın faillerinin bulunması istendi.
 
'Devlet yükümlülüğünü yerine getirmedi'
 
Eylemde bu haftaki açıklamayı Cumartesi insanlarından Yeter İhsan okudu. Türkiye’de yaşam hakkının yaygın bir şekilde ihlal edildiğini belirterek söze başlayan Yeter, "90’lı yıllarda Türkiye gözaltında kayıplar, infazlar, katliamlar cehennemine dönüştü. Diyarbakır bu cehennemin en ağır yaşandığı yerlerden biri oldu. JİTEM ve devletle bağlantısı TBMM raporlarında da gözler önüne serilen Hizbullah, Diyarbakır’da yaşam hakkına ağır darbeler vurdu. Yaşam hakkını korumakla yükümlü olan devlet bu yükümlülüğünü yerine getirmedi" şeklinde konuştu.
 
‘Önce kabul ettiler sonra yok dediler’
 
Yeter, gözaltına alındıktan sonra katledilen Mahmut Doğan’ın hikayesini anlattı. Yeter şöyle konuştu: "37 yaşındaki 4 çocuk babası Mahmut Doğan Diyarbakır’da yaşıyor ve taksi işletiyordu. Çalıştığı taksi durağı Bağlar Karakolu’nun yanındaydı. 27 Kasım 1993 tarihinde öğlen yemeği için evine geldi. Yemekten sonra aracıyla durağa gitmek üzere evden ayrıldı. Mahmut Doğan akşam eve dönmeyince ailesi telaşlandı, önce Bağlar Karakolu’na başvuran aile ardından Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Emniyetteki görevliler Mahmut Doğan’ın arabasında silah yakalandığı için gözaltında olduğunu, isterlerse kendisine yemek getirebileceklerini söyledi. Kısa bir süre sonra yemekle gelen aileye bu sefer 'Burada o isimde biri yok' denildi. 'Yarım saat önce eşimin burada olduğunu söylediniz' diye itiraz eden Zümrete Doğan hakaret ve küfürlere maruz kaldı.”
 
'Hukuki süreç işletilmedi'
 
Olaydan 63 gün sonra Mahmut Doğan'ın cansız bedenine ulaşıldığını söyleyen Yeter ,"28 Ocak 1994 tarihinde Mahmut Doğan ile uzun zamandır kayıp olan Abdülselam Kızmaz’ın  cansız bedenleri Çınar’a bağlı  Bellitaş Köyü’ndeki Reçellik mağaralarında bulundu. Çınar’a getirilen cenazelere otopsi yapıldı. Ardından aile suç duyurusunda bulundu, ama hukuki bir süreç işletilmedi” diye konuştu.
 
'Adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz'
 
Mahmut’un zorla kaybedilmesi ile ilgili bugüne kadar etkin bir soruşturma yürütülmediğini ifade eden Yeter, "Aile’nin başvuruları davaya dönüşmedi. 24 yıldır Mahmut Doğan’ı kaybedenler cezasızlıkla korundu.  24 yıldır devlet, bu suçun açığa çıkartılması ve faillerinin hakkaniyete uygun cezalandırılması görevini yerine getirmedi. Kayıp yakınları ve hak savunucuları olarak zorla kaybedilme ve cezasızlığa karşı, yaşam hakkının ve insan onurunun korunması için, mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
 
‘Baba dendiğinde içim acır’
 
Ardından Mahmut’un kızı Melek Doğan’ın Cumartesi Anneleri’ne gönderdiği mektup okundu. Mektupta şu ifadelere yer verildi: “Biz dört kardeşiz. Bir pazar günü taksici olan babamız çalışmak için evden çıktı ve bir daha dönmedi. Onun evden son çıkışı olduğunu nereden bilebilirdik?  Babasızlığın nasıl bir duygu olduğunu bilir misiniz ? Her kapı çaldığında babamız geldi diye kapıya koştuk. Her yerde baba dendiğinde içim acır. Şimdi 4 çocuk annesi bir kadınım. Hala baba dendiğinde içim acıyor."