Morgda bekletilen HPG'lilerin cenazelerine ‘elektrik’ işkencesi!
- 09:07 2 Ekim 2017
- Güncel
Filiz Zeyrek
ADANA-Malatya Adli Tıp Morgu’nda bulunan Mehmet Elçik’in (Koçer Cudi) cenazesini almaya giden ailesi morga verilen elektriğin aylardır bilinçli bir şekilde görevliler tarafından kesildiğini ve cenazelerin çürüdüğünü ifade etti. Aile, tüm Kürt halkına seslenerek cenazelere sahip çıkma çağrısında bulundu.
Muş merkeze bağlı Derike Köyü kırsalında 2 Eylül'de yaşamını yitiren HPG'li Mehmet Elçik’in (Koçer Cudi) Malatya Adli Tıp Kurumu Morgu’nda bekletilen cenazesini alamaya giden aile çok sayıda gerilla cenazesinin elektrik kesintisi yüzünden işkenceye maruz bırakıldığını söyledi. Mehmet Elçik’in halası Feyrüz Elçik, gördüğü manzarayı yaşamı boyunca unutamayacağını belirterek, görevlilerin “Leşlere bir de elektrik mi vereceğiz?” dediğini ifade etti.
‘Bu insanlık dışı bir yaklaşımdır’
Henüz morga varmadan çürüyen cenazelerin kokusunun duyulduğunu dile getiren Feyrüz, “İlk önce anlamadık ama morga ulaşınca ne olduğunu gördük. Sebebini sorduğumuzda ise elektrikleri bilinçli olarak kestiklerini öğrendik. Bu insanlık dışı bir yaklaşımdır” dedi.
‘Gördüklerimi asla unutmayacağım’
“Bizim gördüklerimizi hiçbir vicdan kaldırmaz” diyen Feyrüz, cenazeleri teşhis ederken çok zorlandıklarını belirtti. Feyrüz devamında şunları anlattı: “Bir tek cenazeye elektrik verilmişti oda gerilla değildi. Aylardır bu sıcakta elektrikler kesik bekliyor cenazeler. Gördüklerimi asla unutmayacağım. Kokudan morgun içinde durulmuyordu."
‘Biz kendi cenazemizi aldık ama kalanlar ne olacak?’
Son olarak Kürt halkına seslenen Feyrüz, “Çocuklarının cenazelerine sahip çıksınlar, onlara insanlık dışı işkenceler etmelerine izin vermeyelim. Onurlu Kürt halkı; bizim gördüğümüz sadece tek bir morg, diğer morglar ne durumda bilmiyoruz. Biz kendi cenazemizi aldık ama kalanlar ne olacak?” dedi.
‘Hangi dinde var böyle bir işkence biçimi?’
Mehmet Elçik’in kız kardeşi Leyla Elçik ise tüm zorluklara rağmen cenazeyi Nusaybin’de defnettiklerini fakat cenazeyi yıkayacak imam bulamadıklarını belirtti. Cenazeyi defnettiklerinde yaşadıkları zorlukları da anlatan Leyla şöyle konuştu: “Bizim mezarlığa girmemize izin vermediler. Sadece on kişi birinci derece yakının kimliklerine el koyup cenazeyi gömdürdüler. Bu nasıl bir insanlıktır, bu nasıl bir inançtır, hangi dinde var böyle bir işkence biçimi?”
Leyla son olarak şu çağrıda bulundu: “Müslüman olduklarını iddia edenler nasıl hesap verecekler Allah’a? Tüm duyarlı ve vicdan sahibi insanlar cenazelere sahip çıksınlar ve bu işkencelerden kurtarsınlar."







