Kadınlar hükümeti uyardı: Bu yasalar böyle geçmez kadınlar izin vermez

  • 17:39 1 Ekim 2017
  • Güncel
HABER MERKEZİ - "Bu yasalar böyle gitmez, kadınlar izin vermez" diyen kadınlar birçok kentte bir araya gelerek, "Müftülük Yasası" olmak üzere kadınlara yönelik çıkarılmak istenen yasalara izin vermeyeceklerinin mesajını verdi. 
 
İstanbul
 
Kadına Yönelik Acil Önlem Grubu'nun çağrısıyla çok sayıda kadın, Kadıköy'de "Bu yasalar böyle gitmez" diye haykırdı. Kadın ve çocuk düşmanı, cinsiyetçi Mağdur Hakları Yasa Tasarısı'na karşı, Süreyya Operası önünde bir araya gelen kadınlar, "Eşit ve özgür bir hayat için bu yasalar böyle geçmez" yazılı pankart açtı. Kadınlar, "Boşanmayı değil cinayeti engelle", "Müftülere nikah yetkisi eşitsizliğin garantisi", "Özgürlüğü ve yaşamı savunuyoruz" dövizlerini taşıdı. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Sözcüsü Fadime Çelebi'nin de katıldığı yürüyüş boyunca kadınlar, "Bu yasalar böyle geçmez", "Resmi nikah müftünün işi değil", "Sosyal hizmet müftünün işi değil" sloganlarını haykırdı. 
 
Yürüyüş sırasında halka yönelik konuşma yapan kadınlar, "Kendi adımıza karar vermemizi, hayatlarımızı nasıl yaşayacağımızı kendimiz seçmemizi engelleyen veya zorlaştıran tüm toplumsal ve siyasi baskılara karşı, bu baskıları arttırmak için adım adım oluşturulan yasal çerçeveye karşı bir araya geliyoruz" diye belirtti. 
 
"Tüm kadınların her yanı şiddetle kuşatılmamış hayatlar sürebilmesi için gittikçe artan 'aileyi bir arada tutma' baskısının kadınların hayatına mal olmaması için 'Bu yasalar böyle geçmez" diyen kadınlar, Müftülük Yasası olarak bilinen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın geçirilmesine neden izin vermeyeceklerini şu maddelerle açıkladı: 
 
'Resmi şikayette bulunmayana hak ve hizmet yok'
 
"Müftülüklere nikah yetkisi, eşitsizliğin garantisi. Çocuk yaşta evlendirme cinsel istismardır; kesinlikle engellenmeli açıkça suç olarak düzenlenmelidir. Muğlak bir 'genel ahlak' şartı sadece kadınlara zarar. 'Soyadında kolaylık' bile yine eşitsiz. Şiddetin kadın-erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğunu görmezden gelen bir Mağdur Hakları Yasası şiddet karşısında kadınları güçlendiremez, şiddetin önünü alamaz. Resmi şikayette bulunmayana hak ve hizmet yok. Kadınların can güvenliği erkeklere mali külfetten daha önemsiz olmasın diye çocuk teslim sürecinde kararı kadınlara bırakın. 'Haksız fiil' maddesi kadınların maddi yardıma erişimine engel."
 
Kadınlar, "Hayatlarımızı belirleyecek yasaların bize sormadan yapılmasına itirazımız var. Bu yasalar böyle geçmez kadınlar izin vermez" diyerek tepkilerini gösterirken yürüyüşü Khalkedon Meydanı'nda sonlandırdı.
 
İzmir
 
İzmir Kadın Platformu,  Karşıyaka Çarşı'da bir araya gelerek, "Eşit ve özgür bir hayat için bu yasalar böyle geçmez" pankartı açtı. "İtaat yok, isyan var",  "Çocuk yaşta evlilikleri meşrulaştıran yasaları tanımıyoruz" ve Müftülere nikah yetkisi verilemez" dövizleri taşıyan kadınlar, "Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz" sloganı attı. İzmir Kadın Platformu adına açıklamayı Eylem Tunalı yaptı. 
 
"Müftülük Yasası"na karşı ayakta olduklarını belirten Eylem, "Tasarı bu haliyle geçemez" dedi. Eylem, tasarının, kadınların yararı için çalışan kadın örgütlerinin sürece dahil edilmeden hazırlandığını belirterek tasarı ile kadınların ihtiyaçlarının karşılanmayacağını kaydetti.
 
Eylem, ardından tasarının mevcut haliyle geçmemesi gerektiğine dair gerekçeleri şöyle sıraladı: 
 
* Müftülüklere nikah yetkisi, eşitsizliğin garantisidir. Tasarının yasalaşması durumunda evlendirme işlemi için kadın erkek eşitsizliğini doğal sayan müftülüklerin yetkilendirilmesi ile kadınlar evlenmek için veya boşanmak için, erkeklerin çıkarına olacak şekilde dini referansları temel alan bir kuruma başvuruyor olacak. Diyanet İşleri Başkanlığı sosyal politika alanından ve medeni haklarımızla ilgili konulardan çekilmeli, evlendirme işlemi ve psikolojik danışmanlık için yetkili kılınmamalıdır.
 
* Çocuk yaşta evlendirme cinsel istismardır; kesinlikle engellenmeli, açıkça suç olarak düzenlenmelidir. Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda yapılmak istenen değişiklikte 'sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır' şeklinde bir ibare bulunuyor. Halen mevcut kanunda bulunan bu ibare sözlü beyanla cinsel istismarının üzerini örtmenin bir yöntemi haline getiriliyor. Çocuk yaşta evlendirmenin suç olarak düzenlenmesi ve sözlü beyanın çocukların cinsel istismarının üzerini örtmeye yönelik olup olmadığı araştırılmalıdır.
 
* Anayasa'dan başlayarak pek çok kanunda yer alan sınırları belirsiz 'Genel ahlak' kriteri halihazırda kadın ve LGBTİ+lerin hayatlarının her alanında insan haklarına aykırı yaptırımlarla karşılaşmalarına neden oluyor. Zaten evlilik yoluyla vatandaş olmak için 'Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama' ve 'Kamu düzeni bakımından engel teşkil etmeme' şartları kadınların aleyhine uygulanırken bir de 'Genel ahlak' gibi iyice muğlak bir şartın eklenmesi kabul edilemez.
 
* 'Soyadında kolaylık' gerekçesi ile kadınlara yönelik olarak soyadı hakkında eşitsizlik taşıyor. Kadınlar evlenirken kendi soyadlarını muhafaza etmek için beyanda bulunmamışlarsa, sonradan mahkemeye gitmek zorunda bırakılıyorken, sadece eşinin soyadını kullanmak istediğinde Nüfus Müdürlüğüne başvurarak değiştirme hakkı verilmesi soyadında kolaylık diye bize yutturulamaz. Bu uygulamanın her durumda kadınların lehine olacak şekilde kolaylaştırılması gerekmektedir.
 
"Mağdur Hakları Yasa Tasarısı" ile şiddetin önlenemeyeceğini belirten Eylem, kadınların taleplerini şöyle sıraladı:  
 
* Şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğunu görmezden gelen bir Mağdur Hakları Yasası, şiddet karşısında kadınları güçlendiremez, şiddetin önünü alamaz. İçinde bulunduğumuz koşullarda kadınlara özel, güçlendirici ve koruyucu yasal düzenlemeler yapılmadan, bitmek bilmeyen kadın cinayetleri ve şiddet engellenemez. Bu da biz kadınlara, şiddet alanında ve kadınların hakları için yıllardır çalışan kadın örgütlerine sormadan yapılamaz.
 
* Resmi şikayette bulunmayana hak ve hizmet yok. Özellikle tasarı kapsamında açılması planlanan cinsel suç mağdurlarına yönelik özel merkezlerdeki hizmetler, mağdur istediği takdirde başlatılacak bir adli süreçte kullanılmak üzere delil toplayarak, savcılığa ifade vermek zorunda bırakılmadan, yani bir soruşturma veya kovuşturma olmadan da sağlanmalı. Ayrıca sayılan suçlar kapsamına girmeyen ama kadınların hayatını etkileyen taciz, ısrarlı takip, psikolojik şiddet vakaları için de geçerli kılınmalıdır.
 
* Kadınların can güvenliği erkeklere mali külfetten daha önemsiz olmasın diye çocuk teslim sürecinde kararı kadınlara bırakın. Özellikle teslim adresi ve teslim sırasında bulunup bulunmama kararı, bundan dolayı zarar görebilecek kadınlara bırakılmalıdır. Ayrıca çocuk teslimi için öngörülen süreç geçecek zaman açısından son derece muğlak. Planın ne kadar sürede hazırlanacağı, aile hâkiminin onayının ne zaman alınacağı, taraflar plana uymuyorsa zorla yerine getirmenin ne kadar zaman içinde gerçekleştirilmesi gerektiği açıkça belirtilmediği sürece bu, 'kadınların hayatını zorlaştıran bir yasa daha' olmaktan öteye gidemez.
 
* Mağdurun haksız fiilinin maddi yardımın reddi gerekçesi sayılması şiddete uğrayan kadınların kolaylıkla maddi yardımdan yoksun bırakılması anlamına gelebilir. Haksız fiilin sınırları net bir biçimde belirlenmedikçe kadınların zararına uygulanması engellenemediğinden bu ve tasarıdaki tüm muğlak ifadeler açıkça tanımlanarak tekrar düzenlenmelidir.
 
Kocaeli
 
Kocaeli Kadın Platformu da, İzmit İnsan Hakları Parkı'nda açıklama yaptı. "Bu yasalar böyle geçmez" sloganları atan kadınlar adına açıklamayı Kocaeli Kadın Platformu adına Sibel Yılmaz yaptı. Sibel, AKP iktidarının toplumu yeniden dizayn etmeye çalıştığını söyleyerek, "Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda değişiklik yapan kanun tasarısı ile il ve ilçe müftülüklerine nikah kıyma yetkisi verilmesi toplumsal ve kamusal alanın gericileşmesinin bir başka örneği olarak karşımızda. Kadın erkek eşitsizliğinin kanıksandığı, 15 yaşında bir çocuğun evlenmesinin rıza dâhilinde sayıldığı bu dönemlerde can güvenliğimizin tehdit altında olduğunu biliyoruz. Sosyal hizmet alanlarının din ile iç içe girmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
 
Manisa
 
Manisa'da da Manolya Meydanı'nda bir araya gelen Manisa Kadın Platformu üyesi kadınlar, yasa tasarısını protesto etti. "Müftülük nikahına hayır" pankartı ve "Çocuk gelinlere hayır" dövizleri açan kadınlar adına Manisa Eğitim Sen Şubesi Eğitim Sekreteri Ayşe Bayraktar açıklama yaptı. Müftülere nikah yetkisi verilmesinin eşitsizliğin garantisi olduğunu söyleyen Ayşe, taslağın yasallaşması halinde kadın erkek eşitsizliğinin derinleşeceğini, yasa taslağında bulunan sözlü beyan maddesinin cinsel istismarın üzerini örtmede bir yöntem haline gelebileceğini vurguladı.
Açıklama, "Kadın yaşam özgürlük" ve "Kadına şiddete hayır" sloganları ile sona erdi.
 
Adana
 
Adana Kadın Platformu'nun çağrısı ile kadınlar "Bu Yasalar Böyle Geçmez"  sloganı ile Atatürk Parkı'nda bir araya geldi. "Devlet al yasalarını başına çal",  "jin jiyan azadi"  ve "Devlet ellerini çocuklardan çek " sloganları atan kadınlar adına açıklamayı Derya Çiçek yaptı. 
 
Derya, kadınların hükümetin çıkarmak istediği yasalara izin vermeyeceğini belirterek, kadınların buna karşı alanları terk etmeyeceğinin altını çizidi. 
 
Açıklamanın ardından kadınlar halaylar çekerek tasarıyı protesto etti.
 
Türkiye genelinde kadın dernekleri yarın Meclis binası önünde hak ve özgürlükleri için bir araya gelecek.